Makaleler

TÜRKİYE'DE YERLEŞMİŞ SAYILAN KİŞİLERİN YURT DIŞI KAZANÇLARININ 20 YIL GELİR VERGİSİNDEN İSTİSNA EDİLMESİ

08.06.2026

 

İmdat TÜRKAY/Gelir İdaresi Grup Başkanı

Özet:  Ülkemize döviz getirilmesini teşvik etmek ve ekonomik canlılığı artırmak amacıyla, 7582 sayılı Kanunla 193 sayılı GVK’nın mükerrer 20/D maddesinde yapılan düzenlemeye göre; Türkiye'de yerleşmiş sayılan gerçek kişilerin, Türkiye'de yerleşmiş sayılmasından önceki son 3 takvim yılında Türkiye'de ikametgahının ve vergi mükellefiyetinin bulunmaması şartıyla Türkiye dışında elde ettiği kazanç ve iratları 20 yıl boyunca gelir vergisinden istisna edilmiştir. Ayrıca, istisnadan yararlanılan süre içerisinde veraset ve intikal vergisine tabi veraset yoluyla mal intikallerinde vergi %1 oranında uygulanacaktır.

Anahtar kelimeler: 7582 sayılı Kanun, 193 sayılı GVK mükerrer 20/D maddesi, İngiltere “Non-Dom” Modeli, Türkiye'de yerleşik olmayan/mükellef olmayan gerçek kişiler, 20 yıl gelir vergisi istisnası.

 

1. Giriş

21.05.2026 tarih ve 7582 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 04.06.2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. 7582 sayılı Kanunla yapılan düzenlemeye ile Ülkemize döviz girişinin teşvik edilmesi ve ekonomik canlılığın artırılması amacıyla, Türkiye'de yerleşik olmayan ve vergi mükellefiyeti bulunmayan gerçek kişilerin yurt dışından elde ettiği kazançlar 20 yıl süreyle gelir vergisinden istisna edilmiştir.

193 sayılı GVK’nın mükerrer 20/D maddesinde yapılan düzenlemeye göre; l/l/2026 tarihinden itibaren Türkiye'ye yerleşmiş sayılanlara uygulanmak üzere;  Türkiye’ye yeni yerleşen ve son 3 yılda Türkiye’de mükellefiyeti bulunmayan gerçek kişilerin, yurt dışından elde ettikleri kazanç ve iratları 20 yıl boyunca gelir vergisinden istisna edilmektedir.

Yine 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 16 ncı maddesinde yapılan düzenleme ile söz konusu gelir vergisi istisnasından yararlananlardan, anılan istisna için öngörülen süre dahilinde gerçekleşen veraset yoluyla mal intikalinde vergi oranı %1 olarak uygulanacaktır.

Özetle, Türkiye’de yerleşmiş sayılmasından önceki son üç takvim yılında Türkiye’de yerleşmiş sayılmama ve vergi mükellefiyeti bulunmama şartlarını sağlayan gerçek kişilerce, Türkiye dışında elde edilen kazanç ve iratlara yönelik olarak 20 yıl süreyle gelir vergisi istisnası düzenlenmektedir. Ayrıca, bu istisnasından yararlanan kişilerin, istisna süresi içerisinde gerçekleşen veraset yoluyla mal intikallerinde, verginin %1 oranında uygulanması sağlanmaktadır.

 

2. Yurt Dışından Elde Edilen Kazanç Ve İratlar İçin Getirilen Vergi İstisnasının Gerekçesi

193 sayılı GVK’nın mükerrer 20/D maddesinde yapılan düzenlemenin gerekçesinde; Gelir Vergisi Kanunu’nun 3 üncü maddesine göre, Türkiye'de yerleşmiş olanlar ve resmi daire ve müesseselere veya merkezi Türkiye'de bulunan teşekkül ve teşebbüslere bağlı olup adı geçen daire, müessese, teşekkül ve teşebbüslerin işleri dolayısıyla yabancı memleketlerde oturan Türk vatandaşlarının Türkiye içinde ve dışında elde ettiği kazançların tamamı vergilendirilmektedir. Kanunun 4 üncü maddesinde yerleşme sayılan hallerin neler olduğu açıklanmıştır.

