Makaleler

2025 YILI GELİR VERGİSİ BEYANINDA EKSİK BEYANA DİKKAT! RADARA YAKALANABİLİRSİNİZ

28.02.2026

İmdat TÜRKAY/Gelir İdaresi Grup Başkanı

 

Özet: Evet bir yıllık beyan dönemi daha geldi, 2025 yılında tam/dar mükellef kişilerin elde ettiği gelirlerin yıllık beyanı 1-31 Mart/2026 ayında yapılacaktır. 31.12.2025 tarihi itibarıyla gib.gov.tr de yer alan gelir vergisi mükellef sayılarına baktığımızda; kira gelirinden (GMSİ) 3.206.999 ve diğer gelir vergisi mükellef sayısının 3.006.533 olduğu dolayısıyla toplamda gelir vergisi mükellef sayısının 6.213.532 olduğu görülmektedir.

Anahtar kelimeler: Yıllık beyanname verilmesi, istisna kazançlar, yıllık beyan sınırı, 2025 yılı gelirlerinin beyanı, beyanname vermemenin sonuçları.

 

1. 2025/2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Gelirleri İçinde Vergi Gelirlerinin Payı

2025 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Gelirleri hedefine baktığımızda 12.800,30 milyar olduğu, yılsonu gerçekleşmeye baktığımızda ise 12.835,50 milyar olduğu ve hedefin 35 milyar üzerinde gerçekleşme olduğu görülmektedir. 2025 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Gelirlerinin %87’sini oluşturan vergi gelirleri hedefinin 11.138,80 milyar olduğu, yılsonu gerçekleşmenin ise 11.049,50 milyar olduğu ve hedefin %99,2 oranında gerçekleştiği görülmektedir.

Özetlemek gerekirse, 2025 yılında Gelir İdaresi vergi gelirleri hedefinin 11.138,80 milyar lira olduğu ve gerçekleşmenin 11.049,50 milyar lira olarak %99,2 oranında gerçekleşmiş olduğu anlaşılmaktadır. 2026 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Gelirleri hedefine baktığımızda ise 16.266,10 milyar olduğu, bütçe gelir hedefinin %85’ini oluşturan vergi gelirleri hedefinin ise 13.833,10 milyar olduğu görülmektedir.

31/12/2025 tarih ve 7567 sayılı 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanununda; 2026 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Giderleri 18.978,80 milyar, Merkezi Yönetim Bütçe Gelirleri hedefinin ise 16.266,10 milyar olduğu ve dolayısıyla bütçe dengesinde -2.712,70 milyar bütçe açığının öngörüldüğü anlaşılmaktadır.

2026 yılı bütçe vergi gelirleri hedefine baktığımızda, 2025 yılı gelirlerinin yıllık beyanının yapılacağı Mart/2026 ayının önemi bir kat daha artmaktadır. Bu nedenle, 2025 yılında elde ettikleri gelirleri doğru ve zamanında beyan edip vergilerini tahakkuk ettiren ve bu vergilerini süresinde ödemek suretiyle ülke kalkınmasına ve kamu harcamalarının finansmanına katkı sunacak tüm gelir vergisi mükelleflerine şimdiden teşekkür etmek gerekir.

2025 yılında ticari, zirai, mesleki faaliyetinden dolayı mükellef olanlar zararda elde etmiş olsa beyanname verirken; kira, ücret, menkul sermaye iradı, değer artışı ve arızi kazancı olanlar ise yıllık istisna tutarını veya yıllık beyan sınırını aşan gelirleri için beyanname verecekler, istisnanın/beyan sınırının altında kalan gelirler ise beyan edilmeyecektir.

 

2. Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek "Vergiye Gönüllü Uyumu Artıracak Yaklaşımı Sürdüreceğiz"

Gelir İdaresi Başkanlığı ve Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı önceki yıllarda olduğu gibi 2025 yılında; süresinde beyan edilmeyen veya eksik beyan edilen gelir ve kazançlar için gerek gelir vergisi gerek ise kurumlar vergisi yönünden mükellefleri vergiye gönüllü uyuma teşvik etmek için büyük bir gayret göstermiştir. Gelir İdaresi ve Vergi Denetim Kurulu tarafından 2025 yılında yapılan denetimler, vergi incelemeleri, izaha davet uygulamaları ve davranışsal yaklaşım kapsamında mükellefleri bilgilendirme ve yönlendirme sonucunda eksik beyanların gönüllü olarak beyanı konusunda çok olumlu sonuçlar elde edilmiştir. Benzer şekilde 2026 yılında da aynı gönüllü uyum çalışmalarına, davranışsal yaklaşım, vergi denetimi ve incelemelerine her iki idare devam edecektir. Bu nedenle, mükelleflerin 2025 yılına ilişkin beyana tabi gelirlerini Mart/2026’da tam ve zamanında beyan konusunda çok dikkatli olmalarında fayda vardır. Artık, GİB Teknoloji yapay zeka imkanlarını da kullanmak suretiyle eksik yapılan beyanları çok daha kısa sürede tespit edebilmektedir.

Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek, VDK'nın 2025 yılında farklı denetim türlerinde en yüksek matrah, vergi ve ceza rakamlarına ulaşarak rekor kırdığını belirterek, şunları ifade etmiştir: "Önümüzdeki dönemde de bu çizgi korunacak. Teknoloji, nitelikli insan kaynağı ve risk temelli analizlerle vergiye gönüllü uyumu artıracak, böylece kamu maliyesini güçlendiren bir yaklaşımı sürdüreceğiz. Kayıt dışılıkla mücadelede kararlı duruşumuzu sürdürürken, mükelleflerin gönüllü uyumunu artıran, rehberlik ve önleyici mekanizmaları öne çıkaran bir strateji izliyoruz."

Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı, 2025 yılında mükellefler tarafından beyan dışı bırakılan rekor düzeyde 748 milyar liralık matrah farkı tespit etmiştir. VDK, denetim faaliyetlerini 2025 yılında da 2024 yılında olduğu gibi hız kesmeden sürdürmüştür. VDK, kayıt dışılıkla mücadelede tarihinin en yüksek istatistiklerine ulaşmıştır.

Vergi Denetim Kurulu; inceleme, izaha davet, gözetim ve teftiş gibi denetim araçlarını, birbirini tamamlayacak şekilde kurgulamak suretiyle, 2025 yılında 748 milyar liralık matrah farkı ve 294 milyar liralık vergi ve ceza tutarı ile rekor düzeyde sonuçlar elde etmiştir. Toplam mükellef sayısının ne kadarının denetlendiğini gösteren denetim oranı 2024 yılında %2,91 iken bu dönemde %6,72 oranında olmuştur.

Vergi incelemelerinde, yaklaşık 469 milyar lira matrah farkı üzerinden 101,6 milyar lira vergi tarhiyatı ve 172,6 milyar lira ceza rakamına ulaşılmış olup matrah farkının %90'ı büyük ve orta ölçekli mükellefler nezdinde gerçekleştirilen incelemelerden elde edilmiştir.

Bu kapsamda tespit edilen matrah farkının 325,3 milyar lirası, sahte belge fiillerinin dışında kalan, tahsil kabiliyeti yüksek genel inceleme konularından kaynaklanmıştır. İncelenen her 4 mükelleften 3'ü geriye dönük 5 yıl içerisinde ilk kez incelenmiştir. Böylece, daha önce incelenmemiş mükelleflere odaklanılarak denetimin işletmeler üzerindeki yükünün adil şekilde dağıtılması sağlanmıştır.

VDK tarafından geçen yıl izaha davet edilen mükellef sayısı da bir önceki yıla göre üç katına çıkarak 51 bin 356 olmuştur. İzaha davet yoluyla artırılan matrah farkı, geçen yıl 86,8 milyar liranın, tahakkuk eden vergi de 6,3 milyar liranın üzerine çıkarak bu denetim türünde kaydedilen en yüksek rakamlara ulaşılmıştır.

VDK 2025 yılında, yeni bir denetim türü olarak gözetim ve uyum programlarını da devreye almış olup gözetim ve uyum programları kapsamında 135 bin mükellefe ulaşılmıştır. Vergi müfettişlerinin yönlendirmesi ve mükelleflerin gönüllü uyumu sonucunda vergi matrahında 136,8 milyar lira tutarında artış elde edilmiştir.

Tüm bu sonuçlar bize göstermektedir ki eksik yapılan gelir ve kurumlar vergisi beyanları yapılan vergi incelemesi sonucunda daha hızlı bir şekilde ortaya çıkarılmakta ve mükellefe maliyeti yüksek olmaktadır. Ayrıca, vergi inceleme oranları ve ilk defa incelenen mükelleflerin oranı her geçen yıl artmaktadır.

