Makaleler

VERGİ/CEZA İHBARNAMESİNİ TEBLİĞ ALAN MÜKELLEFİN YASAL HAKLARI

10.08.2026

 

İmdat TÜRKAY/Gelir İdaresi Grup Başkanı

Özet: Mükellefler veya vergi sorumluları adına vergi daireleri tarafından ikmalen, re'sen veya idarece tarh edilen vergilerle buna bağlı olarak kesilen vergi ziyaı cezası ile usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları için düzenlenen vergi/ceza ihbarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde dava açma, uzlaşma ve cezada indirim talep edilmesi mümkündür. Vergi aslına bağlı olmadan kesilen cezalar içinde bu hakların kullanılması mümkündür.

Anahtar kelimeler: Vergi/ceza ihbarnamesi, vergi ziyaı cezası, usulsüzlük/özel usulsüzlük cezası, tarhiyat sonrası uzlaşma, dava açma, cezalarda indirim.

 

1. Giriş

Mükelleflerin işe başlamadan itibaren mükellefiyetin devam ettiği hatta faaliyetin sona erdiği tarihten sonra bile süresinde verilmeyen beyannameler veya yapılan eksik beyanlar ve usul hükümlerine aykırı fiiller nedeniyle sürekli olarak karşılaşabilecekleri en temel vergisel idari işlemlerden birisi de vergi/ceza ihbarnamesinin düzenlenmesi ve mükellefe tebliğ edilmesidir.

Mükellef veya vergi sorumlusu açısından asıl süreç ise vergi/ceza ihbarnamesini tebliğ aldığı andan itibaren başlamaktadır. Çünkü ihbarnamenin tebliğinden itibaren 30 günlük yasal süre başlamakta olup mükellef veya cezaya muhatap olanların bu süre içinde dava açma, uzlaşma, cezalarda indirim haklarını kullanması ya da bu hakları kullanmayarak tahakkuk eden vergi ve cezayı kabullenerek ödemesi beklenir.

Mükellefler, adlarına tarh edilen vergi ve kesilen cezalara ilişkin olarak düzenlenen vergi/ceza ihbarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde dava açma yoluna başvurabilir. Ancak, ihbarnamede yer alan vergiye karşı uzlaşma ve cezalarda indirim talebi yapılamaz, sadece cezalara ilişkin olarak uzlaşma talebinde bulunma veya cezada indirim uygulamasından yararlanma imkanı vardır. Vergi aslı için uzlaşmanın kaldırılması sonucunda, aynı ihbarnamede yer alan vergi aslı için dava açılması, vergi ziyaı cezası için ise uzlaşma talep edilmesi mümkün hale gelmiştir.

Vergi/ceza ihbarnamesini tebliğ alan mükellef için bu idari işlemin önemi tıpkı verilen beyanname üzerine tahakkuk eden vergi gibi, ihbarnamede tarh edilen vergi ve/veya ceza da belli yasal hakların kullanılmasına göre vadesi belirlenerek ödenecek vergi ve ceza kesinleşerek tahakkuk etmektedir.

Konuya biraz daha geniş bir çerçeveden bakacak olursak, mükelleflerin vermiş oldukları beyanname üzerinden tahakkuk fişi ile yapılan vergi tarh ve tahakkuku dışında kalan her türlü vergi tarhiyatı ihbarname kuralına göre yapılmakta ve mükellefe tebliğ edilmektedir. Dolayısıyla ihbarname kuralına göre yapılacak vergi/ceza tarhiyatı ve tahakkuk işlemleri doğurduğu sonuçlar itibariyle son derece önemli bir vergisel işlemdir. Yapılan idari işleme karşı mükellefin mevcut haklarını kullanması ise katlanacağı vergi ve ceza yükünü doğrudan etkilemektedir.

 

2. Vergi/Ceza İhbarnamesinin Düzenlenme Süreci ve Tebliğ Sonrası Yasal Haklar

Vergi/ceza ihbarnamesinde en dikkat çeken hususlar şöyledir; ihbarnameyi düzenleyen vergi dairesinin adı, mükellefin vergi kimlik numarası, adı (unvanı), vergi ve cezanın tutarı, tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmadığı, neden tarhiyat yapıldığı yani yasal dayanağı, vergi ve cezanın hangi yıla veya aya ait olduğu, cezanın kesilmesine neden olan verginin türü (örneğin; Gelir Vergisi, KDV gibi) ile kesilen cezanın türü (vergi ziyaı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük) gibi hususlardır.

