İmdat TÜRKAY/Gelir İdaresi Grup Başkanı
Özet: Gelir vergisi Kanununda yer alan yedi gelir unsurundan biri olan serbest meslek kazançlarının vergilendirilmesi kapsamında vergiye tabi tutulan serbest çalışan avukatların vergi kanunlarına göre birçok vergisel yükümlülükleri ve yararlanabilecekleri vergisel avantajları bulunmaktadır. Avukatların 2025 yılı kazançlarının Mart/2026’da beyanı yanında yıllık beyannamede indirim konusu yapabilecekleri hususlar da önemlidir.
Anahtar kelimeler: Avukatlık faaliyeti, indirilecek/indirilemeyecek giderler, vekalet ücreti, e-SMM, gelir vergisi/KDV tevkifatı, bilirkişilik/arabuluculuk, yıllık beyannamede indirimler.
1. Giriş
1136 sayılı Avukatlık Kanununa göre avukatlık, kamu hizmeti ve serbest bir meslektir. Avukat, yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil eder. Avukatlığın amacı; hukuki münasebetlerin düzenlenmesini, her türlü hukuki mesele ve anlaşmazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesini ve hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasını her derecede yargı organları, hakemler, resmi ve özel kişi, kurul ve kurumlar nezdinde sağlamaktır. Avukat bu amaçla hukuki bilgi ve tecrübelerini adalet hizmetine ve kişilerin yararlanmasına tahsis eder.
Türkiye Barolar Birliğinin verilerine göre, barolara kayıtlı olarak yaklaşık 200 bin avukat bulunmaktadır. Tabi bunların hepsi serbest meslek faaliyetinden dolayı gelir vergisi mükellefi değildir. Avukatların belli bir kısmı kamu veya özel sektörde bir işverene bağlı olarak ücretli olarak çalışmaktadır.
Kendi adına bir işyerinde (home-ofis veya sanal ofis dahil) mesleki faaliyette bulunan avukatlar serbest meslek kazancı dolayısıyla gelir vergisi mükellefi olup avukatların kamu veya özel sektördeki bir işverene bağlı olarak çalışmaları durumunda ise elde ettikleri gelir ücret kapsamında tevkif suretiyle vergilendirilmektedir.
Bu çalışmamızda, aşağıdaki konular incelenecektir.
2. Serbest Meslek Faaliyetinin Mahiyeti
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’na göre serbest meslek faaliyeti, serbest meslek erbapları tarafından sermayeden çok şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari niteliği olmayan işlerin işverene bağlı olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır. Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır.
Serbest meslek faaliyetini mutat meslek halinde ifa edenler serbest meslek erbabı sayılmakta olup avukat, doktor, mimar, mali müşavir, diş hekimi, mühendis, aile danışmanı, iş güvenliği uzmanı, noter, veteriner hekim, müşavir, serbest öğretmen, yazar, bestekar, yönetmen, menajer, sanatçı gibi serbest meslek faaliyetini devamlı olarak yapan kişiler serbest meslek erbabıdır.
Serbest meslek kazançlarının vergilendirilmesinde, serbest meslek kazancının tespit edilmesi için yapılan mesleki faaliyetle ilgili olarak yıl içinde elde edilen hasılattan, bu faaliyetle ilgili giderlerin düşülmesi gerekmektedir. Bu açıdan, hasılattan indirim konusu yapılacak giderler ile indirimi mümkün olmayan giderlerin bilinmesi, vergilendirilecek kazancın doğru tespit edilmesinde büyük önem taşımaktadır.
Serbest meslek kazancı, bir hesap dönemi içinde serbest meslek faaliyeti karşılığında tahsil edilen para ve ayınlar ve diğer şekillerde sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerden, bu faaliyet dolayısıyla yapılan giderlerin düşülmesi sonucunda gerçek usulde tespit edilmektedir.
Sermayeden ziyade emeğe dayalı olan serbest meslek faaliyetinin yanında başka bir iş veya görev ile devamlı olarak uğraşılması bu vasfı değiştirmez, dolayısıyla serbest meslek erbabı olan bir kimse aynı zamanda ticari kazanç sahibi veya ücretli de olabilir. Bu durum onun serbest meslek erbabı olma niteliğini değiştirmez.
Gelir vergisi uygulamasında tahkim işleri dolayısıyla hakemlerin aldıkları ücretler ile kollektif, adi komandit ve adi şirketler tarafından yapılan serbest meslek faaliyeti neticesinde doğan kazançlar da serbest meslek kazancı olarak kabul edilmiştir. Buna göre, bir faaliyetin serbest meslek faaliyeti olup olmadığı, faaliyetin;
unsurlarını taşıyıp taşımadığına bağlı bulunmaktadır. Ayrıca, faaliyetin devamlı olması özelliği de serbest meslek faaliyetini, arızi olarak yapılan serbest meslek faaliyetinden ayırmaktadır. Yukarıda yer alan unsurlar aynı zamanda serbest meslek kazancı ile ticari kazanç, ücret ve arızi olarak yapılan serbest meslek faaliyetinin de sınırlarını belirlemektedir.
Serbest meslek kazancında, faaliyetin yılda birden fazla yapılmasıyla yapılan faaliyetin devamlı olarak yapıldığı anlamına geldiği sayılarak yeterli olacağı düşünülmemeli, faaliyetin mutlaka mutat meslek halinde yapılması şartının da aranması gerekmektedir. Dolayısıyla, “mutat meslek halinde ifa” tabiri, faaliyetin devamlılığından söz edilebilmesi için bu işin asli uğraş (asıl faaliyet) konusu olması gerektiğini vurgulamaktadır. Serbest meslek işinin yılda birkaç defa tekrarlanmış olması serbest meslek faaliyetinin sürekli yapıldığı anlamına gelmemektedir.
3. Avukatların Vergisel Yükümlülükleri ve Vergisel Avantajları
Serbest meslek erbabı olan avukatların vergisel açıdan birçok yükümlülükleri ve vergisel avantajları bulunmaktadır.
Serbest meslek erbabı olan avukatların vergisel yükümlülüklerini şöyle özetleyebiliriz;
Serbest meslek erbabı avukatların faydalandığı vergisel kolaylıklar ise şöyledir;
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununda serbest meslek kazançlarının vergilendirilmesine ilişkin yasal düzenlemeler;
4. Serbest Meslek Erbabı/Serbest Meslek Faaliyeti/Serbest Meslek Kazancı
Serbest meslek faaliyeti, sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari niteliği olmayan işlerin işverene bağlı olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır. Her türlü serbest meslek faaliyetinden doğan kazançlar serbest meslek kazancıdır. Serbest meslek faaliyetinin yanında meslekten başka bir iş veya görev ile devamlı olarak uğraşılması bu vasfı değiştirmez.
Serbest meslek faaliyetinin bir işverene tabi olarak yapılması halinde elde edilen gelir ücret geliri; yapılması devamlılık arz etmeyen serbest meslek faaliyetinden elde edilen gelir ise arızi serbest meslek kazancıdır. Avukatın 6754 sayılı Bilirkişilik Kanununa göre elde ettiği «Bilirkişilik Ücreti» ise ücret hükümlerine göre vergiye tabidir. Yine, 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu kapsamında arabuluculuk faaliyetinden elde edilen gelir serbest meslek kazancıdır. Arabuluculuk faaliyetinin arızi olarak yapılması halinde ise faaliyetin arızi serbest meslek faaliyeti olarak değerlendirilmesi gerekir.
Dava vekilleri (GVK 66. Mad.) de serbest meslek erbabı sayılmaktadır. Dava vekili, Avukat sayısının beşten az olduğu bölgelerde, avukat yetkisiyle donatılmış meslek erbabıdır. Avukatlık Kanunu geçici madde 13 ve Avukatlık Kanunu Yönetmeliği madde 74’de, dava vekilinden bahsedilmektedir. En son 1939 yılına kadar, kendilerine dava ruhsatnamesi verilen kişiler, dava vekili olmuşlardır. Günümüzde muhtemelen dava vekilliği yapan kalmamıştır.
Ücretli çalışan avukat aynı zamanda avukatlıkta yapıyorsa SMK için ayrıca mükellefiyet açtıracaktır. Bilirkişilik ücretinin beyanı durumunda avukatlık kazancı ile birlikte ücret geliri de beyan edilir. Örneğin, bir anonim şirkette idari işlerde yarı zamanlı çalışan ve arta kalan zamanda avukatlık mesleğini icra eden kişi, şirket bünyesinde yarı zamanlı çalışırken dava avukatlığını da yaparak serbest meslek geliri elde edilmesi durumunda, icra edilen avukatlık faaliyetinden elde edilecek kazançlar serbest meslek kazancı olarak değerlendirilecek olup, buna ilişkin serbest meslek kazanç mükellefiyeti tesis ettirilerek elde edilen kazancın yıllık beyannameyle bildirilmesi gerekir. Ayrıca, avukatlık faaliyetinden dolayı yapılan ödemelerden gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir.
5. Serbest Meslek Kazancının Tespiti
Serbest meslek kazancı; bir hesap dönemi içinde serbest meslek faaliyeti karşılığı olarak tahsil edilen para ve ayınlar ile diğer suretlerle sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerden bu faaliyet dolayısıyla yapılan giderler indirildikten sonra kalan farktır. Müşteri veya müvekkilinden, serbest meslek faaliyeti ile ilgili olmak üzere para ve ayın şeklinde alınan gider karşılıkları da serbest meslek kazancına ilave edilir. Amortismana tabi iktisadi kıymetlerin satılması halinde, alınan bedel ile bunların envanter defterinde kayıtlı değerleri arasındaki müspet fark kazanca ilave edilir.
Vergi, resim, harç, keşif, şahitlik, bilirkişilik ve ekspertiz gibi hususlara harcanmak üzere müşteri veya müvekkilden alınan ve tamamen bu hususlara harcanan para ve ayınlar serbest meslek kazancı sayılmaz. Serbest meslek erbabı “Serbest Meslek Kazanç Defteri-DBS” tutmak zorundadır. Serbest meslek kazanç defterine işlemlerin günü gününe kaydedilmesi zorunludur.
Serbest meslek erbabı için nakden tahsil edilmemiş olmasına rağmen, aşağıda sayılan bazı haller de tahsilat olarak kabul edilmektedir:
6. Avukatlık Ortaklığının Vergisel Yükümlülükleri
1136 sayılı Avukatlık Kanununa göre avukatlar tek başlarına bir işyerinde faaliyet gösterebilecekleri gibi aynı büroda birlikte veya avukatlık ortaklığı şeklinde de faaliyette bulunabilirler.