Yurt dışı örnekleri incelendiğinde pek çok ülkenin belirli şartları sağlayan yabancı gerçek kişilere vergisel avantaj sağladığı; şartları sağlayanların yalnızca ülke içinde elde ettiği kazanç ve iratları vergilendirme yoluna gittiği; yurt dışı kaynaklı kazanç ve iratları vergiden müstesna tuttuğu görülmektedir. Maddeyle, benzer ülke örnekleri dikkate alınarak, son üç takvim yılında Türkiye'de yerleşmiş sayılmama ve vergi mükellefiyeti bulunmama şartlarını sağlayan gerçek kişilerce Türkiye dışında elde edilen kazanç ve iratlar gelir vergisinden müstesna tutulmaktadır. Böylelikle ülkemize döviz getirilmesini teşvik etmek amaçlanmaktadır.

Ayrıca, gerçek kişilerce içinde bulunulan yıl ile önceki yıllarda Türkiye içerisinde gayrimenkul sermaye iradı, menkul sermaye iradı ve değer artışı kazancı elde edilmesinin, bu madde kapsamında Türkiye'de vergi mükellefiyetinin bulunmaması şartının ihlali anlamına gelmeyeceği düzenlenmektedir. Söz konusu kişilerin Türkiye içerisinde elde ettiği kazanç ve iratların ise istisna kapsamı dışında olup genel hükümlere göre vergilendirileceği hüküm altına alınmaktadır.

Öte yandan yapılan düzenlemeyle, yurtdışı kazanç ve iratlardan doğan gider ve maliyetlerin, Türkiye içinde elde edilen vergiye tabi kazanç ve iratların tespitinde dikkate alınmaması, yabancı memleketlerde elde edilen kazanç ve iratlardan mahallinde ödenen vergilerin de Türkiye'de tarh edilen gelir vergisinden mahsup edilmemesi amaçlanmaktadır.

CoinTR’nin CEO’su Ali Eşelioğlu’nun Dünya Gazetesindeki 1 Haziran 2026 tarihli “İstanbul Finans Merkezi dijital varlıklarda bölgesel üs olabilir mi?” adlı yazısında da belirtmiş olduğu üzere; 7582 sayılı Kanunla yapılan son düzenlemeler ile Türkiye’ye yeni yerleşen gerçek kişilerin yurt dışı kazançlarına yönelik 20 yıllık gelir vergisi istisnası, küresel girişimciler, teknoloji uzmanları ve dijital finans profesyonelleri açısından dikkat çekici bir avantaj sunmaktadır. Bu tür teşvikler, yalnızca şirketleri değil, sektörün ihtiyaç duyduğu insan kaynağını da çekebilme kapasitesi sunmaktadır.

Vergi avantajı ile birlikte öngörülebilir düzenlemeler, lisans süreçlerinin etkin ve hızlı işlemesi, finansal sistemle entegrasyon ve uluslararası yatırımcı güveni bu sürecin belirleyici unsurları olmaya devam edecektir. Bugün ortaya çıkan bu tablo, İstanbul Finans Merkezinin yalnızca geleneksel finans açısından değil, blok zinciri, tokenizasyon ve dijital varlık ekonomisi bakımından da bölgesel ölçekte bir merkez haline gelme potansiyeli taşıdığı görülmektedir.

 

3. 193 sayılı GVK’nın Mükerrer 20/D Maddesinde Yapılan Düzenlemeye Göre Yurt Dışından Elde Edilen Kazanç Ve İratlar İçin Vergi İstisnası

7582 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 4. Maddesi ile 193 sayılı Kanuna mükerrer 20/C maddesinden sonra gelmek üzere Mükerrer 20/D maddesi eklenmiştir. 193 sayılı GVK’nın "Yurt dışından elde edilen kazanç ve iratlar için vergi istisnası” başlıklı Mükerrer 20/D maddesinde yer alan hükme göre;

