İmdat TÜRKAY/Gelir İdaresi Grup Başkanı
Özet: 2024 yılına ilişkin olarak Mart/2025 ayında verilecek yıllık gelir vergisi beyannamesinde beyan edilen gelir tutarından 193 sayılı GVK’nın 89. maddesinde (eğitim ve sağlık harcamaları, hayat/şahıs sigorta primleri ve bağış ve yardımlar gibi) ve bazı özel kanunlarda yer alan indirimlerin yapılması mümkün bulunmakla birlikte bu indirimlerin yapılabilmesi için belli şartların sağlanması ve yıllık olarak belirlenen üst limitlerin aşılmaması gerekmektedir.
Anahtar kelimeler: Yıllık beyanname, eğitim/sağlık harcaması, şahıs/hayat sigorta primleri, bağış ve yardımlar, yersiz indirimde cezai sonuçlar.
1. Giriş
2024 yılında elde edilen yedi gelir unsuru için yıllık beyanname verecek tam/dar mükellef gerçek kişiler, yıllık beyannamede gelir unsurunun türüne göre; geçmiş yıl zararını, yurtdışı zararları, yıl içinde yapılan bazı harcamaları, ödenen geçici vergi ve tevkifatlar ve %5 vergi indirimini bazen beyan edilen gelirden bazen de hesaplanan gelir vergisinden düşebilmektedirler. GVK’nın 89. maddesinde yazılı harcamaların beyan edilen gelirden indiriminde tüm gelir unsurları yararlanırken, örneğin %5 vergi indirimi uygulamasından sadece ticari, zirai ve mesleki kazanç sahipleri yararlanabilmektedir.
2. Gelir Vergisi Beyannamesinden Yapılacak İndirimler
Gelir Vergisi Kanununda sayılan yedi gelir unsurlarından 2024 yılı içinde elde edilen kazanç ve iratlar, aksine hüküm olmadıkça, mükellefler tarafından yıllık beyanname ile beyan edilir. Beyan edilmesi gereken gelirlerin yılık beyannamede toplanarak beyan edilmesi zorunludur. Bu işlem sonrasında GVK’nın 89. maddesinde yer alan harcamaların indirimine sıra gelmektedir.
Gelir vergisi matrahının tespitinde gelir vergisi beyannamesinde bildirilecek gelirlerden aşağıda belirtilen indirimlerin yapılabilmesi için yıllık beyanname ile bildirilecek bir gelirin bulunması ve yapılacak indirimlerin ilgili mevzuatta belirtilen şartları taşıması gerekmektedir. İndirim konusu yapılacak tutarın hesaplanmasında (yasal sınırlamalarda) beyan edilen gelir olarak, yıllık gelir vergisi beyannamesinde yer alan indirimler ve geçmiş yıl zararları düşülmeden önceki tutar esas alınacaktır.
Mükellefler tarafından 2024 yılına ilişkin olarak Mart/2025 ayında verilen yıllık gelir vergisi beyannamesinde GVK’nın “Diğer indirimler” başlıklı 89. maddesi ve geçici 82. maddesi ile 5746 sayılı Kanunun 3 ve 3/A maddesinde ve diğer bazı özel kanunlarda yer alan indirim konusu yapılabilecek hususların toplu olarak şöyledir;
3. Beyan Edilen Gelirden Yapılacak İndirimlerde Genel Esaslar
Yıllık beyannamede beyan edilen gelirden yapılacak söz konusu indirimlerin yapılması için yıllık beyanname ile bildirilecek bir gelirin bulunması ve yapılacak indirimlerin ilgili mevzuatta belirtilen şartları taşıması gerekmektedir. İndirim konusu yapılacak tutarın hesaplanmasında, geçmiş yıl zararları ve indirimler düşülmeden önceki safi irat tutarı esas alınacaktır. İndirimlerden, vergiye tabi gelir elde eden, ancak geliri istisna sınırı içinde kalanlar veya gelirleri stopaj yoluyla vergilendirilen ve yıllık beyanname verme hakkı bulunmayanlar yararlanamazlar. 2024 yılında yapılan bir harcamanın verilen beyannamede indirimi sonrasında indirilemeyen tutarlar sonraki yıllara devretmez.