Vergi daireleri tarafından düzenlenen “Vergi/Ceza İhbarnamesi”; ikmalen, re'sen ve idarece tarh edilecek vergiler ile kesilecek cezalar için verginin tarhına, cezanın kesilmesine ilişkin belgenin alındığı tarihten itibaren en geç 7 gün içinde, zamanaşımlı olanlar için aynı gün sistem üzerinden düzenlenir. Ancak, kanuni süreden sonra verilen beyannamelerle pişmanlık talebiyle verilen beyannameler üzerine kesilecek cezalara ilişkin ihbarnameler, vergiye ait tahakkuk fişinin düzenlendiği gün düzenlenir.

Adi ortaklıklar, avukatlık ortaklıkları, kollektif şirketler ile adi komandit şirketler adına kesilecek ceza, ortaklık veya şirket adına verilen vergi kimlik numarası adına kesilir. Tasfiye edilerek tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmiş olan mükelleflerin, tasfiye öncesi ve tasfiye dönemlerine ilişkin her türlü vergi tarhiyatı ve ceza kesme işlemi, müteselsilen sorumlu olmak üzere, tasfiye öncesi dönemler için kanuni temsilcilerden, tasfiye dönemi için tasfiye memurlarından herhangi biri adına yapılmaktadır.

Mükellefe tebliğ edilecek ihbarnameye, tarh edilen vergi ve/veya kesilen cezanın dayanağı olan vergi inceleme raporu ve ekleri, takdir komisyonu kararı, tutanak, yoklama fişi, düzeltme fişi gibi belgelerin birer örneğinin eklenmesi zorunludur. Ayrıca, takdir komisyonu kararının temel dayanağı vergi inceleme raporu ise söz konusu rapor ve ekleri de mükellefe tebliğ edilecek ihbarnameye eklenmektedir.

İhbarnamenin dayanağı çok önemlidir zira mükellef veya cezaya muhatap olanlar; adına tarh edilen vergi ve cezanın sebebinin takdir komisyonu kararına göre mi olduğunu, yoksa denetim anında düzenlenen bir tutanağa göre kesilen özel usulsüzlük cezası mı olduğunu ya da hakkında yapılan vergi incelemesi sonucunda düzenlenen vergi inceleme raporuna göre tarh edilen vergi ve kesilen vergi ziyaı cezası mı olduğunu buradan anlayabilmektedir.

Düzenlenen vergi/ceza ihbarnamesinin; elektronik tebligat sistemi ile tebliğ edilecek olması hâlinde, elektronik belge olarak oluşturulan ihbarname elektronik imza ile imzalandığı anda tarh edilen vergi ve/veya kesilen cezanın dayanağı olan ekler ile birlikte sistem tarafından otomatik olarak muhatabın elektronik tebligat adresine iletilmektedir. Tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen 5 inci günün sonunda yapılmış sayılmaktadır.

Elektronik ortamda gönderilen beyannamelere ilişkin olarak kesilecek cezalara ait ihbarnameler sistem tarafından düzenlenir. Bu ihbarname, mükellef, vergi sorumlusu veya bunların elektronik ortamda beyanname gönderme yetkisi verdiği gerçek veya tüzel kişilere elektronik ortamda iletilmektedir.

Elektronik tebligat sisteminin dışında olanlara ise 213 sayılı VUK’nın tebliğ hükümlerine göre vergi/ceza ihbarnamesinin tebliğ edilmesi sağlanır. Posta ile ya da memur eliyle tebliğ edilecek ihbarnameler için mükelleflerin sistemden bilinen en son adres tebliğ edilir. Ayrıca, bilinen iş yeri adresi olmayanlara, 213 sayılı VUK’nın 160 ıncı maddesinin birinci fıkrası ve ilgili mevzuatı kapsamında işini bırakanlara veya aynı maddenin ikinci fıkrası ve ilgili mevzuatı kapsamında işini bırakmış addolunanlara tebliğ doğrudan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılır.