Aynı büroda birlikte çalışma: Aynı ilde kurulu barolardan herhangi birine kayıtlı birden çok avukatın meslekî çalışmalarını bir büroda yürütmeleridir. Bu birlikteliğin tüzel kişiliği yoktur, yapılan iş ticarî sayılmaz. Birlikte çalışan avukatlardan biri ya da birkaçının ad ve/veya soyadının yanında (Avukatlık Bürosu) ibaresinin kullanılması zorunludur. Karşılıklı hak ve yükümlülükler, gelir ve giderlerin paylaşılması, büro yönetimi, birlikteliğin sona ermesi birlikte çalışanlarca belirlenir ve yazılı olarak kayıtlı oldukları baroya bildirilir.
Avukatlık ortaklığı: Aynı ilde kurulu barolardan herhangi birine kayıtlı birden çok avukatın bu Kanuna göre mesleklerini yürütmek için oluşturdukları tüzel kişiliktir. Avukatlık ortaklığının çalışması meslek çalışması olup, ticarî sayılmaz ve vergilendirme bakımından şahıs şirketlerine ilişkin hükümler uygulanır. Avukatlık ortaklığının adı, bir ya da birkaç ortağın ad ve/veya soyadlarına (Avukatlık Ortaklığı) ibaresi eklenerek belirlenir.
Avukatlık ortaklığında, ortakların serbest meslek faaliyeti neticesinde elde ettikleri kazançlardan dolayı ayrı ayrı gelir vergisi, ortaklık adına da katma değer vergisi ile gelir vergisi stopajı yönünden mükellefiyet tesis edilmesi ve ortaklıktan elde edilen kar veya zararın, ortaklıktaki hisseleri oranında paylaşılarak serbest meslek kazancına ilişkin hükümler çerçevesinde beyan edilerek vergilendirilmesi gerekir. Adi ortaklığın VUK hükümleri uyarınca serbest meslek kazanç defteri tutması (Defter Beyan Sistemi) ve mesleki faaliyetine ilişkin her türlü tahsilatı için e-Serbest Meslek Makbuzu düzenlemesi gerekmektedir.
Buna göre;
7. Günlük Hasılat Tespiti ve Matrahın Belirlenmesi
28/7/2024 tarihli ve 7524 sayılı Kanunla GVK’nın 17 nci ve 69 uncu maddelerinde düzenleme yapılmıştır. Hasılat tespitine ilişkin olarak 27/9/2024 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 326 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde gerekli açıklama ve örnekler bulunmaktadır. Yoklama yapılacak olan mükellefler; risk analizi sonuçları, sistem kayıtları, beyan edilen gelir ile yapılan harcamalar arasında uyumsuzluk bulunması gibi kriterler dikkate alınarak belirlenmektedir. Esasen, hasılat tespitinde dikkate alınacak mükelleflerde, sürekli zarar eden ve düşük beyanda bulunan mükelleflerin ön planda olması gerekir.
Mesleki faaliyetleri nedeniyle mükellef olanlara yönelik, günlük hasılat tutarlarını tespit etmek amacıyla bir ayda 3’ten, bir takvim yılında 12’den az olmamak kaydıyla yoklama yapılabilir. İdarece yapılan yoklamalar sonucu tespit edilen günlük hasılat tutarları ortalamasından hareketle aylık hasılat tutarı hesaplanır. Aylık hasılat tutarlarının toplamı, tespit yapılan ay sayısına bölünmek suretiyle aylık ortalama hasılat tutarı belirlenir. Aylık ortalama hasılat tutarı, faaliyette bulunulan ay sayısı ile çarpılmak suretiyle mükelleflerin ilgili takvim yılı hasılatları tespit edilir.
Tespit edilen hasılat tutarları ile serbest meslek kazanç defteri tutanlar için ilgili takvim yılına ait serbest meslek kazanç bildiriminde yer alan gayrisafi hasılat tutarı arasındaki fark %20’den fazla olan mükellefler izaha davet edilir ve değerlendirilir. Yoklama yapılacak olan mükellefler; risk analizi sonuçları, sistem kayıtları, beyan edilen gelir ile yapılan harcamalar arasında uyumsuzluk bulunması gibi kriterler dikkate alınarak belirlenir.
Ayrıca, avukatlarda dahil olmak üzere bazı serbest meslek erbaplarına yönelik olarak banka hesaplarından ve çalışanların banka hesaplarından hareketle yapılan tespitler, beyan dışı kalan kazançların tespiti ve izaha davet edilerek gönüllü uyum kapsamında beyanda bulunmaları sağlanmaktadır. Avukatlara yönelik olarak hasılat tespiti yapılması da söz konusu olmakla beraber pratikte bunu yapmak çok zor görünmektedir. Bu arada, Danıştay 4. Dairesi tarafından verilen bir Kararda, avukatın hesaplarına yatan paradan hareketle vergi dairesince yapılan tarhiyatta, bu paraların vekil-müvekkil ilişkisi kapsamında olup olmadığının ispat külfeti avukata aittir denilmiştir.
8. Defter Beyan Sistemi-Dijital Vergi Dairesi
Serbest meslek kazanç defteri tutan mükellefler, Defter Beyan Sistemini kullanmak zorundadırlar. Sistemi kullanan mükellefler herhangi bir şekilde notere defter tasdik ettirmezler. Sisteme giriş yapılarak gelir ve gider kayıtları elektronik ortamda gerçekleştirilir, defterler elektronik ortamda oluşturulur, saklanır ve tüm beyannameler sistem üzerinden verilir. Gider ekle ve gelir ekle modülleri kullanılarak yasal belgelerini sistem üzerine kaydedip ilgili veriler beyanname oluştur butonuna basıldığında ilgili beyannameler oluşturulur.
DBS; pişmanlıkla, kanuni süresinden sonra, düzeltme gibi seçeneklerle beyanname vermek mümkün olup beyannameyi cezada indirim talepli olarak vermek de mümkündür. Mükellefler 532 VUK Genel Tebliğe göre, dilerse BDP aracılığıyla e-beyanname sisteminden de beyanname verebilir. Defter-Beyan Sistemi üzerinden, serbest meslek kazanç defteri, amortisman defteri, damga vergisi defteri, elektronik ortamda tutulmaktadır.
Ayrıca, mükellefler Dijital Vergi Dairesinde 200’ün üzerinde vergi dairesinde yapılan vergisel işlem yapılabilmektedir (Uzlaşma, cezada indirim, düzeltme ve özelge başvurusu gibi). Gelir vergisi mükellefleri her yıl Mayıs ayının son gününe kadar vergi tarhına esas olan kazanç tutarları ile bunlara isabet eden vergi miktarlarını gösteren vergi levhalarını almak zorundadırlar. Mesleki kazanç yönünden gelir vergisi mükellefiyeti bulunanlar, mükellefiyet tesisi sırasında e-Tebligat talep bildiriminde bulunmak ve e-Tebligat Sistemini kullanmak zorundadır. Çünkü serbest meslek faaliyetinde gerek hasılatta gerekse giderlerde tahsil şartı geçerlidir. Hasılatın yani gelirin tahsil edilmiş olması, giderin de ödenmiş olması esastır.
9. İş Yeri Kira Ödemelerinin Banka veya Posta İdaresi Aracılığıyla Yapılması
İş yeri ile konut kira geliri elde edenlerin ve kiracıların, kira tutarı ne olursa olsun kiraya ilişkin tahsilat ve ödemelerin banka veya posta idaresi tarafından düzenlenen belgeler ile tevsik etme zorunluluğuna ilişkin olarak düzenleme yapılmış, ayrıca konut kiralarının tevsik edilmesinde uygulanmakta olan 500 TL tutarındaki sınır kaldırılmıştır. Artık, hem konut hem de işyerleri için kira ödemeleri ve tahsilatları banka veya posta idareleri aracılığı ile yapılacaktır (328 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği).
Ancak, mahkeme ve icra yoluyla yapılan ödemeler ile ayni olarak yapılan ödemeler tevsik zorunluluğu kapsamında değildir. 213 sayılı VUK’nın mükerrer 355. maddesine göre, bu zorunluluğa uymayan mükelleflere yıllık olarak belirlenen özel usulsüzlük cezasından az olmamak üzere, işleme konu tutarın %10’u özel usulsüzlük cezası kesilmektedir.
10. 30 Bin Liranın Üzerindeki Mal ve Hizmet Alımlarında Tevsik Zorunluluğu
459 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair 575 sıra no.lu Tebliğ 30/11/2024 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Yapılan düzenleme ile tahsilat ve ödemelerin banka, elektronik ödeme kuruluşları ya da posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik edilmesi zorunluluğu kapsamında belirlenen tutar sınırı, 7.000 TL’den 30.000 TL’ye çıkarılmış ve yabancılar ve/veya Türkiye mukimi olmayan gerçek kişilerle yapılacak işlemlere ait tahsilat ve ödemelerin tevsik zorunluluğu kapsamı dışında tutulmasına yönelik şartlarda değişiklik yapılmıştır. Buna göre, Genel Tebliğin yürürlüğe girdiği 30.11.2024 tarihinden itibaren 30.000 TL’yi aşan tahsilat ve ödemelerini aracı finansal kurumlar kanalıyla yapılması gerekmektedir.
18.10.2024 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 572 ve 30/11/2024 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 575 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleri ile 459 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde değişiklik yapılmak suretiyle 30.000 TL üzerindeki ödemelerin banka ve finans kurumları üzerinden yapılmasına ilişkin zorunluluk düzenlemesine mükellef olmayanlar da dahil edilmiştir. Tevsik zorunluluğu kapsamında olanların (mükellef olmayanların kendi aralarında yapacakları işlemler hariç olmak üzere) yapacakları 30.000 TL’yi aşan tutardaki her türlü tahsilat ve ödemelerini aracı finansal kurumlar kanalıyla yapmaları ve bu tahsilat ve ödemeleri söz konusu kurumlarca düzenlenen belgeler ile tevsik etmeleri zorunludur.
Böylece mal veya hizmet alımlarına ilişkin ödemelerde yeni bir dönem başlamış bulunmaktadır. Tüketici ve mükelleflerin 30.000 liranın üzerindeki her türlü alışverişlerine ait tahsilat ve ödemelerini banka, finans kurumları veya posta idaresi aracılığıyla yapmaları zorunlu hale gelmiştir. Belirlenen tutarı geçen tahsilat ve ödemelerin elden yapılması durumunda satıcı ve alıcıya, her bir işlem için belirlenen asgari tutarlardan az olmamak üzere işleme konu tutarın %10’u oranında ayrı ayrı ceza uygulanacaktır. Tevsik zorunluluğuna uyulmaması durumunda kesilecek ceza tutarı Vergi Usul Kanununun mükerrer 355. maddesinde belirtilmiştir.