Mükelleflerin çocukları için yaptığı harcamaların indiriminde çocuk tabirinin kapsamının çok iyi bilinmesi gerekmektedir. 85 no.lu Gelir Vergisi Sirkülerinde yapılan açıklamaya göre; “çocuk” veya “küçük çocuk” tabirinden, mükellefle birlikte oturan veya mükellef tarafından bakılan (nafaka verilenler, evlat edinilenler ile ana veya babasını kaybetmiş torunlardan mükellefle birlikte oturanlar dâhil) 18 yaşını veya tahsilde olup 25 yaşını doldurmamış çocukların anlaşılması gerektiği belirtilmiştir. Aynı Sirkülerde eş tabirinin ise, mükellefle aralarında yasal evlilik bağı bulunan kişileri ifade ettiği açıklanmıştır.
Bu belirlemeler uyarınca mükellef eşine ait sağlık harcamalarını indirebileceği gibi, nafakasını verdiği veya evlat edindiği çocuklar dâhil çocuklarına ait sağlık harcamalarını da indirebilir. Dolayısıyla, küçük çocuk tabirinden mükellefle birlikte oturan veya mükellef tarafından bakılan çocuğun 18 yaşını doldurmamış olması veya çocuk tahsildeyse de 25 yaşını doldurmamış olması gerektiğidir. Aksi takdirde örneğin 26 yaşında olan ve üniversitede okuyan bir çocuk aileyle birlikte de ikamet etse küçük çocuk kapsamında değildir. Yine 20 yaşında olan ve üniversite okumayan çocuk da küçük çocuk kapsamında değildir.
Anılan Sirkülerde Kanunda yer alan küçük çocuk tabiri, anne veya babasını kaybedip mükellefle birlikte yaşayan torunları da kapsayacak şekilde geniş tutulmuştur. Diğer taraftan eşlerden her ikisinin gelir vergisi beyannamesi vermesi halinde, eş ve çocuklara ait eğitim ve sağlık harcamalarının mükerrer indirime yol açmayacak şekilde eşler tarafından indirilebilmesi mümkündür.
Bu kapsamda, örneğin çocuğa ait eğitim ve sağlık harcamalarının anne tarafından verilen beyannamede indirilmesi halinde, söz konusu harcama tutarının birde baba tarafından verilen beyannamede indirilmesi mümkün değildir. Ancak, toplam indirim konusu yapılacak eğitim ve sağlık harcamalarını geçmemek şartıyla, eşin birinin harcamanın bir kısmını, diğer eşin de kalan kısmını kendi beyannamesindeki gelirden indirebilmesi mümkün bulunmaktadır.
4. Hayat/Şahıs Sigorta Primlerinin İndirim Konusu Yapılması
GVK’nın 89/1 inci bendinde yer alan hükme göre; beyan edilen gelirin %15'ini ve asgari ücretin yıllık tutarını aşmamak şartıyla (Bu şartın tespitinde işverenler tarafından ücretliler adına bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları ile 63 üncü maddenin birinci fıkrasının (3) numaralı bendi ve bu bent kapsamında indirim konusu yapılacak prim ödemelerinin toplam tutarı birlikte dikkate alınır.) mükellefin şahsına, eşine ve küçük çocuklarına ait hayat sigortalarına ödenen primlerin %50'si ile ölüm, kaza, hastalık, sağlık, engellilik, analık, doğum ve tahsil gibi şahıs sigorta primlerinin tamamı (%100’ü) beyan edilen gelir toplamından indirim konusu yapılabilmektedir.
Sigortanın Türkiye'de kâin ve merkezi Türkiye'de bulunan bir emeklilik veya sigorta şirketi nezdinde akdedilmiş olması, prim tutarlarının gelirin elde edildiği yılda ödenmiş olması ve ücret geliri elde edenlerin ücretlerinin safi tutarının hesaplanması sırasında ayrıca indirilmemiş bulunması şartıyla, eşlerin veya çocukların ayrı beyanname vermeleri halinde, bunlara ait prim kendi gelirlerinden indirilir. İndirim konusu yapılacak primlerin toplamı, beyan edilen gelirin %15’ini ve yıllık olarak asgari ücretin yıllık tutarını aşamayacaktır (2024 takvim yılı asgari ücretin yıllık brüt tutarı olan 240.030 TL’dir.).