  • Türkiye'de yerleşmiş sayılan gerçek kişilerin, Türkiye'de yerleşmiş sayılmasından önceki son üç takvim yılında Türkiye'de ikametgahının ve vergi mükellefiyetinin bulunmaması şartıyla Türkiye dışında elde ettiği kazanç ve iratları yirmi yıl boyunca gelir vergisinden müstesnadır.
  • Birinci fıkra kapsamındaki gerçek kişilerin bu madde kapsamına girmeden önce, Türkiye'de elde ettiği gayrimenkul sermaye iradı, menkul sermaye iradı veya değer artışı kazancı nedeniyle mükellefiyetinin bulunması bu istisnadan yararlanmasına engel teşkil etmez.
  • Bu kazanç ve iratlar için yıllık beyanname verilmez, diğer gelirler nedeniyle beyanname verilmesi halinde de bu gelirler beyannameye dahil edilmez.
  • İstisna kazanç ve iratlara ilişkin gider ve maliyetler, vergiye tabi kazanç ve iratların tespitinde dikkate alınmaz.
  • Bu istisna kapsamındaki kazanç ve iratlar nedeniyle yabancı memleketlerde ödenen vergiler Türkiye'de tarh edilen gelir vergisinden mahsup edilemez.
  • İstisnaya ilişkin şartların taşınmadığının sonradan tespit edilmesi halinde tahakkuk ettirilmeyen vergiler, ziyaa uğramış sayılır.
  • Hazine ve Maliye Bakanlığı maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.

7582 sayılı Kanunla yapılan bu düzenleme, l /l/2026 tarihinden itibaren Türkiye'ye yerleşmiş sayılanlara uygulanmak üzere kanunun yayım tarihi olan 04.06.2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Konu hakkında Gelir İdaresi tarafından 333 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğ Taslağı hazırlanmış olup Başkanlığın internet sayfasında 4.6.2026 tarihinde kamuoyunun görüş ve önerilerine açılmıştır. Genel Tebliğ Taslağında uygulamanın usul ve esasları açıklanmış olup önümüzdeki süreçte söz konusu genel tebliğin Resmi Gazete’de yayınlanması beklenmektedir.

(https://www.gib.gov.tr/duyuru-arsivi/guncel/18115_333_seri_no.lu_gelir_vergisi_genel_teblig_taslagi_hazirlandi)

Yapılan yasal düzenlemeye göre; Türkiye'de yerleşik olmayan (dar mükellef) gerçek kişilerin, Türkiye'de ikamet etmeden önceki son 3 yıl boyunca vergi mükellefiyeti bulunmaması şartıyla, yurt dışından elde ettikleri kazançları gelir vergisinden istisna tutulmaktadır. İngiltere, İspanya ve Yunanistan gibi ülkelerde uygulanan bu düzenleme, yüksek vasıflı çalışanları ve gerçek kişi yatırımcıları ülkemize çekmeyi hedeflemektedir. Türkiye'de yerleşik sayılmayan ve son üç takvim yılında ikametgâhı/mükellefiyeti olmayan yabancılar ve yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları istisna kapsamında bulunmaktadır. Yurt dışında elde edilen tüm kazanç ve iratlar (yedi gelir unsuru) gelir vergisinden istisna edilmektedir.

 

4. İstisnadan Yararlanılan Süre İçerisinde Veraset Ve İntikal Vergisine Tabi Veraset Yoluyla Mal İntikallerinde Verginin %1 Oranında Alınması

Maddeyle, ülkemize yabancı kaynak girişini teşvik ederek 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 20/D maddesiyle Türkiye dışında elde edilen kazanç ve iratları gelir vergisinden müstesna tutulanlardan, bahse konu istisnadan yararlanılan süre içerisinde veraset ve intikal vergisine tabi veraset yoluyla mal intikallerinde verginin %1 oranında alınması sağlanmıştır.

7582 sayılı Kanunun 2. Maddesi ile 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu’nun 16 ncı maddesine ikinci fıkrasından sonra gelmek üzere; "31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20/D maddesi kapsamında gelir vergisi istisnasından yararlananlardan, mezkur istisna için öngörülen süre dahilinde gerçekleşen veraset yoluyla mal intikalinde vergi oranı %1 olarak uygulanır." fıkrası eklenmiştir. Bu düzenleme, Kanunun Resmi Gazete’de yayımlandığı 04.06.2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Bilindiği üzere, 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu’nun 16 ncı maddesinde veraset ve intikal vergisinin hesaplanacağı matrah ve oranlar yer almaktadır. 57 Seri No'lu Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu Genel Tebliği ile 01.01.2026 tarihinden itibaren geçerli olan tarifeye göre, veraset yoluyla intikallerde belirlenen matrahlara göre uygulanan vergi oranları %1, 3, 5, 7, 10 olarak uygulanmaktadır.