Vergi/ceza ihbarnamesinde tarh edilen vergi ve/veya cezanın tahakkuk edip ödenecek aşamaya gelmesi için öncelikle kesinleşmesi gerekir. Kesinleşmenin olması içinde 30 günlük yasal sürenin geçmesi gerekir. Mükellef veya cezaya muhatap olanlar vergi/ceza ihbarnamesini tebliğ aldıktan sonra 30 günlük yasal süre içinde; uzlaşma, cezalarda indirim veya dava açma haklarını kullanırsalar vergi ve cezanın tahakkuk süreçleri talep edilen işleme göre farklılık gösterecektir.

Şimdi vergi/ceza ihbarnamesi tebliğ alındıktan sonra kullanılması muhtemel üç temel yasal haklara kısaca değinelim.

  • Vergi Ziyaı, Usulsüzlük Ve Özel Usulsüzlük Cezalarında İndirim

Vergi cezalarında indirim uygulaması ile mükellefler veya vergi sorumluları adına kesilen cezalar hakkında yargı yoluna gitmeden uyuşmazlıkların dava açma ve uzlaşmaya göre daha kısa sürede çözümlenmektedir. Cezalarda indirim uygulamasından, mükellef veya vergi sorumlusu olan ceza muhatapları yararlanabilir.

Cezalarda indirim talep dilekçesi, ihbarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde bağlı bulunan vergi dairesine verilebileceği gibi Dijital Vergi Dairesini kullanarak da verilebilir.

İndirim uygulamasının kapsamına; vergi ziyaı cezası, usulsüzlük cezası, özel usulsüzlük cezası, (Vergi Usul Kanununun 153/A maddesinin üçüncü ve müteakip fıkraları uyarınca istenilen teminatın süresinde verilmemesi veya tamamlanmaması nedeniyle kesilen özel usulsüzlük cezaları hariç) girmektedir. Vergi aslına bağlı olmaksızın, düzenlenen usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları da indirimden yararlanır. Mükellef vergi ziyaına kaçakçılık sayılan fiillerle sebebiyet verirse bu ceza için ceza indirimi hükümlerinden yararlanabilir, ancak uzlaşma hükümlerinden yararlanamaz.

Cezalarda indirim uygulamasında; vergi ziyaı, usulsüzlük, özel usulsüzlük cezalarının yarısı (%50) indirilir. Buna göre, örneğin 100.000 lira olan bir vergi ziyaı cezası tarhiyatına mükellefin indirim talebinde bulunulması durumunda 50.000 liraya düşecektir. Mükellef veya vergi sorumlusu ödeyeceğini bildirdiği vergi ve vergi cezasını süresinde ödemez veya dava konusu yaparsa cezalarda indirimden yararlanamaz.

Cezalarda indirim uygulamasından mükellefler ve cezaya muhatap olanlar: İhbarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde ilgili vergi dairesine başvurulması; ikmalen, re’sen veya idarece tarh edilen vergi veya vergi farkının ve indirimden kalan vergi ziyaı, usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının vadesinde veya 6183 sayılı Kanunda belirtilen türden teminat gösterilerek vadesinin bitmesinden itibaren 3 ay içinde ödenmesi; ihbarnamenin dava konusu yapılmamış olması şartıyla yararlanabilmektedir.

Bu arada, tarhiyat sonrası uzlaşma kapsamında, 2026 yılında 40.000 TL’yi aşmayan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları için cezalarda indirim oranı %50 artırımlı olarak uygulanacaktır. Buna göre, 40.000 TL’yi aşmayan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları için indirim oranı %75 olarak uygulanacaktır. Düzenlemeye göre uzlaşmaya konu edilebilecek usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının tespitinde cezayı gerektiren fiil bazında kesilecek toplam ceza tutarı dikkate alınacaktır.

Tarh edilen vergi ile indirim uygulaması sonrasında tahakkuk eden ceza tutarının; vadesinde yani tahakkuk tarihinden başlayarak bir ay içinde  veya 6183 sayılı Kanunda belirtilen türden teminat gösterilmesi durumunda vadesinin bitmesinden itibaren 3 ay içinde ödenmesi gerekir.