Hayat ve şahıs sigorta primlerinin ücret matrahından indirimi hakkında 23.10.2012 tarih ve 85 nolu Gelir Vergisi Sirkülerinin “Ödenen Şahıs Sigorta Primlerinin Ücret Matrahının Tespitinde İndirimi” başlıklı bölümünde; vergiye tabi ücret matrahının tespitinde dikkate alınacak sigorta primleri, sigortanın Türkiye'de kâin ve merkezi Türkiye'de bulunan bir emeklilik veya sigorta şirketi nezdinde akdedilmiş olması şartıyla;
oluşmaktadır. İndirim konusu yapılacak primlerin toplamı, ödendiği ayda elde edilen ücretin %15'ini ve yıllık olarak asgari ücretin yıllık tutarını aşamayacaktır. Yıl içinde asgari ücret tutarında meydana gelebilecek değişiklikler, indirim yapılacak tutarların hesabında dikkate alınacaktır.
Buna göre, gelirlerini yıllık beyanname ile beyan eden mükellefler, kendileri, eşi ve küçük çocukları adına ödedikleri birikim priminin alındığı hayat sigortası poliçeleri için primlerin %50’sini, birikimli sigortalar dışında kalan yaşam teminatı içeren sigorta primlerinin tamamını (%100’ü) gelir vergisi beyannamesinde bildirilecek gelirlerinden indirmeleri, beyan edilen gelirin %15'ini ve asgari ücretin yıllık tutarını aşmaması halinde mümkündür. Ayrıca, mükelleflerce ödenen primlerin yıllık beyanname ile beyan edilen gelirden indirebilmesi için, bu primlerin yıl içinde ücretin safi tutarının tespitinde ayrıca indirilmemiş olması gerekmektedir.
Sigorta prim harcamaları, beyan edilen gelirin %15’i ve asgari ücretin yıllık tutarı ile sınırlı olarak beyanname üzerinden indirilmekte olup indirilemeyen kısım gelecek yıla devredilemez. İndirim konusu yapılacak tutarın hesaplanmasında beyan edilen gelir, yıllık gelir vergisi beyannamesinde yer alan indirimler ve geçmiş yıl zararları düşülmeden önceki tutardır. Konut, taşıt ve tüketici gibi kredilerin kullanımı sırasında bu kredilere bağlı olarak ilgili bankalarca yapılan hayat sigortası poliçelerine ilişkin ödenen primler, indirim olarak dikkate alınabilir. İşveren ya da ücretli tarafından bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları, vergiye tabi ücret matrahının tespitinde hiçbir surette indirim konusu yapılamaz. Yıllık beyanname veren mükellefler tarafından bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları da yıllık beyannamede, gelir vergisi matrahının tespitinde indirim konusu yapılamaz.
Öte yandan, yaygın olarak mükellefler tarafından kendisi, eşi ve çocukları için düzenlenen özel sağlık poliçeleri (limitli-limitsiz, ayakta ya da yatarak tedavi giderlerinin yer aldığı sigorta poliçeleri) için primler ödenmektedir. Mükelleflerin kendileri, eşi ve küçük çocuklarına ait yapmış oldukları özel sağlık sigortası primine ilişkin tutarlar GVK’nın 89/1. bendine göre, beyan edilen gelirin %15'i sınırı dahilinde gelir vergisi matrahının tespitinde indirim konusu yapılabilecektir. Özel sağlık sigortası priminin, GVK’nın 89/2. bendinde yer alan sağlık harcamaları kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir.
5. Eğitim ve Sağlık Harcamalarının İndirim Konusu Yapılması
Gelir vergisi mükellefleri, verecekleri gelir vergisi beyannamesinde belli şartlar ve sınırlamalar çerçevesinde yıl içinde yapmış oldukları eğitim ve sağlık harcamalarını beyan edilen gelir toplamından indirebileceklerdir. Aşağıda belirtilen şekilde yapılan eğitim ve sağlık harcamaları beyan edilen gelirin %10’unu aşmaması şartıyla yıllık beyanname ile bildirilecek gelirlerden indirilebilecektir.
Bu indirim hakkından, gelirlerini yıllık beyanname ile beyan eden tüm mükellefler yararlanabilmektedirler. Bu nedenle ticarî, ziraî ve meslekî kazanç sahipleri yanında, menkul ve gayrimenkul sermaye iratları, değer artışı kazançları ile arızî kazançları ve ücretleri dolayısıyla yıllık gelir vergisi beyannamesi veren mükelleflerin de bu uygulamadan yararlanması mümkündür.