Yapılan düzenlemeye göre; 193 sayılı GVK’nın mükerrer 20/D maddesi kapsamında gelir vergisi istisnasından yararlananlardan, söz konusu istisna için öngörülen süre dahilinde yani yirmi yıl boyunca gerçekleşen veraset yoluyla mal intikalinde vergi oranı %1 olarak uygulanacaktır.

 

5. İngiltere ve İspanya’daki Benzer Uygulamalar

Gelir vergisi sistemimize yeni giren ve şartları sağlayanların yararlanabileceği yurtdışı kazanç istisnası hakkında daha önce yurtdışında bazı ülkelerde uygulanan benzer düzenlemeler hakkında yapılan değerlendirmeler kamuoyunda yer almaktadır. Benzer teşvikler ve vergi rejimleri şu anda İngiltere, İspanya, Yunanistan, İtalya ve İsviçre gibi çeşitli Avrupa ülkelerinde uygulanmaktadır.

  • İngiltere İkamet Dışı Statü “Non-Dom” Modeli (Non-Domicile)

Non-dom modelinde, bir kişinin bir ülkede yaşamasına rağmen, o ülkeyi kalıcı yerleşim yeri saymaması nedeniyle özellikle yurt dışı gelirleri bakımından daha sınırlı vergilendirilmesi anlamına gelmektedir.

Bu sistem tarihsel olarak en çok Birleşik Krallık (İngiltere) da kullanılmıştır. Örneğin, Birleşik Krallık vatandaşı olan bir kişinin "non-dom" statüsüne sahip olması, İngiliz yasalarına göre başka bir ülkede ikamet eden kişi olarak kabul edildiği ve yalnızca o ülkede elde ettiği gelir üzerinden vergi ödediği, dünya genelindeki geliri üzerinden vergi ödemediği anlamına gelmektedir. Vergi statüsü, uyruğa bakılmaksızın ikamet ve yerleşim yerine göre belirlenmektedir. Yapılan değişiklikler sonucunda halen İngiltere’de yabancı uyruklulara yönelik olarak 4 yıllık geçici bir vergi muafiyeti sistemi uygulanmaktadır.

  • İspanya’da Uygulanan ‘Beckham Yasası’

Vergi sistemimize yeni giren bu düzenlemenin “Beckham Law” adıyla İspanya’nın yabancı çalışanları ve yüksek gelirli profesyonelleri ülkeye çekmek için uyguladığı özel bir vergi rejimidir. Adını, 2003’te David Beckham’ın Real Madrid’e transferinden sonra almıştır. Yapılan düzenleme ile kamuoyunda İngiliz futbolcu David Beckham adıyla anılan ve İspanya’da ilk örneği geliştirilen ‘Beckham Yasası’ olarak bilinen özel vergi mevzuatının bir benzeri vergi sistemimize girmiş bulunmaktadır.

Normalinde İspanya’da vergi mükellefi olan biri dünya çapındaki gelirlerinin tamamı üzerinden vergilendirilmektedir. Yani bizde olduğu gibi ülkede tam mükellef olan birinin yurtiçi ve yurtdışı tüm gelirleri toplanmakta ve hesaplanacak gelir vergisi, matraha göre artan oranlı olarak uygulanmaktadır. Beckham rejiminde ise belirli şartları sağlayan yabancılar, bir süre boyunca “yerleşik olmayan” gibi vergilendirilmekte ve böylece özellikle yurtdışı gelirleri için ciddi bir vergi avantajı sağlanmaktadır.