11. Serbest Meslek Faaliyetinde Belge Düzeni e-SMM/Gider Pusulası
Serbest meslek erbabı, mesleki faaliyetlerine ilişkin her türlü tahsilatı için iki nüsha “e-Serbest Meslek Makbuzu” düzenlemek ve bir nüshasını müşteriye vermek, müşteri de bu makbuzu istemek ve almak zorundadır. Serbest meslek erbabınca düzenlenen serbest meslek makbuzları, elektronik serbest meslek makbuzu (e-SMM) olarak düzenlenecektir. İşe yeni başlayanlar, işe başladıkları ayı izleyen 3. ayın sonuna kadar e-SMM düzenlemeleri zorunludur.
e-SME, belgeleri düzenleme zorunluluğu bulunmayanlara yaptırılan işler veya onlardan satın aldıkları mallar için malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami 7 gün içinde gider pusulası düzenlenir. Yetkilendirilmiş ödeme kuruluşları aracılığıyla ödenmesi halinde, bu kurumlarca gider pusulasında bulunması zorunlu bilgiler olmak kaydıyla düzenlenen belgeler (dekont, makbuz gibi) gider pusulası yerine geçer.
Gelir vergisi mükellefi olarak vergi mükellefi olmayan bir kişiden noter satış sözleşmesiyle satın alınan araç için gider pusulası düzenlenmesi gerekir. 509 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğine göre, noter satış senedinin VUK’da yer alan belgelerden biri olmaması nedeniyle, vergi mükellefiyeti olmayan kişiden satın alınan araç için noter satış sözleşmesinin düzenlendiği tarihten itibaren 7 günlük süre içerisinde gider pusulası düzenlenmesi gerekmektedir.
12. Avukatlar İçin e-Serbest Meslek Makbuzu Düzenleme
e-Serbest Meslek Makbuzunun tahsilat anında düzenlenmesi esastır. Serbest meslek makbuzunun düzenlenmesini önemli kılan husus, danışmanlık ve avukatlık vekalet ücretlerinin katma değer vergisine hem de gelir vergisine tabi olması gelmektedir. KDV ve gelir vergisinde vergiyi doğuran olayın farklı zamanlarda gerçekleşmesi, avukatları serbest meslek makbuzunu ne zaman ve hangi miktarda düzenleyecekleri konusu önemlidir.
Yasada düzenlenmemekle birlikte, avukatların tahsil ettikleri ücretin ilişkili olduğu işin konusunu (danışmanlık, dava, icra vb.), ilgili dosya numarasını ve benzeri açıklayıcı bilgileri yazmaları tevsik ve takip kolaylığı açısından mümkündür. Avukatlarla yapılan sözleşmelerde, avukatlık ve danışmanlık hizmetleri birlikte yer alıyorsa, bu iki unsur ayrı ayrı ücretlendirilmediği takdirde, toplam hizmet bedeli üzerinden tevkifat yapılır. e-SMM hizmeti vermek için Gelir İdaresinden izni alan özel entegratörler bulunmaktadır. Ayrıca, serbest meslek mensubu mükelleflerin e-Fatura uygulamasına geçme zorunluluğu bulunmamaktadır (https://ebelge.gib.gov.tr/esmmhakkinda.html).
13. E-Serbest Meslek Makbuzunda Stopaj ve KDV Hesaplanması
509 Sıra No.lu VUKGT ile e-Serbest Meslek Makbuzunun (e-SMM) elektronik ortamda oluşturulması, muhatabının talebi doğrultusunda kâğıt veya elektronik ortamda iletilmesi, elektronik ortamda muhafaza ve ibraz edilebilmesi ve Başkanlığa elektronik ortamda iletilebilmesi veya raporlanabilmesine ilişkin usul ve esaslar yeniden düzenlenmiştir. İşe başladıkları ayı izleyen 3’üncü ayın sonuna kadar e-Serbest Meslek Makbuzu uygulamasına dâhil olmaları ve bu tarihlerden itibaren e-Serbest Meslek Makbuzu düzenlemeleri zorunludur.
14. e-SMM Düzenlenmemesi/Geç Düzenlenmesinde Cezalar
213 sayılı VUK’un 353/1. maddesine göre; elektronik belge olarak düzenlenmesi gerekenler de dâhil olmak üzere, verilmesi ve alınması icab eden fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi, alınmaması, düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi, bu belgelerin elektronik belge olarak düzenlenmesi gerekirken kâğıt olarak düzenlenmesi ya da bu Kanuna göre hiç düzenlenmemiş sayılması halinde; bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların her birine, her bir belge için bir takvim yılı içinde ilk tespitte 2026 yılı için 17.000 TL’den, sonraki tespitlerde Kanuna bağlı 2 sayılı cetvelde yer alan tutarlardan aşağı olmamak üzere bu belgelere yazılması gereken meblağın veya meblağ farkının %10'u nispetinde özel usulsüzlük cezası kesilmektedir.
e-SMM, zamanında düzenlenmemesi nedeniyle, vergiyi doğuran olayın meydana geldiği döneme ait gelir vergisi, geçici vergi veya KDV yönünden bir vergi kaybı ortaya çıktıysa, cezalı vergi tarhı yapılması gerekir. 2026 yılı için 40.000 TL’yi (588 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği ile 1.1.2026'dan itibaren) aşan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları uzlaşma kapsamındadır. 2026 yılı için 40.000 TL’yi aşmayan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları için cezalarda indirim oranı %50 artırımlı olarak uygulanır. Vergi/ceza ihbarnamesinde yer alan vergi aslı için dava açılması, vergi ziyaı cezası için uzlaşma talebinde bulunulması mümkündür.
15. Serbest Meslek Kazançlarında Vergi Tevkifatı
Serbest meslek faaliyetiyle uğraşanlara yapılan ödemeler esnasında ödemeyi yapanlar tarafından gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekir. Yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemelerden;
oranında kesinti yapılır. Bu kesinti, bir ön vergileme olup, yıllık beyannamede hesaplanan vergiden mahsup edilir.
Arızi serbest meslek kazançları için istisna haddi altında kalan (2025 yılı için 280.000 TL, 2026 yılı için 350.000 TL) kazançlardan yapılan gelir vergisi tevkifatı ile telif kazançlarında istisnası kapsamına giren ve gelir vergisi tarifesinin dördüncü gelir dilimindeki tutarı (2025 yılı için 4.300.000 TL, 2026 yılı için 5.300.000 TL'nin) aşmayan kazançlardan yapılan gelir vergisi tevkifatı nihai bir vergilendirme olmaktadır.
Serbest meslek faaliyeti kapsamında yıl içinde tevkif suretiyle ödenen gelir vergisi, yıllık beyannamede hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilir ve mahsup edilemeyen bir tutarın olması durumunda ise mükellefin vergi borçlarına mahsuben iade edilir, borcu yoksa nakten iade edilir.
16. Serbest Meslek Faaliyetinde Hizmet Bedeli/Mal İadesinde Belge Düzeni
Serbest çalışan avukatlar, belge düzenleme zorunluluğu bulunmayanlara yaptırdıkları işler veya satın aldıkları mallar için malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami 7 gün içinde gider pusulası düzenlemeleri gerekmektedir. Serbest meslek erbabı olarak, demirbaş/temizlik/kırtasiye ve bunun gibi faaliyet ile ilgili alınan malzemeler, daha sonra iade edilerek bedelleri tahsil edildiğinde, e-SMM düzenlenmesi gerekir.
Serbest meslek erbabının daha önce tahsil ettiği hizmet bedelinin iadesinde, hizmetin gerçekleşmemesi veya kısmen gerçekleşmesi dolayısıyla alınan bedelin tamamı veya bir kısmı iade edilmek istendiğinde bedelin vergi mükellefi olan kişilere iadesinde e-SMM; mükellef olmayan müşteriye iadesinde gider pusulası düzenlenmesi gerekir. İade edilen bu tutar hasılattan indirilir ve şarta bağlı olarak peşin tahsil edilen hizmet bedelinin müşteriye iadesinde KDV doğmaz.
Örneğin, 2025 yılında serbest avukat ile müvekkili arasında yapılan sözleşmeye göre; avukatın verdiği hizmete ait bedelin, davayı kazanması halinde tahsil etmiş olacağı, ancak davayı kaybettiğinde iade edeceğine karar verilmesi durumunda, davanın kaybedilmesi halinde önceden tahsil edilen tutarın sözleşmeye istinaden tahsil edilen bedelin iadesi işlemlerinde e-SMM düzenlenmesi gerekir.
Hizmet bedelinin iadesinde mükellef ise e-SMM, değilse gider pusulası düzenlenerek iade gerçekleşir. Bu nedenle, tahsil edilen vekalet ücretinin ilgili kuruma iade edildiğinin geçerli belgelerle ispat edilmesi halinde, daha önce gelir yazıldığı anlaşılan vekalet ücretinin serbest meslek kazancının tespitinde gider yazılmak suretiyle hasılattan indirim konusu yapılması mümkündür.
17. Bazı Avukatlık Hizmetlerinde KDV Oranı
Serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler genel oranda yani %20 oranında katma değer vergisine tabidir. Faaliyeti mutat ve sürekli olarak yapanlar KDV mükellefi olacak, arızi serbest meslek faaliyetinde bulunanların ise KDV mükellefiyeti tesis edilmeyecektir.
1594 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla 02.10.2019 tarihinden itibaren;
kapsamında verilen avukatlık hizmetlerinin KDV oranı %10 olarak uygulanmaktadır.
Tüketici Hakem Heyeti başvurusu ve bu başvuru sonucu başlatılan ilamlı ve ilamsız takip işlemlerine ilişkin olarak verilen avukatlık hizmetlerine genel oranda (%20) KDV uygulanacaktır. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu uyarınca, adli müzaheret bürolarınca yoksul ve aciz kişilerin işlerini takiple görevli kılınan ve bu işler için ücret almayan avukatların bu hizmetleri KDV’den istisnadır.
18. Serbest Meslek Faaliyetinde KDV’nin İndirimi
3065 sayılı KDV Kanununun;
Mesleki faaliyet ile ilgili olarak kullanılsa dahi envantere kayıtlı bulunmayan araca ait bakım, onarım ve yakıt giderleri ile amortismanların indirimi mümkün bulunmadığından, söz konusu aracın giderlerine ilişkin KDV'nin indirim konusu yapılması mümkün bulunmamaktadır. KDV’de vergi indirim hakkından yararlanılabilmesi için faaliyetle ilgili mal ve hizmet alımlarının mükellefiyet tesis ettirilmesinden önce veya sonra yapılması gibi bir düzenleme yoktur.
Mükellefiyet tesisinden önce satın alınan mal ve hizmetler ile diğer giderlere ait olan belgelerin, işe başlanılmasını müteakip VUK uyarınca öngörülen sürede yasal defterlere kaydedilmesi ve vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılını takip eden takvim yılı aşılmamak şartıyla, söz konusu belgelerde yer alan KDV’nin indirim konusu yapılması mümkündür. Mahkemelerce hükmolunan avukatlık ücretlerinin davayı kazananlara ödenmesi KDV’nin konusuna girmez.