255 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin “Eğitim Giderleri” başlıklı bölümünde;
eğitim gideri kapsamında değerlendirilmiştir. Anılan Tebliğde belgelerin mükelleflerin kendisi, eşi ve küçük çocukları adına düzenlenmiş olması gerekmektedir. Ayrıca, bu harcamaların bir kısmının başkaları tarafından karşılanması durumunda, mükellefin kendisinin karşıladığı harcama tutarını esas alması gerekmektedir.
Yine 255 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde “Sağlık giderleri”;
harcamalar olarak tanımlanmıştır. Yapılan sağlık harcamalarının bir kısmının başkaları tarafından (Sosyal Güvenlik Kurumu, işverenler veya sağlık sigortası kapsamında) karşılanması halinde, mükellef kendisi tarafından karşılanan sağlık harcamasını beyan ettiği gelirden indirebilir. Sağlık harcamaları kapsamında tansiyon ölçme cihazı ve kan şekeri ölçme cihazı nedeniyle yapılan harcamalar sağlık harcaması olarak kabul edilecek olup, güneş kremleri ve vitaminler için yapılan harcamalar ise söz konusu krem ve vitaminlerin Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğlerinde belirtilen tedavilerde kullanılmak üzere reçetelendirilmesi şartıyla, söz konusu Tebliğlerin ekinde yer alan listelerde yer alan fiyatlarla sınırlı olmak üzere sağlık harcaması olarak dikkate alınabilecektir.
Mükellefin eşinin Türkiye’de bulunan özel bir hastanede doğum yapması veya küçük çocuğunun ameliyat olması halinde, hastanenin gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olması ve harcamanın belgelendirilmesi şartıyla, beyan edilen gelirin %10’nu tutarındaki sağlık harcaması indirim konusu yapılacaktır.
Bu şartların birlikte oluşması halinde yapılan eğitim ve sağlık harcamaları yıllık beyannamede bildirilecek gelir toplamından indirilebilecektir. Bu bağlamda beyannameyi verenin tam veya dar mükellef gerçek kişi olmasının indiriminden faydalanılması açısından bir önemi bulunmamaktadır. Bu nedenle Kurumlar Vergisi Kanununun 4. maddesi ve kendi özel kanunlarında yer alan hükümlerde, kurumlar vergisinden muaf olan kurumlara yapılan harcamalar bu indirim imkanından yararlanamazlar.
Yine genel ve özel bütçeli kurumlara yapılan eğitim ve sağlık harcamaları da indirime konu edilemeyecektir. Örneğin, Sağlık Bakanlığına veya üniversitelere bağlı hastanelerin döner sermayelerine ödenen paralar indirim kapsamı dışındadır. Örneğin, Ankara’da bulunan bir üniversitenin tıp fakültesinde hocaya muayene olmak için 2024 yılında hastanenin döner sermayesine banka/kredi kartı ile örneğin 800 TL para ödeyen kişi, karşılığında makbuz almıştır. Gelir vergisi mükellefi olan bu kişi yıllık beyannamesinde bu sağlık harcamasını indiremeyecektir. Çünkü üniversite döner sermayesi kurumlar vergisi mükellefi değildir.
Bu harcamaların beyannamede indirim konusu yapılabilmesi için Türkiye'de yapılması şarttır. Bu nedenle Türkiye gümrük bölgesi dışı sayılan yerlerde, örneğin gümrüksüz satış mağazalarında (free-shop) yapılan harcamalar kapsam dışındadır. Aynı şekilde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde yapılan harcamalar da kapsama girmez. Bedeli bankalar aracılığı ile transfer edilmek suretiyle dışarıdan posta ile veya başka şekilde getirtilen ilâç ve kitaplara ilişkin giderlerin de indirimden yararlanması mümkün değildir. Ancak bu malların Türkiye’ye bir ithalatçı tarafından getirtilmesi ve ondan satın alınması halinde, bu uygulanamadan yararlanmak mümkündür.
Türkiye’de yapılan harcamaların dahî, vergiye tâbi olmayan şahıs ve kuruluşlardan sağlanan eğitim ve sağlık mal ve hizmetleri ile ilgili olması veya Vergi Usul Kanunu’nda yazılı belgelerle tevsik edilememesi halinde, kazançtan indirilmesi mümkün değildir. Yurt dışı eğitim giderleri ve yurt dışında alınan sağlık hizmetleri yukarıda da değinildiği üzere harcamanın Türkiye’de yapılmamış olması nedeniyle indirimi mümkün değildir.