Uygulamanın şartlarına bakıldığında; son 5 yıl içinde İspanya’da vergi mukimi olmamış olmak, iş nedeniyle İspanya’ya taşınmak, İspanyol işverenle çalışma ilişkisi bulunması (veya bazı girişimci/startup durumları) ve başvurunun taşındıktan kısa süre sonra yapılması gibi hususlar yer almaktadır. Bu sistem başlangıçta sadece futbolcular için uygulanmış ancak daha sonra; teknoloji çalışanları, startup kurucuları, uzaktan çalışanlar ve yönetici ve uzman profesyonelleri de kapsayacak şekilde genişletilmiştir.

 

6. Türk Vergi Sistemine Yeni Giren Bu Düzenleme Hakkında Yorumlar (Avantajlar ve Eleştiriler)

Bu sistem bir ülkede vergi mükellefi olarak yaşayan ancak o ülkeyi kalıcı yerleşim yeri saymayan kişilere sağlanan özel bir vergi statüsüdür. Bu sistemde kişi, yerel gelirleri için vergi öderken, yurt dışındaki gelirleri ya hiç vergilendirilmez ya da çok düşük sabit bir vergiye tabi tutulmaktadır. Bu sistem, bazı ülkeler tarafından yüksek servete sahip yabancı yatırımcıları, iş insanlarını ve emeklileri çekmek için bir vergi planlama ve rekabet aracı olarak kullanılmaktadır. Ancak, ülke içindeki yerleşik mükelleflere karşı eşitsizlik yarattığı gerekçesiyle eleştirilerde yapılmaktadır.

Sistemin avantajlarına baktığımızda; yüksek maaşlı çalışanlar için ciddi vergi tasarrufu, yurtdışı yatırım gelirlerinde avantaj, uluslararası çalışan çekme amacı ve startup ve teknoloji ekosistemine destek sağlamaktadır. Sisteme ilişkin eleştiriler ise; yüksek gelirli yabancılara ayrıcalık sağladığı, yerli çalışanlarla vergi eşitsizliği yarattığı, “zengin dostu” politika olduğu gibi hususlardır (Agencia Tributaria (İspanya Vergi İdaresi), İspanya Göçmenlik ve Beckham Law açıklamaları). Bazı vergi uzmanlarının konuya ilişkin yorumlarına bakacak olursak, sağlanan vergi teşviklerinin uzun süreli olmaması aksi takdirde yerli mükelleflere karşı eşitsizlik yaratacağı ve vergilemede adalet ve eşitlik ilkesinin bozulacağı gibi eleştiriler yapılmaktadır.

TÜRMOB’un düzenlemeye ilişkin yaptığı değerlendirmeye göre; İspanya’da resmi adıyla Özel İspanyol İkamet Edenler Vergi Rejimi ile İspanya’ya çalışmak için taşınan yabancılar taşındıkları yıl ve sonraki 5 yıl boyunca %50’ye varan yüksek ‘yerleşik’ vergi oranları yerine %24 gibi sabit bir orandan vergilendirilmektedir. Bu düzenlemeyle yüksek vasıflı çalışanların ve yatırımcıların ülkeye çekilmesi hedefleniyor. Bu kapsamda TÜRMOB, yurtdışı kazançlarına İspanya’nın 5 yıl olarak uyguladığı vergi muafiyetinin Türkiye’de 20 yıl uygulanması kararının vergi adaletini zedeleyeceği uyarısında bulunmaktadır.

Bu düzenlemeler kapsamında genel olarak Türkiye’ye getirilen kazançlar üzerinde Türkiye’de ilave bir vergi yükü olmamaktadır. Ancak yurtdışında elde edilen kazançların bir vergi cenneti ülke ya da benzeri bir özel vergi rejiminde elde edilmesi durumunda, bu ülkede vergiye tabi olmaması halinde, bu kazançların Türkiye’de vergilendirilmemesi anlamlı olmaktadır. Dolayısıyla bu madde ile amaçlanan diğer ülkelerde vergilendirilmemiş gelirlerin Türkiye’de de vergilendirilmemesi rejimidir. Bu literatürde “çifte vergilendirmeme” olarak tanımlanmaktadır.