Cezalarda indirim talebi üzerine tahakkuk ettirilen vergi ile indirimden arta kalan cezanın süresinde ödenmediğinin tespit edilmesi hâlinde, cezalarda indirim uygulaması ihlal edilmiş sayılır ve indirilen ceza tutarı tekrar tahakkuk ettirilerek ceza eski haline tamamlanır. Cezalarda indirim uygulamasından yararlanabilmek için vergi aslı ve indirimden sonra arta kalan cezanın ödenmiş olması gerekmektedir.

  • Mükellef veya Vergi Sorumlusunun Tarhiyat Sonrası Uzlaşma Talebinde Bulunması

Uzlaşma, mükelleflerin ikmalen, re’sen ve idarece tarh edilen vergilere ilişkin kesilen vergi ziyaı cezaları ile 2026 yılı için 40.000 TL’yi aşan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları konusunda yargı yoluna başvurmadan, vergi idaresi ile anlaşmak amacıyla başvurabilecekleri idari bir çözüm yoludur. Mükellefler, tarhiyat öncesi veya tarhiyat sonrası uzlaşma haklarından sadece birini kullanabilirler.

Uzlaşma talebinin, vergi/ceza ihbarnamesinin mükellefe tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 30 gün içinde yapılması gerekir. Uzlaşma talebinin geçerli olduğunun anlaşılması halinde uzlaşma görüşmesine katılmak üzere mükellef veya vekiline uzlaşma davetiyesi gönderilir. Uzlaşma talebi, ihbarnamede yazılı vergi ziyaı cezası ile 2026 yılı için 40.000 TL’yi aşan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarının tamamı için yapılır.

Tarhiyat sonrası uzlaşmanın kapsamına; vergi daireleri tarafından mükellef adına ikmalen, re’sen veya idarece tarh edilen ve vergi dairelerinin tarha yetkili olduğu bütün vergi, resim ve harçlara ilişkin olarak kesilecek vergi ziyaı cezaları ile 2026 yılı için 40.000 TL’yi aşan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları (kaçakçılık ve iştirak suçundan dolayı kesilen vergi ziyaı cezaları ile Vergi Usul Kanununun 370 inci maddesinin (b) fıkrası kapsamında kendilerine ön tespite ilişkin yazı tebliğ edilen mükelleflere mezkur maddeye göre kesilen ceza hariç) girmektedir.

Tarhiyat sonrası uzlaşma talebi, yetkili uzlaşma komisyonuna veya mükellefin bağlı olduğu vergi dairesine dilekçe ile yapılır. Uzlaşma talebine ilişkin dilekçenin Dijital Vergi Dairesi kanalıyla veya taahhütlü posta ile gönderilmesi de mümkündür.

Uzlaşma görüşmesi sonunda, komisyonun teklifinin mükellefçe kabul edilmesi durumunda “uzlaşma vaki olmuş” yani gerçekleşmiş sayılır. Uzlaşmanın vaki olması halinde, üç nüsha olarak düzenlenen uzlaşma tutanağı komisyon başkan ve üyeleri ile mükellef veya vekili tarafından imzalandıktan sonra, bir örneği mükellef veya vekiline verilir. Ancak her zaman uzlaşma komisyonunda uzlaşma gerçekleşmez, bazen de uzlaşma sağlanamaz veya uzlaşma temin edilemez.

Uzlaşma komisyonunun teklifinin, mükellef tarafından kabul edilmemesi nedeniyle uzlaşma sağlanamazsa yani uzlaşma vaki olmazsa, komisyon nihai teklifini tutanağa geçirir. Mükellefin, dava açma süresinin son günü akşamına kadar komisyonun nihai teklifini kabul ettiğini bir dilekçe ile vergi dairesine bildirmesi halinde bu tarih itibarıyla uzlaşma vaki olmuş sayılır.

Mükellef veya vekilinin uzlaşma komisyonunun davetine katılmaması, komisyona geldiği halde uzlaşma tutanağını imzalamaması veya tutanağı ihtirazi kayıtla imzalamak istemesi durumunda uzlaşma temin edilememiş sayılır.