19. Bedelsiz Avukatlık Hizmetinde E-SMM/KDV Hesaplanması
193 sayılı GVK’ya göre; serbest meslek kazancının tespitinde tahsil esası geçerli olduğundan, verilen hizmet dolayısıyla nakden veya aynen tahsil edilen bir tutar söz konusu olmadığı takdirde elde edilen bir serbest meslek kazancından söz edilemez. 3065 sayılı KDV göre; bedel almadan verilen avukatlık hizmetinin emsal bedeli üzerinden KDV hesaplanması ve beyan edilmesi gerekmektedir. Bedel alınmadan ifa edilen avukatlık hizmeti karşılığı emsal bedel üzerinden e-SMM düzenlenmesi gerekmektedir.
Ancak, nakden veya aynen tahsil edilen bir tutar olmadığından düzenlenecek e-SMM, sadece KDV tutarına yer verilerek "....TL mal teslimine/hizmet yapılmasına ilişkin olup bedeli tahsil edilmemiştir." şeklinde not yazılarak düzenlenir. Avukatlık hizmetinde iş bitiminde tahsilat yapılmaktadır. Aylık olarak verilen bir hizmetin karşılığında tahsilat yapılmamaktadır. Gelir Vergisi Kanunu’na göre; serbest meslek kazancında vergiyi doğuran olay tahsilat esasına bağlanmış olduğundan hizmet sonradan tamamlansa bile bedelin tahsil edildiği anda gelir vergisi kanunu açısından vergiyi doğuran olayın gerçekleştiği kabul edilecektir. Muhtemelen avukatlık hizmetinde hizmet tamamlanınca tahsilat yapılmakta ve e-SMM düzenlenmektedir.
20. Avukatlık Hizmetinde/Vekalet Ücretinde KDV Tevkifatı
KDV Kanununun 9/1 inci maddesine göre Hazine ve Maliye Bakanlığı, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabilmektedir.
Kurumlar ile avukatlar arasında bir ücret akdi olmaksızın verilen avukatlık hizmeti karşılığı alınan vekalet ücretleri serbest meslek kazancı kapsamında değerlendirilecek ve KDV’ye tabi tutulacaktır. Mahkemelerce hükmolunan vekalet ücretinin sözleşme gereği ücret karşılığında belirtilen kurum ve kuruluşlar bünyesinde çalışan avukatlara ait olması halinde söz konusu vekalet ücreti ödemeleri KDV ye tabi olmayacaktır.
Tevkifat kapsamında olan idare, kurum ve kuruluşlar tarafından serbest meslek erbabı avukatlara yapılan KDV dahil bedeli 2026 yılında 12.000 TL’yi aşan hizmetler için kısmi tevkifat uygulanmaktadır. Buna göre 1/1/2026 ilâ 31/12/2026 tarihleri arasında kısmi KDV tevkifatına konu olan teslim ve hizmetlerin KDV dahil tutarı 12.000 TL'yi aşması halinde, teslim ve hizmetin konu olduğu tevkifat oranı üzerinden tevkifat uygulanarak serbest meslek makbuzu düzenlenecektir.
Bu durumda;
Avukatlık vekalet ücretinde Vergi İdaresinin düzenlemesi kapsamında yapılan KDV tevkifatı, mükellefler tarafından dava konusu yapılmaktadır. Dava sonucunda Vergi İdaresinin lehine veya aleyhine verilen kararlar mevcut bulunmaktadır. Mükellef lehine verilen kararlarda (tevkifat yapılamayacağı yönünde), avukatın aldığı KDV tutarının, tevkifatsız işlemler olarak KDV beyanına dahil edilerek düzeltmesi gerekiyor.
Örnek: Avukatın bir kamu kurumuna net 100.000 TL karşılığında vermiş olduğu kısmi tevkifata tabi (9/10) danışmanlık hizmetinde yapılan tahsilat sonucunda e-SMM’da KDV Tevkifatı şöyle olacaktır.
Net Tutarın 100.000 TL olduğu durumda;
21. Serbest Meslek Hasılatından İndirilecek Giderler
193 sayılı GVK’nın "Mesleki giderler" başlıklı 68. maddesinde, mesleki kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için ödenen genel giderlerin serbest meslek kazancının tespitinde hasılattan indirilebileceği hükme bağlanmış olup söz konusu genel giderlerin serbest meslek kazancının tespitinde gider olarak indirilebilmesi için kazancın elde edilmesi ve idamesi ile açık ve doğrudan bir bağının bulunması, yapılan işin mahiyetine uygun olması ve iş hacmi ile mütenasip olması gerekmektedir.
GVK’nın 68. Maddesinde 11 bent olarak sayılan mesleki giderler şöyledir;
İkametgâhlarının bir kısmını iş yeri olarak kullananlar, ikametgâh için ödedikleri kiranın tamamı ile ısıtma ve aydınlatma gibi diğer giderlerin yarısını indirebilirler. İş yeri kendi mülkü olanlar kira yerine amortismanı, ikametgâhı kendi mülkü olup bunun bir kısmını iş yeri olarak kullananlar ise amortismanın yarısını gider yazabilirler.
Ancak özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi hariç ilk iktisap bedeli 2025 yılı için 1.100.000 TL’yi (2026 takvim yılı için 1.380.000 TL), söz konusu vergilerin maliyet bedeline eklendiği veya binek otomobilin ikinci el olarak iktisap edildiği hâllerde, amortismana tabi tutarı 2025 yılı için 2.100.000 TL’yi (2026 takvim yılı için 2.600.000 TL) aşan binek otomobillerinin her birine ilişkin ayrılan amortismanın en fazla bu tutarlara isabet eden kısmı gider yazılabilir. Bu hükmün uygulanmasında binek otomobilin iktisap edildiği tarihte yürürlükte olan tutar dikkate alınır.
Ancak binek otomobillerine ilişkin giderlerin en fazla %70'i ve kiralama yoluyla edinilen binek otomobillerinin her birine ilişkin aylık kira bedelinin 2025 yılı için 37.000 TL’lik (2026 takvim yılı için 46.000 TL) kısmı ile binek otomobillerinin iktisabında ödenen özel tüketim vergisi ve katma değer vergisi toplamının en fazla 2025 yılı için 990.000 TL’lik (2026 takvim yılı için 1.200.000 TL) kısmı gider olarak dikkate alınabilir.
21.1. Gider İndiriminde (Harcamalar Konusunda) İzlenecek Yöntem
GVK’nın 68. maddesinde sayılan giderlerin ortak özelliği, giderin mesleki kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olması ve kanunilik ilkesinin de gereği olarak Kanunda yer alması gerekmektedir. Serbest meslek kazancında "tahsil esası" kuralı geçerli olduğundan, yapılan bir giderin hasılattan indirilebilmesi için ödenmiş olması şarttır. Giderler için yapılan ödemelerin tamamı ödendiği yılda gider yazılır.
Tüm harcamaların 213 sayılı VUK hükümleri çerçevesinde belgelendirilmesi gerekir. Kazancın elde edilmesi ve idamesi ile açık ve doğrudan bir bağının bulunması, yapılan işin mahiyetine uygun olması ve iş hacmi ile mütenasip olması gerekmektedir. Danıştay Kararları ve Gelir İdaresince verilen özelgelere göre, indirimi kabul edilen giderlerin muhakkak kazancın elde edilmesi ve faaliyetin devamı ile ilgili olması gerekmektedir. Mesleki faaliyetle ilgili olmayan ve mesleki faaliyetle ilgili olsa dahi serbest meslek erbabının şahsi kusuru nedeniyle ödenen zarar, ziyan ve tazminatlar kazancın tespitinde gider olarak yazılamaz.
GVK’nın 68. maddesinde sayılan on bendin ortak özelliği, mesleki kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmasıdır. Avukatlık Kanununun 49. maddesinde, avukatların resmi kılık ve kıyafetleri açıklanmıştır. Buna göre avukatlar, mahkemelere Türkiye Barolar Birliği tarafından şekli belirlenen cübbeyle çıkmak zorundadır. Avukatlara, staj dönemi de dahil olmak üzere, baro ve Birliğin iş ve işlemleri ile mesleğin icrası kapsamında kılık ve kıyafetle ilgili herhangi bir zorunluluk getirilemez.
Mesleki faaliyette kullanılan tesisat, demirbaş eşya ve envantere dâhil taşıtlar için Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ayrılan amortismanlar gider olarak indirilebilmekte olup 2026 yılında doğrudan gider yazılabilecek demirbaşlara ait sınır 12.000 TL olarak belirlenmiştir. Bu tutarın üzerindeki mesleki faaliyette kullanılan tesisat, demirbaş eşya için amortisman ayrılması mümkün bulunmaktadır.
21.2. Gelir İdaresince Verilen Son Özelgelerde Gider Olarak İndirimi Kabul Edilen Bazı Harcamalar
21.3. Gider Olarak İndirilemeyecek Bazı Harcamalar
193 sayılı GVK’nın 68. maddesinde mesleki faaliyet için indirim konusu yapılacak giderle sayıldıktan sonra maddenin sonunda; her türlü para cezaları ve vergi cezaları ile serbest meslek erbabının suçlarından doğan tazminatların gider olarak indirilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Yine GVK’nın 90. maddesinde, matrahtan ve gelir unsurlarından indirilmeyecek giderler sayılmış olup buna göre; gelir vergisi ile diğer şahsi vergiler ve her ne şekilde olursa olsun vergi cezaları ve para cezaları, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun hükümlerine göre ödenen cezalar, gecikme zamları ve faizler Gelir Vergisi'nin matrahından ve gelir unsurlarından indirilmez. Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ödenen gecikme faizleri, vergi matrahından ve gelir unsurlarından indirilmez.
Serbest meslek faaliyetinde gider indiriminde en sıkıntılı konu temsil ağırlama harcamaları ile özel kıyafet ve diğer harcamaların durumudur. Ticari kazançta olduğu gibi, serbest meslek kazancında da temsil ağırlama giderlerinin gider kabul edileceği veya edilmeyeceği konusunda bir hüküm yoktur. Temsil ağırlama giderleri mesleki kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi kapsamında kazançtan indirilebilecektir. Örneğin, serbest meslek erbabının kendisi, işyerinde çalıştırmış olduğu personel ve gelen misafirlere ikram edilen çay, kahve ve meşrubat giderleri indirim konusu yapılır.