 

3. 2025 Yılında Elde Edilen Ve Yıllık Beyanname Verilmesi Gereken Gelirler

2025 yılında elde edilen aşağıdaki gelirler için (istisna hadleri içinde ve yıllık beyan sınırının altında kalan kısımları hariç) yıllık beyanname verilmesi gerekmektedir. Ticari ve gerçek usulde tespit edilen zirai kazançlar ile serbest meslek kazançları ile ilgili olarak bu faaliyetlerden zarar edilmiş olsa dahi yıllık beyanname verilmesi gerekmektedir.

Hazır Beyan Sistemi üzerinden beyan edilen diğer dört gelir unsuru (kira, ücret, menkul sermaye iradı ile diğer kazanç ve iratlar) ise yıllık olarak belirlenen istisna tutarı ile yıllık beyan tutarının altında kalıyorsa beyan edilmeyecek, bu sınırlar aşılıyorsa mutlaka beyanname verilecektir.

Buna göre, tam mükellef kişiler tarafından 2025 takvim yılında elde edilen aşağıda yer alan kazanç ve iratlar için Mart/2026 ayında yıllık beyanname verilmesi gerekmektedir.

  • Gerçek usulde vergilendirilen ticari kazançlar,
  • Gerçek usulde vergilendirilen zirai kazançlar,
  • Serbest meslek kazançları,
  • 2025 yılında 4.300.000 TL’yi aşan telif hakkı ve ihtira beratı kazançları,
  • 2025 yılında mesken istisna tutarı olan 47.000 TL’yi aşan mesken kira geliri,
  • 2025 yılında 330.000 TL’yi aşan tevkifata tabi işyeri kira geliri,
  • 2025 yılında 120.000 TL’yi aşan değer artış kazançları,
  • 2025 yılında 280.000 TL’yi aşan arızi kazançlar,
  • Yurtiçinden ve yurtdışından tevkif suretiyle vergilendirilmemiş olup istisna kapsamında olmayan ve asgari ücretin vergi matrahını aşan (2025 yılı için 265.256,04 TL) ücretler,
  • Elçilik ve konsolosluklarda çalışanların istisna kapsamında olmayan ve tevkifatsız olarak elde ettikleri ücret geliri (2025 yılında asgari ücretin vergi matrahı olan 265.256,04 TL’yi aşan),
  • Tek işverenden alınmış ve 2025 yılında 4.300.000 TL’yi aşan tevkifata tabi ücret geliri,
  • Birden fazla işverenden alınan ve birden sonraki işverenlerden alınanların toplamı 2025 yılı için 330.000 TL’yi aşan tevkifata tabi ücret gelirleri,
  • 2025 yılında birden fazla işverenden elde edilen ve birden sonraki işverenden alınan ücret tutarı 330.000 TL’yi aşmamakla beraber tüm işverenlerden alınan ve tutarı 4.300.000 TL’yi aşan tevkif suretiyle vergilenmiş ücret geliri,
  • Tevkif suretiyle vergilendirilmiş ve toplamı 2025 yılında 330.000 TL’yi aşan birden fazla işverenden alına ücret, gayrimenkul ve menkul sermaye iratları,
  • Tam mükellef kurumların idare meclisi başkan ve üyelerine verilen kar paylarının yarısı gelir vergisinden istisna olup, kalan tutar vergiye tabi gelir olarak dikkate alınmaktadır. Beyana tabi başka gelirin bulunmaması halinde, elde edilen kar payının brüt tutarının yarısı 2025 yılı için 330.000 TL’yi aşıyorsa,
  • Tam mükellef kurumlardan elde edilen iştirak hisselerinden doğan kazançların yarısı gelir vergisinden istisna olup, kalan tutar vergiye tabi gelir olarak dikkate alınmaktadır. Beyana tabi başka gelirin bulunmaması halinde, elde edilen kar payının brüt tutarının yarısı 2025 yılı için 330.000 TL’yi aşıyorsa,
  • GVK’nın 22. maddesine eklenen 4. bent hükmüne göre; kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan anonim ve limited şirket niteliğindeki kurumlardan elde edilen, GVK’nın 75 inci maddenin ikinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde yazılı kâr payının brüt tutarının yarısı gelir vergisinden istisna olup istisna düşüldükten sonra kalan tutarın tamamı, (Bu kurumların ödenmiş sermayesinin en az %50’sine sahip olunması ve kâr payının elde edildiği takvim yılına ilişkin yıllık gelir vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesi şartıyla gelir vergisinden müstesnadır. Bu şartların sağlanmaması nedeniyle istisnadan yararlanılmaması durumunda, GVK’nın 86/1-d maddesi gereğince 2025 yılı için 18.000 TL’yi aşması halinde tamamı beyan edilecektir),
  • 2025 yılında tevkif suretiyle vergilendirilmiş ve tutarı 330.000 TL’yi aşan menkul sermaye iratları,
  • 2025 yılında Eurobondlardan elde edilen 330.000 TL’yi aşan faiz gelirleri,
  • 2025 yılında 18.000 TL’lik tutarı aşan tevkifata ve istisnaya tabi olmayan menkul sermaye iratları (Kıyı bankacılığından (off-shore bankacılık) elde edilen faiz gelirleri ve her çeşit alacak faizleri gibi),
  • 2025 yılında 18.000 TL’lik tutarı aşan tevkifata ve istisnaya tabi olmayan gayrimenkul sermaye iratları (basit usulde ticari kazanç sahiplerinden elde edilen kira geliri gibi).

