Ajanda

ANAYASA MAHKEMESİNİN İSİM DEĞİŞİKLİĞİNİN BASIN İLAN KURUMU İLAN PORTALINDA YAYIMLANMASINA İLİŞKİN KARARI HAKKINDA DUYURU

02.04.2026

 

Anayasa Mahkemesi (“AYM”), Türk Medeni Kanunu’nun 27. maddesinin 2. fıkrasında yer alan isim değişikliğinin Basın İlan Kurumunun ilan portalında ilan edilmesine ilişkin hükmün Anayasa’ya aykırılığının ileri sürülerek iptal edilmesi istemiyle yapılan itiraz başvurusu sonucunda; (i) “…ve Basın İlan Kurumunun ilan portalında ilan…”  ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline, (ii) birinci cümlenin kalan kısmının Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın reddine ve (iii) ilanda yer verilecek bilgileri içeren ikinci cümlenin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir. Söz konusu karar kapsamında öne çıkan hususlar aşağıda özetlenmiştir:

  • Başvuru kararında, itiraz konusu hüküm kapsamında mahkemece verilen adın değiştirilmesine yönelik kararla ilgili olarak Basın İlan Kurumunun internet sitesinde yapılan ilanın herkese açık olduğu, ilanın bu şekilde yapılmasıyla adı değiştirilen kişinin önceki ve mevcut adı, anne ve baba adı, nüfusa kayıtlı olduğu yer ve doğum tarihi gibi kişisel verilerinin herkes tarafından bilinebilir hale geldiği, adı değiştirilen kişinin kişisel verilerinin aleni hale getirilmesinin bu ismin kullanılarak suç işlenmesini mümkün hale getirdiği, ilana herhangi bir hukuki sonucun bağlanmadığı, nitekim adın değiştirilmesinden zarar görenlerin dava hakkının ilandan değil öğrenme tarihinden itibaren başladığı, günümüzde tüm işlemlerin Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasıyla yapıldığı, dolayısıyla ilanın gerekli olmadığı belirtilerek hükmün Anayasa’nın temel hak ve hürriyetlerin sınırlanmasına ilişkin 13. maddesi ve özel hayatın gizliliğine ilişkin 20. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
  • AYM, hüküm kapsamında adın değiştirilmesi nedeniyle zarara uğrayabilecek kişilerin menfaatlerinin korunması amacıyla Basın İlan Kurumunun portalında ilan yapılmak suretiyle herkesin bu durumdan haberdar edilmesinin, öngörülen meşru amaca ulaşma bakımından elverişli olduğunu değerlendirmekle birlikte, kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına getirilen sınırlamanın meşru amaç bakımından orantılı olması gerektiğinin de üzerinde durmuştur.

  • Bu doğrultuda, isim değişikliği kararlarının Basın İlan Kurumunun portalında makul süreyle ilan edilmesini sağlayan güvencelere ilgili mevzuatta yer verilmediği belirtilerek kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına yönelik sınırlamanın orantılı kabul edilebilmesi için işlenecek veya herhangi bir şekilde yararlanılacak verilerin ulaşılmak istenen amaçla sınırlı olması ve kişisel verilerin sınırlama amacı için gerektiğinden daha uzun süre ilanda kalmaması gerektiği vurgulanmıştır. Bu durumun kişisel verileri herkesçe bilinir hâle gelen kişinin menfaatleri üzerinde orantısız sonuçlar meydana getirdiği değerlendirilmiştir.
  • Öte yandan, isim değişikliğinin talebe bağlı olmaksızın nüfus siciline kaydedilmesi öngörülen itiraz konusu hükmün diğer kısmı bakımından ise, kişisel veri niteliğindeki bilgilerin nüfus siciline kaydedilerek saklanmasının kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sınırlama teşkil ettiği ifade edilmiştir. Ancak, resmi işlemlerin kişinin adı, soyadı, doğum tarihi ve benzeri tüm kimlik bilgilerinin tutulduğu nüfus kayıtlarındaki bilgilere göre gerçekleştiği ve söz konusu bilgilerin sağlıklı tutulmasının ilgili kişinin menfaatinin korunmasına hizmet ettiği de dikkate alındığında hüküm kapsamında, isim değişikliği kararlarının ilgili kayıtlara işlenmesinin meşru amaçtan kaynaklanan kamusal yarar ile kişilerin menfaatleri arasındaki makul dengeye halel getirmediği belirtilmiştir. Bu itibarla Anayasa’nın 13. ve 20. maddelerine aykırı olmadığı değerlendirilmiştir.

 

Söz konusu karara buradan ulaşabilirsiniz.

 

NAZALI VERGI & HUKUK

info@nazali.com

Yukarıda yer verilen açıklamalarımız, hukuki görüş ve tavsiye niteliğinde olmayıp, konuya ilişkin genel bilgiler içermektedir; bu sebeple belirtilen konularda bir aksiyon almadan önce, bir uzmana danışmanızı tavsiye ederiz. NAZALI’ya işbu dokümanın içeriğinden kaynaklanan veya içeriğine ilişkin olarak ortaya çıkan sonuçlardan dolayı herhangi bir sorumluluk iddiasında bulunulamaz.