Şimdi GVK’nın 68 ve 90. Maddeleri ile konu hakkında Gelir İdaresince verilen özelgeleri de dikkate alırsak, mesleki kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen bazı harcamalar şöyledir;
hizmet erbabına ait cep telefonlarına ilişkin haberleşme ücretleri,
22. Avukatlara Ödenen Vekalet Ücretinin Mahiyeti ve Tevkifat
1136 sayılı Avukatlık Kanununun 164 ile 166. maddelerinde avukatlık ücreti tanımlanmakta ve kaynakları itibariyle, sözleşmeye bağlı olarak iş sahibinden sağlanan vekalet ücreti ile dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenen vekalet ücreti olmak üzere iki ayrı vekalet ücretinden söz edilmektedir. Bu Kanunun 164. maddesine göre; dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücreti avukata aittir. Bu ücret, iş sahibinin borcu nedeniyle takas ve mahsup edilemez, haczedilemez.
193 sayılı Kanunun 94. maddesinde sayılanlar tarafından 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu uyarınca karşı tarafa yükletilen vekalet ücretinin;
%20 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmektedir.
Mahkemelerce hükmolunan avukatlık ücretlerinin davayı kazananlara ödenmesi KDV’nin konusuna girmez. Ancak bu paralardan sözleşmeleri gereği ücret karşılığı çalışanlar dışında kalan avukatlara intikal eden kısım, serbest meslek kazancı kapsamında vergiye tabi olur. Avukatın yapılan vekalet ücreti ödemesine ilişkin karşı tarafa serbest meslek makbuzu düzenlemekten imtina etmesi, söz konusu ödeme üzerinden tevkifat yapılması uygulamasını etkilemeyecektir. Buna göre icra dairelerine yapılacak vekalet ücreti ödemelerinde serbest meslek makbuzunun düzenlenmemesi halinde serbest meslek makbuzu düzenlemeyen avukatın ilgili Kurum tarafından vergi dairesine bildirilmesi gerekir.
Serbest çalışan avukatlara ödenen vekalet ücretlerinin serbest meslek kazancı olarak, bir işverene bağlı ve tabi olarak hizmet sözleşmesine istinaden çalışan avukatlara işvereni aracılığıyla ödenen vekalet ücretleri ise ücret hükümlerine göre vergilendirilir. İcra ve İflas Kanunu ile Avukatlık Kanunu uyarınca karşı tarafa yükletilen vekalet ücretini (icra ve iflas müdürlüklerine yatırılanlar dahil) ödeyenler tarafından %20 oranında gelir vergisi stopajı yapılacaktır. Ancak tevkifat yükümlülüğü bulunmayanlar tarafından yapılan vekalet ücreti ödemeleri üzerinden tevkifat yapılmaz.
Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğine göre; mahkemelerce hükmolunan avukatlık ücretlerinin davayı kazananlara ödenmesi KDV’nin konusuna girmez. Ancak bu paralardan sözleşmeleri gereği ücret karşılığı çalışanlar dışında kalan avukatlara intikal eden kısım, serbest meslek kazancı kapsamında vergiye tabi olur. Avukatlar aldıkları bu para için davayı kazanan adına e-SMM düzenler ve KDV hesaplayıp ayrıca gösterirler. Mahkeme kararında “KDV hariç” şeklin de bir ifadenin yer almaması halinde, vekalet ücretinin KDV dâhil olduğu kabul edilir ve iç yüzde oranı uygulanmak suretiyle hesaplanan KDV, düzenlenen e-SMM da gösterilir.
23. Vekalet Ücretinde Tevkifat Yapılmayan Haller
311 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin "Vekalet ücretlerinde vergi tevkifatı uygulaması" bölümünde, yaptıkları serbest meslek işleri dolayısıyla bu işleri icra edenlere yapılan ödemeler üzerinden % 20 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılacaktır. Ancak, icra işleminin durdurulması için, ilama karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran borçlunun ilamın icrasını durdurabilmek için takip edilen vekalet ücreti dahil borç tutarı için teminat verildiği ve istinaf veya temyiz başvurusunun reddedilmesi üzerine teminata konu paranın alacaklının avukatına ödendiği durumlarda, vekalet ücretine ilişkin nakden veya hesaben ödemenin ne zaman gerçekleşeceği bilinemeyeceğinden gelir vergisi tevkifatı yapılmaz. İcra işlemleri sonucu borçluya haciz uygulanması ve hacze konu mallarının satılması veya borcun, kefil ve benzeri üçüncü kişilerden tahsil edilmesi durumlarında da borçlu gelir vergisi tevkifatı yapmayacaktır.
Bu durumlarda, avukat tarafından borçlu adına e-SMM düzenlenerek avukat tarafından elde edilen tevkifata konu olmayan vekalet ücreti, serbest meslek kazancına dahil edilerek ilgili geçici vergilendirme dönemleri ve yıllık gelir vergisi beyannamesiyle beyan edilecektir. Vekalet ücretinin, borçlu (davayı kaybeden) tarafından, doğrudan veya icra ve iflas müdürlükleri aracılığıyla avukata ödendiği durumlarda, Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı (b) alt bendi uyarınca gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmekte olup, avukat tarafından da vekalet ücreti ödemesi karşılığı borçlu (davayı kaybeden) adına serbest meslek makbuzu düzenlenmesi gerekmektedir.
24. Vekalet Ücreti Ödemelerinde Belge Düzeni
Vekalet ücretinin, borçlu (davayı kaybeden) tarafından, doğrudan avukata ödendiği durumlarda, avukat tarafından e-SMM borçlu (davayı kaybeden) adına düzenlenmesi gerekmektedir. Vekalet ücretinin, borçlu (davayı kaybeden) tarafından, icra ve iflas müdürlükleri aracılığıyla avukata ödendiği durumlarda, avukat tarafından e-SMM borçlu (davayı kaybeden) adına düzenlenmesi gerekmektedir. Bu durumda düzenlenen makbuzun bir nüshasının icra iflas müdürlüğüne verilmesine gerek bulunmamaktadır.
Vekalet ücretinin, borçlu (davayı kaybeden) tarafından gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olan alacaklıya (davayı kazanan) ödenmesi halinde, alacaklı (davayı kazanan) tarafından borçlu (davayı kaybeden) adına fatura ve benzeri belgelerin düzenlenmesi gerekmektedir. Alacaklı (davayı kazanan) tarafından vekalet ücretinin serbest meslek erbabı olan avukata ödenmesi halinde, avukat tarafından e-SMM ödemeyi yapan alacaklı (davayı kazanan) adına düzenlenmesi gerekmektedir. Alacaklı (davayı kazanan) tarafından söz konusu vekalet ücretinin ücretli çalışanı olan avukata ödenmesi halinde ise ödemenin ücret bordrosu düzenlenmek suretiyle yapılması gerekmektedir.
25. Vekalet Ücretinin İcra Ve İflas Müdürlüklerine Ödenmesi
Vekalet ücretinin icra ve iflas müdürlüklerine yatırılarak ödenmesi halinde, tevkifat yapmakla yükümlü olanlardan olunması kaydıyla, borçlu (davayı kaybeden) sorumlu sıfatıyla tevkifat yapmakla yükümlü olup, söz konusu tutarların icra müdürlüğünden avukat veya şirketçe tahsil edilmiş olması bu ödemeler üzerinden tevkifat yapılmasını etkilemez. Ayrıca, avukat tarafından e-SMM borçlu (davayı kaybeden) adına düzenlenmesi gerekmektedir.
İcra ve iflas müdürlüklerine yatırılan ve şirket tarafından tahsil edilerek avukata aktarılan vekalet ücretlerinin; tevkifata tabi tutulduğu durumlarda, avukata aktarılması esnasında şirket tarafından ayrıca tevkifat yapılmayacak, tevkifata tabi tutulmadığı durumlarda ise avukata aktarılması esnasında şirket tarafından tevkifat yapılması gerekecektir.
Karşı taraf avukatının yapılan vekalet ücreti ödemesine ilişkin şirkete e-SMM düzenlemekten imtina etmesi, söz konusu ödeme üzerinden tevkifat yapılması uygulamasını etkilemeyecektir.
İcra dairelerince tahsil edilerek takibat yapan alacaklı taraf avukatına ödenen vekalet ücretinin icra dairesince avukata ödendiği anda, avukat tarafından e-SMM borçlu adına düzenlenmesi gerekmekte olup, söz konusu e-SMM düzenlenmemesi halinde, yükümlüler hakkında 213 sayılı Kanunun ilgili ceza hükümleri uygulanır.
311 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin 26 ncı maddesinde, İcra ve İflas Kanunu ile Avukatlık Kanunu uyarınca karşı tarafa yükletilen vekalet ücreti ödemelerinde belge düzenine ve gelir vergisi tevkifatına ilişkin açıklamalara yer verilmiştir. Bu durumda düzenlenen makbuzun bir nüshasının icra iflas müdürlüğüne verilmesine gerek bulunmamaktadır.
26. Avukatların Serbest Meslek Kazançlarının Yanında 2025 Yılı Gelirlerinden Yıllık Beyanname Verilmesi Gereken Diğer Gelirler
Serbest meslek kazancında zarar da olsa mutlaka yıllık beyanname verilirken diğer dört gelir unsurunu elde edenlerde istisna ve beyanname verme sınırları bulunmaktadır. Avukat olarak verilen yıllık beyannamenin yanında dört gelir unsuru da elde edilmiş ise duruma göre bu kazanç ve iratlar yıllık beyannameye dahil edilecektir.
2025 yılında serbest meslek faaliyetinden dolayı Mart/2026’da yıllık beyanname verecek olan bir avukatın diğer gelir unsurlarını da elde etmesi (ücret, kira, kar payı vb.) durumunda beyannamesine bu gelirleri beyan edip etmeyeceği şöyle tespit edilecektir.
2026 yılında geçerli olacak beyanname verme sınırları, vergi tarifesi, vergiden istisna edilecek kazanç ve iratlar, binek otomobillerde gider/amortisman kısıtlamasına ilişkin hadler, vergi matrahından ve yıllık beyannameden yapılacak indirim tutarları gibi hususlar için mükelleflerin 30.12.2025 tarihli ve 33124 (5. Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 332 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğine bakmaları gerekmektedir.
27. Yıllık Beyannamenin Verilmesi Ve Tahakkuk Eden Verginin Ödenmesi
1136 sayılı Avukatlık Kanununa göre ruhsat almış avukatlar, tarafından beyannamelerini elektronik ortamda doğrudan kendilerinin gönderebilmesi için bağlı bulundukları vergi dairelerinden kullanıcı kodu, parola ve şifre alabilirler. Gelir vergisi beyannamesinde indirimlerin yapılabilmesi için; yıllık beyanname ile bildirilecek bir gelirin bulunması ve yapılacak indirimlerin ilgili mevzuatta belirtilen şartları taşıması gerekmektedir. İndirim konusu yapılacak tutarın hesaplanmasında beyan edilen gelir olarak, yıllık gelir vergisi beyannamesinde yer alan indirimler ve geçmiş yıl zararları düşülmeden önceki tutar esas alınır.