Yukarıda yazılı dört gelir unsuruna ilişkin kazanç ve iratların yıllık istisna tutarları ve beyan sınırlarının altında kalması durumunda yıllık beyanname verilmeyecektir. Bu durumda sistem üzerinden bir dilekçe verilmesinde fayda vardır.

 

4. Dar Mükelleflerde Yıllık Beyanname Verme/Vermeme Durumu

GVK’nın toplama yapılmayan haller başlıklı 86/2. maddesinde yer alan hüküm gereğince dar mükellefler, 2025 yılında tamamı Türkiye'de tevkif suretiyle vergilendirilmiş olan; ücretler, serbest meslek kazançları, menkul ve gayrimenkul sermaye iratları ile diğer kazanç ve iratlar için yıllık beyanname vermeyecekler ve diğer gelirleri için beyanname vermeleri halinde de bu gelirlerini beyannameye dahil etmeyeceklerdir.

Ancak, dar mükellef gerçek kişiler ticari kazançları ve gerçek usulde tespit edilen zirai kazançları ile tevkif yoluyla vergilendirilmemiş menkul sermaye iratları, gayrimenkul sermaye iratları ve serbest meslek kazançları için yıllık beyanname vermek zorundadır.

Diğer taraftan, çalışma veya oturma izni alarak altı aydan daha fazla bir süre yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının Türkiye'de elde ettikleri kazanç ve iratlar bakımından dar mükellefiyet esasında vergilendirilmeleri gerekmekte olup, konuya ilişkin açıklamalar 210 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde yapılmıştır. Buna göre, dar mükellefiyet esasında vergilendirilecek olanların Türkiye'de elde ettiği gelirin tamamı tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücret, serbest meslek kazancı, menkul ve gayrimenkul sermaye iratları ile kurumlardan elde edilen kar paylarından, değer artış kazancı veya arızi kazançtan ibaret olması halinde gelir toplanmayacak ve beyanname verilmeyecektir.

Öte yandan, GVK’nın “Sergi ve Panayır İstisnası” başlıklı 30. maddesine göre, dar mükellefiyete tabi olanların; Hükümetin müsaadesiyle açılan sergi ve panayırlarda yaptıkları ticari faaliyetlerden elde ettikleri kazançlar (Türkiye'de başkaca iş yeri ve daimi temsilcileri bulunmamak şartıyla) ile bu sergi ve panayırlarda yaptıkları serbest meslek faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar gelir vergisinden müstesna edilmiştir.

Tevkif yoluyla vergilendirilmemiş konut kira geliri elde eden dar mükellef gerçek kişiler, (yurt dışında yerleşik olup, dar mükellefiyet esasında vergilendirilmekte olan Türk vatandaşları da dahil) mesken kira gelirinin 2025 yılı için istisna tutarı olan 47.000 TL’yi aşmaması halinde yıllık beyanname vermeyecektir. Ancak, dar mükellefiyette tevkifatsız mesken kira gelirinin 2025 yılında 47.000 TL’yi aşması halinde yıllık beyanname verilecektir.

Serbest meslek faaliyetinde, GVK’nın 94. maddesine göre, dar mükelleflerden telif ve patent satışından dolayı %20, diğer serbest meslek kazançlarında da %20 oranında tevkifat yapılmaktadır. Tevkif yoluyla vergilendirilmiş serbest meslek kazancından dolayı dar mükellef serbest meslek erbabının yıllık beyanname vermesi söz konusu değildir.