Tarhiyat sonrası uzlaşmanın vaki olması sonucunda düzenlenen uzlaşma tutanakları kesindir ve ilgili vergi daireleri tarafından gerekli işlemler hemen yapılır. Üzerinde uzlaşma sağlanan ve tutanakla tespit edilen hususlar hakkında dava açılamaz ve hiçbir merciye şikâyette bulunulamaz. Uzlaşma talebinde bulunan mükellef, uzlaşma talep ettiği cezalar için ancak uzlaşma vaki olmadığı veya temin edilemediği durumda yargı yoluna başvurabilir. Bu durumda mükellef, tutanağın tebliğinden itibaren genel hükümlere göre yetkili vergi mahkemesinde dava açabilir. Mükellefin tutanağı tebellüğ ettiği tarihte dava açma süresi bitmiş veya 15 günden az kalmış ise, dava açma süresi tutanağın tebliğinden itibaren 15 gün olarak uzar.

Uzlaşma talebinde bulunan mükellef, uzlaşma tutanağını imzalayıncaya kadar uzlaşma talebinden vazgeçtiğini beyan ederek kesilen cezalar için indirimden yararlanabilir.

Uzlaşmanın vaki olması halinde, buna ilişkin düzenlenen uzlaşma tutanağı cezaların ödeme zamanlarından önce mükellefe tebliğ olunmuşsa normal vade tarihlerinde, ödeme zamanları kısmen veya tamamen geçtikten sonra tebliğ olunmuşsa ödeme süreleri geçmiş olanlar uzlaşma tutanağının tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerekir.

Uzlaşma vaki olmamış ve yargı yoluna gidilmemiş ise; uzlaşma başvurusuna konu edilen cezaların, dava açma süresinin bittiği tarihten itibaren bir ay içerisinde ödenmesi gerekir. Uzlaşma sonucu tahakkuk ettirilen cezaların vadesinde ödenmemesi uzlaşmayı geçersiz kılmaz.

  • Vergi Mahkemesinde Dava Açılması

Vergi mahkemesinde dava açabilmek için verginin tarh edilmesi ve cezanın kesilmesi gerekmektedir. Vergi/ceza ihbarnamesini tebliğ alan mükellef veya vergi sorumlusu için vergi mahkemesinde dava açma süresi 30 gündür. Mükellefler beyan ettikleri matrahlara ve bu matrahlar üzerinden tarh edilen vergilere karşı dava açamazlar, ancak vergi hatalarına ait hükümleri saklıdır.

Mükellefler ve kendilerine vergi cezası kesilenler, tarh edilen vergilere ve kesilen cezalara karşı vergi mahkemesinde dava açabilirler. Mükelleflerin dava açma hakkı, 213 sayılı VUK ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununa göre vergi dairesinin yapmış olduğu vergisel idari işlemlere karşı kullanabildikleri en temel haklarından biridir.

Vergi mahkemesinde 30 günlük dava açma süresi ihbarnamenin tebliğ tarihini izleyen günden başlar ve tatil günleri sürelere dâhildir. Ancak, sürenin son günü tatil gününe rastlarsa süre, tatil gününü izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzar. Bu sürenin çalışmaya ara verme günlerinde (20 Temmuz-31 Ağustos) bitmesi halinde ara verme süresinin sona erdiği günü izleyen 1 Eylül'den başlamak üzere 7 gün uzamış sayılır.

Mükellefler ve kendilerine vergi cezası kesilenler, ihbarnamenin tebliği sonrasında 30 gün içinde dava açılmamışsa, dava açma süresinin bittiği tarihten itibaren bir ay içerisinde tahakkuk edecek vergi ve/veya cezayı ödenmesi gerekmektedir. Cezaya karşı dava açılmışsa vergi mahkemesi kararı üzerine vergi dairesince düzenlenecek ihbarnamenin ilgiliye tebliğ tarihinden başlayarak 1 ay içinde ödenir.