Serbest meslek erbabı, yıllık gelir vergisi beyannamesini Dijital Vergi Dairesi/Defter-Beyan Sistemi üzerinden gönderecektir. Takvim yılı içinde memleketi terk etmesi halinde, memleketi terkten önceki 15 gün içinde yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyanda bulunması gerekmektedir. Takvim yılı içinde ölümü halinde, ölüm tarihinden itibaren 4 ay içinde vefat eden kişi namına varislerce yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyanda bulunulması gerekmektedir.
2025 takvim yılında elde edilen serbest meslek kazancının, Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi ile 1 Mart – 31 Mart 2026 tarihleri arasında beyan edilmesi gerekmektedir. Yıllık gelir vergisi beyannamesi, kayıtlı bulunulan vergi dairesine Dijital Vergi Dairesi/Defter-Beyan Sistemi üzerinden elektronik ortamda gönderilir. Defter Beyan Sistemi kapsamındaki mükelleflerin Sistemi kullanmaya başladıkları döneme ilişkin tüm beyannamelerini Sistem üzerinden gönderme zorunluluğu bulunmaktadır.
Serbest meslek erbabı; yıllık gelir vergisi beyannamesi, katma değer vergisi beyannamesi, geçici vergi beyannamesi, muhtasar beyanname, muhtasar ve prim hizmet beyannamesi, damga vergisi beyannamesini Dijital Vergi Dairesi/Defter-Beyan Sistemi üzerinden gönderecektir.
2025 takvim yılı kazançlarına ilişkin olarak verilecek yıllık beyannameler üzerinden hesaplanan gelir vergisinin Mart ve Temmuz aylarında iki eşit taksit olmak üzere; birinci taksitin damga vergisi ile birlikte 31 Mart 2026 tarihine kadar, ikinci taksitin ise 31 Temmuz 2026 tarihine kadar ödenmesi gerekmektedir. Memleketi terk ve ölüm gibi mükellefiyetin kalkmasını gerektiren durumlarda, beyan üzerine tarh edilen vergiler beyanname verme süreleri içinde ödenecektir.
28. Yıllık Beyannameye Eklenecek Belgeler
Serbest meslek faaliyetinde bulunan mükellefler, “Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi-1001 A” ve beyannamenin son bölümündeki “Performans Verileri (Bilgileri)” tablosu ile “Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi Eki”nde yer alan “Serbest Meslek Kazançlarına İlişkin Bildirim” tablosunu dolduracaklardır. Serbest meslek faaliyetinden elde edilen kazanç dışında bir gelirin bulunması halinde, bu kazançlara ait diğer tablolar da doldurulacaktır.
Mükellefler, yıllık gelir vergisi beyannamesi ekinde yer alan “Serbest Meslek Kazançlarına İlişkin Bildirim” tablosunu dolduracaklardır. Yıllık beyannameye eklenecek belgeler şöyledir;
71 seri no.lu Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliğine göre; 2025 yılına ilişkin gelirler için 1.1.2026 tarihinden itibaren verilecek “Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi” için ödenecek damga vergisi tutarı 1.189,50 TL olarak belirlenmiştir. Aynı Genel Tebliğde bilanço için 616,30 TL, gelir tablosu için 294,20, işletme hesabı özetleri için 294,20 TL, serbest meslek kazanç bildirimi için 294,20 TL damga vergisi ödenmesi gerektiği belirlenmiştir. Katma Değer Vergisi Beyannamesi ve Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi için ise 791 TL Damga Vergisi ödenecektir.
Buna göre, serbest meslek erbabı olan avukatlar, Mart/2026 ayında verecekleri 2025 yılı Gelir Vergisi Beyannamesi için aşağıda görüldüğü üzere tahakkuk eden gelir vergisi ile birlikte 1.483,7 TL damga vergisi de ödeyeceklerdir.
|
Ödenmesi gereken damga vergisi (1.189,50+294,20=) -Yıllık Beyanname: 1.189,50 - Serbest Meslek Kazançlarına İlişkin Bildirim: 294,20 |
1.483,7 TL |
29. Yıllık Beyannamede Zarar Mahsubu
Gelirin toplanmasında gelir unsurlarından bazılarından doğan zararlar (Gelir Vergisi Kanununun 80 inci maddesinde yazılı diğer kazanç ve iratlardan doğanlar hariç) diğer kaynakların kazanç ve iratlarına mahsup edilir. Bu mahsup neticesinde kapatılmayan zarar kısmı, müteakip yılların gelirinden indirilir. Arka arkaya beş yıl içinde mahsup edilmeyen zarar bakiyesi müteakip yıllara devredilemez.
Tam mükellefiyete tabi kişiler, yurt dışı faaliyetlerinden doğan zararlarını, faaliyette bulunulan ülkenin vergi kanunlarına göre denetim yetkisi verilen kuruluşlarca rapora bağlanması ve raporun aslı ve tercüme edilmiş bir örneğinin Türkiye’deki ilgili vergi dairesine ibrazı halinde mahsup edebileceklerdir. Türkiye’de mahsup edilen yurt dışı zararın, ilgili ülkede de mahsup edilmesi halinde, Türkiye’de beyannameye dâhil edilecek yurt dışı kazanç, mahsuptan önceki tutar olacaktır. Türkiye’de gelir vergisinden istisna edilen kazançlarla ilgili yurt dışı zararlar, yurt içindeki kazanç ve iratlardan mahsup edilmez.
Geçmiş yıllarda oluşan ve mahsup edilemeyen zararların cari yıl kazançlarından mahsubu mümkündür. Arka arkaya 5 yıl içinde mahsup edilmeyen zarar bakiyesi takip eden yıllara devredilemez. Envantere dâhil olmayan gayrimenkullerin satışından doğan zararların mahsubu mümkün değildir.
30. Ücretli Çalışan Avukatların İşveren Değiştirmesi ve Yıllık Beyan
Hizmet erbabının ücretlerinin birden fazla işverenden elde edildiği kabul edilen durumlar şöyledir;
Hizmet erbabının ücretlerinin tek işverenden elde edildiği kabul edilen durumlar ise şöyledir;
Hizmet erbabının işveren değişikliği yapması durumunda, genel kural yeni işverenden alınacak ücret, eski işverenden aldığı ücret matrahı ile ilişkilendirilmeden sıfır matrah esas alınmak suretiyle vergilendirilecektir. Ancak, yıl içerisinde işveren değiştiren hizmet erbabı, ücret gelirine ilişkin gelir vergisi matrahını yeni işverenine bildirmek suretiyle ücretinin gelir vergisi tarifesine göre kümülatif olarak vergilendirilmesini talep edebilir. Bu durumda yeni işveren kümülatif matrahı dikkate alarak tevkifat yapacaktır.
I sayılı Cetvelde yer alan genel bütçe kapsamında bulunan bir bakanlıkta çalışan ücretli aynı anda veya yıl içinde nakil yoluyla I sayılı Cetvelde yer almayan örneğin II sayılı Cetvelde yer alan bir üniversiteden ücret aldığında, bakanlıktan aldığı ücret gelirinin gelir vergisi matrahı ile üniversiteden aldığı ücret gelirlerine ait gelir vergisi matrahı birbiriyle ilişkilendirilmeyecek olup ayrı ayrı vergilendirilecektir.
31. Avukatlık Faaliyeti Nedeniyle Yıllık Beyanname Verilmesi
Örnek: Ankara’da avukat olarak faaliyet gösteren gelir vergisi mükellefinin 2025 takvim yılı faaliyet bilgileri şöyledir:
Bu durumda, mükellef elde etmiş olduğu 500.000 TL tutarındaki telif kazancı Gelir Vergisi Kanununun 103 üncü maddesinde yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı (2025 takvim yılı için 4.300.000 TL) aşmadığı için 18 inci madde kapsamında gelir vergisinden istisna olduğundan beyan edilmeyecek ve yıl içinde yapılan 85.000 TL tutarındaki tevkifat nihai vergi olacaktır. Tevkif edilen vergi yıllık beyanname üzerinden mahsup edilemeyecektir.
Mükellef, ikametgahını aynı zamanda iş yeri olarak kullandığından kira için ödediği 600.000 TL’nin tamamını ve genel giderler için ödediği 250.000 TL’nin yarısı olan 125.000 TL’yi kazancından indirim konusu yapabilecektir.
Mükellef, 2025 takvim yılı için ödediği 150.000 TL tutarındaki Bağ-Kur primini gider olarak indirebilecektir.
GVK’nın 89 uncu maddesinin birinci fıkrasının (11) numaralı bendine göre, Türkiye Kızılay Derneğine makbuz karşılığında yapılan 50.000 TL olan bağışın tamamı gelir vergisi beyannamesinde indirebilecektir.
|
Toplam serbest meslek hasılatı (7.500.000) |
7.500.000 TL |
|
Toplam giderler - Kira: 600.000 TL - Aydınlatma, ısıtma, su: 125.000 TL |
725.000 TL |
|
Serbest meslek kazanç tutarı (7.500.000 – 725.000) |
6.775.000 TL |
Yukarıda yapılan açıklamalara göre mükellefin 2025 takvim yılı gelir vergisi beyannamesi aşağıdaki gibi düzenlenecektir.
|
Serbest meslek kazancı |
6.775.000 TL |
|
Bağ-Kur primi |
150.000 TL |
|
Beyan edilen gelirden yapılan indirimler (bağış) |
50.000 TL |
|
Vergiye tabi gelir [6.775.000 – ( 150.000 + 50.000)] |
6.575.000 TL |
|
Hesaplanan gelir vergisi |
2.320.000 TL |
|
Hesaplanan vergi indirimi tutarı ( 2.320.000 X %5) |
116.000 TL |
|
Kesinti yoluyla ödenen vergiler |
1.500.000 TL |
|
Ödenmesi gereken gelir vergisi [2.320.000 – (116.000 + 1.500.000)] |
704.000 TL |
|
Ödenmesi gereken damga vergisi (1.189,50+294,20=) -Yıllık Beyanname: 1.189,50 - Serbest Meslek Kazançlarına İlişkin Bildirim: 294,20 |
1.483,7 TL |
32. SMK Ve Ücret Gelirinin Yıllık Beyanı
Örnek: Avukat olarak serbest meslek faaliyetinde bulunan mükellef, 2025 yılında serbest meslek kazancı yanında birden fazla işverenden tevkifatlı ve tevkifatsız ücret geliri de elde etmiştir. Ödevlinin yıllık gelir vergisi beyannamesindeki vergiye tabi geliri aşağıdaki gibi hesaplanacaktır.
|
Serbest meslek kazancı |
5.000.000 TL |
|
1. İşverenden alınan ücret (tevkifata tabi) |
800.000 TL |
|
2. İşverenden alınan ücret (tevkifata tabi) |
300.000 TL |
|
3. İşverenden alınan ücret geliri (yurtdışından tevkifatsız) |
180.000 TL |
|
Beyan edilecek gelir |
6.280.000 TL |
Ödevli serbest meslek kazancı nedeniyle mutlaka yıllık gelir vergisi beyannamesi verecektir.