Yapılan bir değerlendirmeye göre, yapılan düzenleme yatay ve dikey vergi adaletini zedelenmekte ve Türkiye’de çalışıp üretenler ve tasarruf yapanlar aleyhine bir vergi rejimi ortaya çıkarmaktadır. Ayrıca bu rejim Türkiye’de, mevcut koşullarda üretip Türkiye’de tasarruf yapanların ülke dışına çıkmasına ve üç yıldan sonra Türkiye’ye tekrar dönerek rejimden faydalanmaya başlamalarına neden olabilecektir. Örneğin bugün Türkiye’den çıkıp ve üç yıl sonra gelen kişi 17 yıl boyunca bu rejimden faydalanabilecektir.  Bu ise sermaye girişinden çok çıkışına neden olabilecektir. Geçmiş dönemlerde Türk vergi sisteminde yabancılara tanınan ayrıcalıklardan yerleşiklerin de yararlanmaya başlamalarına ilişkin örnekler mevcuttur. Bu nedenle fayda ve maliyetinin dikkatlice yapılması gerektiği değerlendirilmektedir. (‘Beckham Yasası’ Modeli İspanya, 13.05.2026, https://www.ekonomim.com/ekonomi/vergide-beckham-modeli-tartismasi-haberi-893687).

 

7. Sonuç

Türkiye'ye yabancı sermaye girişi sağlamak, varlıklı kişilerin Türkiye'de yaşayıp yurt dışı gelirlerini buraya getirmelerini teşvik etmek amacıyla 7582 sayılı Kanunla 193 sayılı GVK’nın mükerrer 20/D maddesinde yapılan düzenleme vergi sistemimizde bir ilk niteliği taşımaktadır. İlk örnekleri İngiltere, İspanya ve Yunanistan gibi ülkelerde uygulanan bu düzenlemeye göre, kişinin Türkiye'de yerleşik hale gelmesinden sonraki 20 yıl boyunca gelir vergisi istisnası sağlanmakta ve yine aynı süre boyunca istisnadan yararlanan kişilerin veraset yoluyla mal intikalinde vergi oranı %1 olarak uygulanmaktadır.

Gelir Vergisi Kanununda yapılan bu düzenlemeye göre; Türkiye’de yerleşik sayılmadan önceki son üç takvim yılında Türkiye’de ikametgâhı ve vergi mükellefiyeti bulunmayan gerçek kişilerin, yurt dışında elde ettikleri kazanç ve iratlar 20 yıl boyunca gelir vergisinden istisna tutulmaktadır. İstisna kapsamındaki kazanç ve iratlar için yıllık beyanname verilmeyecek ve diğer gelirler nedeniyle beyanname verilmesi halinde de bu gelirler beyannameye dahil edilmeyecektir.

Yapılan yasal düzenlemede, Hazine ve Maliye Bakanlığının maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu belirtildiğinden, Gelir İdaresi Başkanlığının internet sayfasında 4.6.2026 tarihinde 333 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğ Taslağı görüş ve öneri almak için kamuoyu ile paylaşılmıştır.

Yurtdışı ülke uygulamaları da dikkate alındığında vergi sistemimize yeni giren bu uygulama, yüksek gelirli yabancıların ve gurbetçilerin ülkemize yerleşmesini sağlayacaktır.  Bu uygulama, özellikle farklı ülkelerde yatırımları, işletmeleri veya mülkleri olan varlıklı kişilerin Ülkemize yerleşmesi sonucunda onların vergi yüklerini azaltacaktır. Ancak, Ülkemiz bu kişilerin Türkiye’ye getirecekleri döviz ve burada yapacakları harcama, tasarruf ve elde ettikleri gelirden kazanç sağlayacaktır.

*Bu yazıda yapılan açıklamalar, tamamıyla yazarına ait olup, hiçbir şekilde yazarın çalıştığı kurumunu bağlamaz, kurumunun görüşü olarak kullanılamaz ve değerlendirilemez.

 

KAYNAKÇA

  1. 21.05.2026 tarih ve 7582 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
  2. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun Mükerrer 20/D Maddesi
  3. 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 16. Maddesi
  4. 05/05/2026 tarih ve 2/3669 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, https://tbmm.gov.tr/Yasama/Kanun-Teklifleri-Sonuc
  5. 333 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğ Taslağı (https://www.gib.gov.tr/duyuru- arsivi/guncel/18115_333_seri_no.lu_gelir_vergisi_genel_teblig_taslagi_hazirlandi)