 

3. Kesinleşerek Tahakkuk Eden Vergi ve/veya Cezanın Ödenmesi

Tarhiyatların ihtilafsız yani dava açmadan kesinleşmesi halinde tahakkuk işlemleri yapılır. Yapılan tarhiyatlar; yasal hakların kullanılmaması sonucu kendiliğinden, cezalarda indirim talebi üzerine ve tarhiyat sonrası uzlaşma ile ihtilafsız olarak kesinleşir. Kesinleşme vergilendirmede çok önemli bir aşamadır ve artık başvurulacak yollar tükenmiş ve vergi/ceza tahakkuk edecek aşamaya gelmiş demektir.

Yapılan vergi tarhiyatı ve/veya kesilen ceza için mükellef veya adına ceza kesilen tarafından ihbarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün (dâhil) içinde dava açılmaması, uzlaşma veya ceza indirimi isteminde bulunulmaması hâlinde tarh edilen vergi ve/veya kesilen ceza kesinleşmiş olmaktadır. Kesinleşmeden sonra tahakkuk işlemine geçilerek; vergi, ceza ve hesaplanan gecikme faizi tahakkuk fişi ile tahakkuk ettirilir.

İkmalen, re'sen veya idarece tarh olunan vergiler taksit zamanlarından evvel tahakkuk etmişse taksit süreleri içinde; taksit süreleri kısmen veya tamamen geçtikten sonra tahakkuk etmiş ise geçmiş taksitler, tahakkuk tarihinden başlayarak 1 ay içinde ödenir.

Memleketi terk ve ölüm gibi nedenlerle yükümlülüğü kalkanların ikmalen, re'sen veya idarece tarh olunan vergileri, tahakkuk tarihinden başlayarak bir ay içinde ödenir. Bu süreler, 6183 sayılı Kanun gereğince teminat gösterildiği takdirde, vergi kanunu ile belli taksit zamanına kadar ve taksit zamanı geçmiş ise üç ay uzatılır.

Vergi cezaları: Cezaya karşı vergi mahkemesinde dava açılmamışsa dava açma süresinin bittiği tarihten; cezaya karşı dava açılmışsa vergi mahkemesi kararı üzerine vergi dairesince düzenlenecek ihbarnamenin ilgiliye tebliğ tarihinden başlayarak; uzlaşma vaki olduğu takdirde uzlaşma tutanağının tebliğ tarihinden itibaren; cezalarda indirim uygulamasında tahakkuk tarihinden itibaren 1 ay içinde ödenir.

İkmalen, re'sen veya idarece tarhiyatlarda vergi için ait olduğu vergilendirme dönemine ilişkin normal vade tarihinden; dava açılmamışsa tahakkuk tarihine, dava açılmışsa vergi mahkemesi kararının tebliğ tarihine, kanun yolundan vazgeçilmesi durumunda, kanun yolundan vazgeçme dilekçesinin vergi dairesine verildiği tarihe kadar ayrıca gecikme faizi hesaplanmaktadır.

Gecikme faizi, kendi vergi kanunlarında belirtilen ve tarhiyatın ilgili bulunduğu döneme ilişkin normal vade tarihinden itibaren, ihbarnamenin tebliğini izleyen 30 günlük sürenin son günü esas alınarak (ay kesirleri hariç) o tarih itibarıyla ödeme süresi geçen vergi taksitleri üzerinden hesaplanır. Tahakkuk fişinde kesinleşme tarihinden itibaren bir aylık ödeme süresinin son günü vade olarak yer alır.

 

4. Sonuç

Vergi/ceza ihbarnamesini tebliğ alan mükellef veya vergi sorumlusunun hakkında yapılan vergi ve ceza tarhiyatına ilişkin olarak 30 günlük süre içinde hakkında yapılan idari işlemi değerlendirmesi ve haksız olduğuna kanaat getirmesi halinde dava yoluna gitmesi en temel hakkıdır. Ancak, yapılan tarhiyatı haksız bulmuyorsa, vergiyi gecikme faizi ile süresinde ödemesi; ihbarnamede yer alan cezayı ise (vergi ziyaı cezası, usulsüzlük ve özel usulsüzlük) uzlaşma ya da cezalarda indirim hakkından birinden yararlanarak ödemesi mümkündür.

*Bu yazıda yapılan açıklamalar, tamamıyla yazarına ait olup, hiçbir şekilde yazarın çalıştığı kurumunu bağlamaz, kurumunun görüşü olarak kullanılamaz ve değerlendirilemez.