Ödevlinin birden fazla işverenden elde etmiş olduğu tevkifatlı ve tevkifatsız ücret geliri tutarı olan 480.000 TL, 2025 yılı beyanname verme sınırı olan 330.000 TL’yi aştığı için tevkifatlı ve tevkifatsız ücret gelirlerini de yıllık beyannameye dahil edecektir.
Hizmet erbabının yıl içinde işveren değişikliği yapması durumunda, genel kural yeni işverenden alınacak ücret, eski işverenden aldığı ücret matrahı ile ilişkilendirilmeden sıfır matrah esas alınmak suretiyle vergilendirilecektir. Ancak, yıl içerisinde işveren değiştiren hizmet erbabı, ücret gelirine ilişkin gelir vergisi matrahını yeni işverenine bildirmek suretiyle ücretinin gelir vergisi tarifesine göre kümülatif olarak vergilendirilmesini talep edebilir. Bu durumda yeni işveren kümülatif matrahı dikkate alarak tevkifat yapacaktır.
33. SMK İle Ücret ve İşyeri/Mesken Kira Gelirinin Yıllık Beyanı
Örnek: Serbest çalışan avukatı 2025 yılındaki serbest meslek kazancı ile tevkifatlı işyeri kira geliri ve tevkifatsız mesken kira geliri tutarları şöyledir.
|
Serbest meslek kazancı |
5.000.000 TL |
|
1. İşverenden alınan ücret |
1.500.000 TL |
|
2. İşverenden alınan ücret |
320.000 TL |
|
İşyeri kira geliri (brüt-tevkifatlı) |
500.000 TL |
|
Mesken kira geliri |
400.000 TL |
|
Beyan edilecek gelir |
5.900.000 TL |
Ödevli, serbest meslek kazancı nedeniyle mutlaka yıllık beyanname verecektir. Ödevlinin birden fazla işverenden elde etmiş olduğu ücret geliri tutarı olan 320.000 TL, 2025 yılı beyanname verme sınırı olan 330.000 TL’yi aşmadığı için tevkifatlı ücret gelirlerini yıllık beyannameye dahil etmeyecektir.
Mükellef 5.000.000 TL serbest meslek kazancı ile tevkifatlı 500.000 TL’lik işyeri kira geliri ve 400.000 TL mesken kirası toplandığında GVK’nın 86/1-c maddesine göre 2025 yılı için beyanname verme sınırı olan 330.000 TL’yi aştığından, 5.900.000 TL geliri beyan edecektir.
Serbest meslek kazancından ve işyeri kira gelirinden yıl içinde kesilen vergiler, hesaplanan vergiden mahsup edilebilecektir. Mükellef serbest meslek kazancı için beyanname verdiğinden, 47.000 TL’lik mesken istisnasından yararlanamayacaktır.
34. SMK İle İşyeri Kira Gelirinin Yıllık Beyanı
Örnek: Serbest meslek faaliyetinde bulunan avukat, 2025 yılında elde ettiği serbest meslek kazancı yanında tamamı tevkif yoluyla vergilendirilmiş işyeri kira geliri elde etmiştir.
|
Serbest meslek kazancı |
5.000.000 TL |
|
İşyeri kira geliri (Brüt-Tevkifatlı) |
310.000 TL |
|
Beyan edilecek gelir |
5.310.000 TL |
Mükellef, 5.000.000 TL tutarındaki serbest meslek kazancı nedeniyle mutlaka yıllık beyanname verecektir. Serbest meslek kazancı ve tevkifatlı işyeri kira geliri tutarının toplamı olan 5.310.000 TL, GVK’nın 86/1-c maddesine göre 2025 yılı için 330.000 TL’lik beyan sınırını aştığından, serbest meslek kazancı ile beraber tevkifatlı işyeri kira gelirini de beyan edecektir.
35. Yıllık Beyannamede Yapılacak İndirimler
Serbest meslek erbabı, kazanç temin etmemiş olsa bile yıllık beyanname vermek zorundadır. İndirim konusu yapılamayan tutar sonraki yıllara devretmez. 193 sayılı GVK’nın 89. maddesine göre, yıllık beyannamede beyan edilen gelir tutarından indirim konusu yapılabilecek harcamalar şöyledir:
• Hayat/şahıs sigorta primleri,
• Eğitim ve sağlık harcamaları,
• Engellilik İndirimi (bakmakla yükümlü olduğu engelli kişi bulunan serbest meslek erbabı da yararlanır.),
• Beyan edilecek gelirden sınırlı olarak indirilebilecek bağış ve yardımlar ile tamamı indirilebilecek bağış ve yardımlar,
• Sponsorluk harcamaları,
• Cumhurbaşkanınca başlatılan yardım kampanyalarına makbuz karşılığı yapılan ayni ve nakdi bağışlar,
• İktisadi işletmeleri hariç, Türkiye Kızılay Derneğine ve Türkiye Yeşilay Cemiyetine makbuz karşılığı yapılan nakdi bağış ve yardımlar,
• Türkiye’den yurt dışı mukim kişi ve/veya kurumlara verilen hizmetlerden sağlanan kazançlara ilişkin indirim,
• Diğer kanunlara göre tamamı indirilecek bazı bağış ve yardımlar.
36. Genç Avukatlarda Vergi ve Sigorta Prim Teşviki
Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 20 nci maddesinde yer alan düzenlemeye göre; ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle adlarına ilk defa gelir vergisi mükellefiyeti tesis olunan ve mükellefiyet başlangıç tarihi itibarıyla yirmi dokuz yaşını doldurmamış tam mükellef gerçek kişilerin, faaliyete başladıkları takvim yılından itibaren üç vergilendirme dönemi boyunca elde ettikleri bu kazançlarının 103 üncü maddede yazılı tarifenin ikinci diliminde yer alan tutara kadar olan kısmı, belirlenen şartlarla gelir vergisinden müstesnadır.
Buna göre, 2025 yılı için uygulanacak istisna tutarı 330.000 Türk lirası olup bu tutar her yıl vergi tarifesine göre güncellenecektir. 2026 yılında geçerli olan vergi tarifesine göre, 2026 yılında uygulanacak istisna tutarı ise 400.000 TL’dir. Bu istisnanın, bu Kanunun 94 üncü maddesi uyarınca tevkif suretiyle ödenecek vergiye etkisi yoktur. Buna göre;
• İstisnadan ticari, zirai veya mesleki faaliyet nedeniyle adlarına ilk defa gelir vergisi mükellefiyeti tesis olunanlardan Kanunda öngörülen şartları taşıyanlar yararlanır.
• İstisna, her vergilendirme döneminde yıllık olarak belirlenen tutar kadar uygulanacak olup, bir vergilendirme döneminde istisna tutarının altında kazanç elde edilmesi durumunda ise istisnadan yararlanılmayan tutar ertesi yıla devredilemez.
Ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle adlarına ilk defa gelir vergisi mükellefiyeti tesis olunanların, vergi teşvikinden yararlanabilmesi için aşağıdaki şartları taşıması gerekmektedir:
• İşe başlamanın kanuni süresi içinde bildirilmiş olması.
• Kendi işinde bilfiil çalışılması veya işin kendisi tarafından sevk ve idare edilmesi (Çırak, kalfa veya yardımcı işçi çalıştırmak ya da seyahat, hastalık, askerlik, tutukluluk ve hükümlülük gibi zaruri ayrılmalar dolayısıyla geçici olarak işinde bilfiil çalışmamak bu şartı bozmaz.).
• Faaliyetin adi ortaklık veya şahıs şirketi bünyesinde yapılması halinde işe başlama tarihi itibarıyla ortakların tamamının tüm şartları taşıması.
• Faaliyeti durdurulan veya faaliyetine devam eden bir işletmenin ya da mesleki faaliyetin (ölüm nedeniyle faaliyetin eş ve çocuklar tarafından devralınması hali hariç olmak üzere) eş veya üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) kan veya kayın hısımlarından devralınmamış olması.
• Mevcut bir işletmeye veya mesleki faaliyete sonradan ortak olunmaması.
Genç girişimcilerde kazanç istisnasının özelliği, istisna kapsamındaki faaliyetlerden kazanç elde edilmemesi veya istisna haddinin altında kazanç elde edilmesi hallerinde dahi yıllık beyanname verilmesi gerekmektedir. Yıllık beyannamede üç yıl süresince her yıl için geçerli olan tutar gelir vergisinden istisna edilecektir. 2025 yılı için uygulanacak istisna tutarı 330.000 TL’dir. Genç girişimcilerde kazanç istisnasından yararlanma şartları ve uygulamaya ilişkin ayrıntılı açıklamalar 292 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde yer almaktadır.
7566 sayılı Kanunla, 5510 sayılı Kanunun 81 inci maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde yer alan, genç girişimcilere sağlanan bir yıllık prim desteği uygulaması 2026 yılı Ocak ayı başından itibaren yürürlükten kaldırılmıştır. 193 sayılı GVK’nın mükerrer 20 nci maddesi kapsamında genç girişimcilerde kazanç istisnasından faydalanma devam etmektedir.
37. Vergiye Uyumlu Mükelleflere %5 Vergi İndirimi
193 sayılı GVK’nın mükerrer 121 inci maddesi hükmü uyarınca; ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle gelir vergisi mükellefi olanlar ile kurumlar vergisi mükelleflerinden (finans ve bankacılık sektörlerinde faaliyet gösterenler, sigorta ve reasürans şirketleri ile emeklilik şirketleri ve emeklilik yatırım fonları hariç olmak üzere), maddede belirtilen şartları taşıyanların yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannameleri üzerinden hesaplanan verginin %5'i, ödenmesi gereken gelir veya kurumlar vergisinden indirilir. Ancak, hesaplanan indirim tutarı, her hâl ve takdirde yıllık olarak belirlenen tutardan fazla olamaz.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359 uncu maddesinde sayılan kaçakçılık suçları ve cezaları işlediği tespit edilenler, %5 vergi indiriminden yararlanamazlar. 332 seri no.lu GVGT ile bu tutar, 1/1/2026 tarihinden itibaren verilmesi gereken yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinde uygulanmak üzere 12.000.000 TL olarak belirlenmiştir. Dolayısıyla, 2025 yılına ilişkin olarak Mart-Nisan/2026 aylarında verilecek gelir ve kurumlar vergisi beyannamesinde belirlenen bu yeni tutar olan 12.000.000 TL dikkate alınacak ve hesaplanan indirim tutarı, her hâl ve takdirde yıllık olarak belirlenen bu tutardan fazla olamayacaktır.