Ayrıca, dar mükellefiyete tabi olanların yıllık beyanname ile bildirmeye mecbur olmadıkları kazanç ve iratlardan, vergisi tevkif suretiyle alınmamış olanlar münferit beyanname ile bildirilecektir.

 

5. Eksik Beyanın Tespiti Artık Geçmişe Oranla Çok Daha Kolay Yapılmaktadır

Geçmiş yıllarda beyan edilmeyen veya eksik beyan edilen gelirlerin tespiti günümüze göre daha uzun süreçler almaktaydı ve mükelleflerin bunu hissetmesi haliyle uzun zaman alabilmekteydi. Oysa günümüzde eksik beyanların takip süreçleri çok daha farklı ilerlemektedir. Şöyle ki, gerek Gelir İdaresi Başkanlığı, gerekse Vergi Denetim Kurulu; makine öğrenmesi veya yapay zeka tabanlı teknolojik imkanları, nitelikli insan kaynağı ile birleştirmekte ve yapmış olduğu risk temelli analizlerle beyan döneminin öncesinde ve sonrasında mükelleflerin gönüllü uyumunu artıran, rehberlik ve önleyici mekanizmaları proaktif olarak kullanmaktadır.

Özellikle 2024 ve 2025 yıllarında yapılan vergiye gönüllü uyum kapsamındaki çalışmalara baktığımızda; gelir vergisi ve kurumlar vergisinde, katma değer vergisinde ve de tapu harcında hiç yapılmayan beyanın veya eksik beyanın tespiti ve süresinde alınmayan vergilerin geri alınması konusunda çok yüksek bir performans ortaya konmuştur.

Gelir İdaresi, çeşitli kurum ve kuruluşlardan toplamış olduğu verilerle mükelleflerin eksik beyanlarını tespit ederek gönüllü uyum kapsamında mükelleflerin bilgisine sunmakta olup bunun sonucunda ise gelir sahipleri yapılan bu tespitler sonucunda ya pişmanlıkla beyan ya da düzeltme beyannamesi ile eksik beyanlarını tamamlamaktadırlar.

Örneğin, Gelir İdaresi Başkanlığı, kayıt dışıyla mücadele çalışmaları kapsamında geliştirdiği Mekansal Veri Analiz (MEVA) Sistemi ile gayrimenkullerin gerçek satış bedelinin tespitini yapmakta ve gönüllü uyum kapsamında kişilerin eksik ödediği tapu harcını beyan ederek ödemelerini sağlamaktadır.

Mekansal Veri Analiz Sistemi ile taşınmaz satışlarında beyan edilen tutar ile gerçek satış bedeli arasındaki farkı tespit etmektedir. Bu sistem ile tapuda satış bedelinin piyasa değerine göre olağan dışı düşük gösterilip gösterilmediğini analiz etmek, harç ve vergi kaybı riskini tespit etmek, gerekli durumlarda satıcıdan veya alıcıdan açıklama talep etmektir. Gelir İdaresi, MEVA sistemi aracılığıyla 2025 yılı itibarıyla 16 binden fazla taşınmazın beyan edilen satış değerini taramış ve gerçek piyasa değeri ile tapuda gösterilen bedel arasındaki farklılıklar nedeniyle ilk etapta 9.150 kişiden açıklama talep etmiştir.

Artık, gayrimenkuller üzerinden elde edilen gelirler ve yapılan işlemler dijital ortamda analiz edilerek raporlanabiliyor. MEVA ile taşınmaz satışlarındaki beyan edilen değerle gerçek alım-satım değeri arasındaki farklar, farklı kaynaklardan alınan verilerle elektronik olarak analiz edilerek kolaylıkla tespit ediliyor. Bu nedenle, gayrimenkul alım satımı yapanların gerçek alım satım bedelini beyan ederek tapu harcını doğru ödemeleri, beş yıl içinde alım satım yapmaları halinde değer artışı kazancı varsa beyan etmeleri ve son olarak kira geliri elde etmeleri halinde şartları sağlıyorsalar yıllık beyanname vermeleri gerektiğinden, vergisel ödevlerini yapma noktasında dikkatli olmaları gerekmektedir.

Ayrıca, Gelir İdaresi 193 sayılı GVK’nın 69. Maddesinde yapılan düzenleme gereğince, ticari ve mesleki kazançlarda günlük hasılat tespiti yoluyla gelir vergisi matrahının belirlenmesi uygulamasına 2025 yılında başlamış bulunmaktadır. Buna göre; ticari veya mesleki faaliyetleri nedeniyle mükellef olanlara yönelik, Vergi Usul Kanununun 127 nci maddesi kapsamında günlük hasılat tutarlarını tespit etmek amacıyla bir ayda üçten, bir takvim yılında on ikiden az olmamak kaydıyla bu madde hükümlerine göre işlem tesis edilmek üzere yoklama yapılabilmektedir.

Bu kapsamda 2025 yılında illerde yapılan risk analizlerine göre tespit edilen mükellefler in işyerlerinde hasılat tespitleri yapılmış olup yapılacak beyanlara göre gerekli kıyaslama yapılacak ve belirlenen kriterlere göre eksik beyanda bulunduğu anlaşılan mükellefler Vergi Usul Kanununun 370 inci maddesi kapsamında izaha davet edilebileceklerdir. Bu nedenle, 2025 yılına ilişkin olarak mükelleflerin yapacakları yıllık beyanlarında çok daha dikkatli olmalarında fayda vardır.

 

6. Sonuç

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa göre gerçek kişilerin gelirleri gelir vergisine tabi bulunmakta olup gelir, bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarıdır. 2025 yılında tam/dar mükellefler tarafından elde edilen yedi gelir unsuruna ilişkin kazanç ve iratlardan yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmesi gerekenler, Mart/2026 ayında yıllık beyanname vereceklerdir.

Gelir İdaresi hayata geçirdiği teknolojik uygulamalarla; risk analizi, izaha davet, denetim, hasılat tespiti ve gönüllü uyum faaliyetlerini 2025 yılında etkin bir şekilde kullanmış ve çok başarılı sonuçlar elde etmiştir. Benzer şekilde Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı da elindeki denetim gücünü etkin bir şekilde kullanmak suretiyle vergi inceleme oranını %6,72'ye çıkarmış ve son iki yılda incelenen matrah ve tarh edilen vergi ve cezalarda tarihi rekorlar kırılmıştır.

Hazine ve Maliye Bakanlığı, muhtemelen 2025 yılında gerçek kişilerin elde ettiği gelirlerin yıllık beyanının yapılacağı 1-31 Mart 2026 ayı sonrasında, beyan edilmeyen veya eksik beyan edilen gelir vergisi konusunda da aynı şekilde risk analizi, vergi incelemesi, gönüllü uyum çalışması, izaha davet uygulaması gibi yöntemleri kullanmak suretiyle beyan edilmeyen ya da eksik beyan edilen gelirleri kavramaya devam edecektir. Sonuç itibariyle,  mükelleflerin cezalı durumlarla karşılaşmamaları için yıllık beyanlarını tam ve doğru yapmaları çok önemlidir.

Ayrıca, 2025 yılında elde edilen yıllık beyana tabi gelirlerin beyan edilip edilmeyeceği, yıllık istisna tutarları, yıllık beyan sınırları, beyannamede yapılacak indirimler, yıl içinde ödenen vergilerin mahsubu gibi onlarca konuda, gelir sahiplerinin Vergi İletişim Merkezinden (189) yardım almaları ve yine Gelir İdaresinin her gelir unsuruna ilişkin olarak örneklerle anlaşılır bir şekilde hazırladığı ve internet sitesinde yayınladığı rehber/broşür/infografiklerden yararlanması da mümkündür.

“Vergi Geleceğimizdir”

*Bu yazıda yapılan açıklamalar, tamamıyla yazarına ait olup, hiçbir şekilde yazarın çalıştığı kurumunu bağlamaz, kurumunun görüşü olarak kullanılamaz ve değerlendirilemez.

 

KAYNAKÇA

1. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu

2. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu

3. 31/12/2025 tarih ve 7567 Sayılı 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu

4. https://www.gib.gov.tr/kurumsal/planlar-ve-raporlar/istatistikler

5. https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/vergi-mufettisleri-gecen-yil-748-milyar-liralik-rekor-matrah-farkini-ortaya-cikardi/3823168, 7.02.2026

6. https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/gayrimenkuller-uzerinden-gelir-elde-edip-vergisini-vermeyenler-mevaya-takildi/3581540, 28.05.2025

7. https://www.gib.gov.tr/yardim-kaynaklar/rehber-ve-brosurler