%5 vergi indiriminden yararlanan mükelleflerin, öngörülen şartları taşımadığının Gelir İdaresi tarafından sonradan tespiti hâlinde, ilgili vergilendirme döneminde indirim uygulaması dolayısıyla ödenmeyen vergiler, vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın tarh edilerek mükelleften gecikme faizi ile birlikte geri alınacaktır.
Gelir vergisi mükelleflerinin yararlanacağı indirim tutarı, ticari, zirai veya mesleki faaliyet nedeniyle beyan edilen kazançların toplam gelir vergisi matrahı içerisindeki oranı dikkate alınmak suretiyle hesaplanan gelir vergisi esas alınarak tespit edilir.
Örnek: 2025 yılında serbest avukatlık faaliyetinden dolayı gelir vergisi mükellefi olan mükellef, vergi indiriminden yararlanma şartlarının tamamını taşımakta olup 2025 takvim yılında 6.000.000 TL serbest meslek kazancı, 550.000 TL alacak faizi elde etmiştir. Mükellef, bu dönemde 900.000 TL geçici vergi, 750.000 TL de tevkif suretiyle kesilen vergi ödemiştir.
Buna göre, mükellefin Mart/2026 ayında vereceği Gelir Vergisi Beyannamesinde %5 vergi indiriminden yararlanması şöyle olacaktır.
|
Serbest Meslek Kazancı |
6.000.000 TL |
|
Menkul Sermaye İradı |
550.000 TL |
|
Gelir Vergisi Matrahı (6.000.000 + 550.000) |
6.550.000 TL |
|
Hesaplanan Gelir Vergisi |
2.310.000 TL |
|
Serbest Meslek Kazancı/Gelir Vergisi Matrahı (6.000.000 / 6.550.000) |
%91 |
|
Hesaplanan Gelir Vergisinin Serbest Meslek Kazancına İsabet Eden Kısmı (2.310.000 X 0,91) |
2.102.100 TL |
|
Hesaplanan Vergi İndirimi Tutarı (2.102.100 X %5) |
105.105 TL |
|
Mahsup Edilecek Vergi Toplamı (900.000 + 750.000) |
1.650.000 TL |
|
Ödenmesi Gereken Vergi (2.310.000 – 1.650.000) |
660.000 TL |
|
Vergi İndirimi Tutarı |
105.105 TL |
|
Ödenecek Gelir Vergisi (660.000 – 105.105) |
554.895 TL |
|
Ödenecek Damga Vergisi (1.189,50+294,20=) -Yıllık Beyanname: 1.189,50 - Serbest Meslek Kazançlarına İlişkin Bildirim: 294,20 |
1.483,7 TL |
38. Yıl İçinde Kesilen Vergilerin Yıllık Beyannamede Mahsup Ve İadesi
252 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde, tevkif yoluyla kesilen vergilerin yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir veya kurumlar vergisinden mahsubu ve kalan kısmın iadesi, geçici verginin mahsup ve iadesi ile bu vergilere ait vergi hatalarından kaynaklanan iade işlemlerine ilişkin düzenleme ve açıklamalar yer almaktadır.
Yıllık beyannamede gösterilen gelire dâhil kazanç ve iratlardan Gelir Vergisi Kanununa göre kesilmiş bulunan vergiler, beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilir, mahsubu yapılan miktar gelir vergisinden fazla olursa aradaki fark vergi dairesince mükellefe bildirilir ve mükellefin tebliğ tarihinden itibaren bir yıl içinde müracaatı üzerine kendisine red ve iade edilir.
Tevkif suretiyle ödenen gelir ve kurumlar vergisinin yıllık beyannamede hesaplanan vergiden mahsup edildikten sonra kalan tutarı mükelleflere mahsuben veya nakden iade edilmektedir.
Yıllık beyannamede mahsup sonrası kalan kısmının diğer vergi borçlarına mahsup talebi, tutarına bakılmaksızın ve inceleme raporu ve teminat aranılmadan yerine getirilir.
Nakden iade taleplerinde ise belirlenen tutarlara göre; nakit iade, YMM raporuna istinaden iade ve inceleme raporuna göre iade işlemleri gerçekleştirilmektedir. Buna göre, gelir ve kurumlar vergisi uygulamasında 2026 takvim yılı nakden iade hadleri;
Nakden iade edilecek tutarın 2026 takvim yılı için 426.000 TL’yi geçmemesi halinde iade talebi, iade talep dilekçesi ile birlikte, eklenecek belgelerin eksiksiz ibraz edilmesi kaydıyla inceleme raporu ve teminat aranmaksızın yerine getirilir. Serbest meslek kazancı elde edenler için tevkif yoluyla kesilen vergilerin vergi sorumlusu adına tahakkuk ettiğini gösteren belgenin onaylı örneğinin ibraz edilmesi yeterlidir. Mükellefler, ortağı bulundukları adi ortaklık veya kollektif şirketlerin müteselsilen sorumlu oldukları vergi borçlarına da mahsuben iade talebinde bulunabilirler. Nakden yapılacak iade taleplerinin 2026 takvim yılı için 426.000 TL’yi aşması halinde, 426.000 TL’yi aşan kısım VUK’a göre düzenlenecek vergi inceleme raporuna göre iade edilir.
Bu durumda, 2025 yılı gelirleri için Mart/2026 ayında verilecek gelir vergisi beyannameleri ile 2026 yılı kazançları için Nisan/2026’da verilecek kurumlar vergisi beyannamelerinden kaynaklanan iade alacaklarının nakden iadesinde 2026 yılı için belirlenen bu hadler dikkate alınacaktır (https://www.gib.gov.tr/yardim-kaynaklar/yararli-bilgiler/Gelir ve Kurumlar Vergisi Nakden İade Hadleri).
39. Yıllık Beyannamede Geçici Verginin Mahsubu ve İadesi
2025 yılında üçer aylık dönemler halinde tahakkuk ettirilerek tahsil edilen geçici vergi, Mart/2026’da verilecek yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilir. Mahsup edilemeyen tutar mükellefin diğer vergi borçlarına mahsup edilir. Bu mahsuplara rağmen kalan geçici vergi tutarı o yılın sonuna kadar yazılı olarak talep edilmesi halinde mükellefe red ve iade edilir.
Mahsup işleminin yapılabilmesi için, tahakkuk ettirilmiş geçici verginin ödenmiş olması gerekmektedir. Geçici vergi dönemleri itibarıyla tahakkuk ettirilmiş, ancak ödenmemiş bulunan geçici verginin yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir veya kurumlar vergisinden mahsup edilmesi mümkün değildir. Tahakkuk ettirilmiş ancak ödenmemiş olması dolayısıyla yıllık beyanname üzerinden hesaplanan vergiden mahsup imkânı bulunmayan geçici vergi tutarları terkin edilir. Terkin edilen geçici vergi tutarı için vade tarihinden terkin edilmesi gereken tarih olan yıllık beyannamenin verilmesi gereken kanuni sürenin başlangıç tarihine kadar gecikme zammı uygulanır.
Ödenen geçici vergi tutarının, geçici verginin ilgili olduğu döneme ilişkin olarak verilen beyanname üzerinden hesaplanan gelir veya kurumlar vergisinden fazla olması halinde, mahsup edilemeyen tutar mükellefin diğer vergi borçlarına mahsup edilir. Mahsup işleminin yapılabilmesi için yazılı başvuru şartı aranmaz. Söz konusu mahsup işlemi ilgili vergi dairesince re’sen yapılır. Mahsup işlemi yıllık beyannamenin verildiği tarih esas alınarak yerine getirilir. Mahsubu yapılacak vergi borçları için vade tarihinden, yıllık beyannamenin verildiği tarihe kadar gecikme zammı uygulanır. Mahsup sonucu iadesi gereken miktarın bulunması ve bu tutarın beyannamenin ilgili tablosuna yazılmış olması, mükellefçe yazılı olarak yapılmış iade talebi olarak kabul edilir.
Yıllık beyannamenin ilgili tablosunda/satırında gösterilmeyen geçici verginin mahsuben veya nakden iade edilebilmesi için o yılın sonuna kadar elektronik ortamda, 429 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ekindeki iade talep dilekçesi (1B) kullanılarak başvuruda bulunulması gerekir. Geçici verginin gerek mahsuben gerekse nakden iadesinde herhangi bir tutar sınırlaması olmayıp, geçici verginin ödenmiş olması yeterlidir. Geçici vergiye ilişkin iade taleplerinde teminat ve inceleme raporu aranmaz.
40. Sonuç
Serbest meslek faaliyeti, sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari niteliği olmayan işlerin işverene bağlı olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır. Gelir Vergisi Kanununun 18, mükerrer 20, 31, 65, 66, 67, 68, 69, 85, 86, 94, 103, mükerrer 120, 121 ve mükerrer 121. maddelerinde serbest meslek kazançlarının vergilendirilmesine ilişkin temel hükümlere yer verilmiştir.
2025 yılına ilişkin Yıllık Beyannameyi Mart/2026’da veren serbest meslek erbaplarının, yıllık beyannamede yıl içinde ödedikleri geçici vergi ve tevkif suretiyle kesilen verginin mahsubu sonrası iade doğması durumunda, talepte bulunmaları ve gerekli belgeleri ibraz etmeleri gerekmektedir. 99 Seri No.lu Gelir Vergisi Sirkülerinde belirtildiği üzere; elektronik ortamda beyanname gönderme zorunluluğu olan gelir vergisi mükelleflerinin iade taleplerini Gelir ve Kurumlar Vergisi Standart İade Sistemini (GEKSİS) kullanmak suretiyle yapmaları gerekmektedir.
Bu çalışmada, bir işyeri açmak suretiyle serbest meslek faaliyetinde bulunan avukatların vergilendirilmesinde özellik arz eden; gelir vergisi tevkifatı, KDV tevkifatı, e-SMM ve gider pusulası düzenleme, avukatlık vekalet ücretinde tevkifat ve belge düzeni, bilirkişilik ve arabuluculuk faaliyeti, mesleki faaliyet için yapılan giderlerin indirimi, yıllık beyanname verme durumu ile ücretli olarak çalışılması durumunda vergilendirme süreçleri incelenmiştir.
Gelir vergisi mükellefi olan serbest çalışan avukatların yıllık beyanlarını gerçeğe uygun yapmaları çok önemli olup Gelir İdaresi veya Vergi Denetim Kurulu tarafından yapılacak analiz çalışmaları sonucunda eksik beyanın tespiti halinde bir kat vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi birlikte eksik tahakkuk eden gelir vergisinin geri alınacağı unutulmamalıdır.
*Bu yazıda yapılan açıklamalar, tamamıyla yazarına ait olup, hiçbir şekilde yazarın çalıştığı kurumunu bağlamaz, kurumunun görüşü olarak kullanılamaz ve değerlendirilemez.
KAYNAKLAR