Örneğin, çocuğunu yurtdışındaki bir okula gönderen mükellef, okul ücretini buradan alacağı fatura ve/veya fatura benzeri bir belge ile tevsik etmesi halinde indirimden yararlanamaz. Türkiye’de yapılacak eğitim ve sağlık harcamasının gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerden alınacak fatura, serbest meslek makbuzu, perakende satış fişi veya ödeme kaydedici cihaz fişi ile tevsik edilmesi gerekmektedir.
Kanuni düzenlemeye göre; gelir toplamından eğitim ve sağlık harcamalarının indirim konusu yapılabilmesi için gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunan gerçek veya tüzel kişilerden alınacak belgelerle tevsik edilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, gelir ve kurumlar vergisi mükellefiyeti olmayan kooperatif, dernek, vakıf gibi kurumlardan alınan harcama belgelerinin gider indirimine konu edilmesi mümkün değildir.
Ancak, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kurumlar vergisi mükellefleri olduklarından, bunlardan alınan harcama belgeleri gider indirimine konu olacaktır. Ayrıca ilgili yılda indirilemeyen eğitim ve sağlık harcamalarının sonraki yıllarda indirilmesi mümkün değildir. İndirim konusu yapılacak tutarın hesaplamasında beyan edilen gelir olarak, yıllık gelir vergisi beyannamesinde yer alan indirimler ve geçmiş yıl zararları toplamından önceki tutar esas alınacaktır.
Özetle belirtmek gerekir ki eğitim ve sağlık harcamalarının gelir toplamından indirilebilmesi için harcamaların; mükellefin kendisi, mükellefin eşi ve mükellefin küçük çocukları için yapılması gerekmektedir. Eşe ait eğitim ve sağlık harcamalarının indiriminde, eşin çalışıyor olup olmamasının ve gelir durumunun bir önemi bulunmamaktadır.
6. Engellilik İndirimi (Ücret ve Serbest Meslek Kazancının Beyanında)
Gelir Vergisi Kanunu’nun 31. maddesine göre; göre çalışma gücünün asgari %80'ini kaybetmiş bulunan hizmet erbabı birinci derece engelli, asgari %60'ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ikinci derece engelli, asgari %40'ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ise üçüncü derece engelli sayılır ve elde ettikleri ücret gelirlerinden aşağıda belirtilen aylık engellilik indirimi tutarları indirilir. Ücretli kişinin kendisi engelli ise engellilik indirimi tutarı gelir vergisi kesintisi yapılırken ücret matrahından indirilerek uygulanır. Bu indirimden bakmakla yükümlü olduğu engelli kişi bulunan hizmet erbabı da yararlanır. Ancak Gelir Vergisi Kanununun 36. maddesine göre dar mükellefiyete tabi kimseler engellilik indiriminden yararlanamazlar.
GVK’nın 89 uncu maddesinin birinci fıkrasının üçüncü bendinde yer alan düzenlemeye göre; serbest meslek faaliyetinde bulunan engellilerin beyan edilen gelirlerinden, GVK’nın 31 inci maddesinde yer alan esaslara göre hesaplanan yıllık indirim düşülmektedir. Bu indirimden bakmakla yükümlü olduğu engelli kişi bulunan serbest meslek erbabı ile hizmet erbabı (tevkifat matrahı dahil) da yararlanmaktadır.
Ücret gelirlerini yıllık beyanname ile beyan eden ve bakmakla yükümlü olduğu engelli kişi bulunan hizmet erbabı, Gelir Vergisi Kanununun 31 inci maddesinde yer alan esaslara göre hesaplanan engellilik indiriminden yararlanabilecektir. Ancak, yıl içinde ücret matrahından indirim konusu yapılan engellilik indirimi tutarının ikinci kez yıllık beyannamede indirim konusu yapılması mümkün değildir. Yıl içinde elde ettiği ücret geliri gelir vergisi kesintisine tabi olmadığı için yıl içinde engellilik indiriminden yararlanmayan ücretli, gelir vergisi beyannamesi vermesi durumunda engellilik indiriminden yararlanacak ve bu indirimi yıllık olarak hesaplayıp yıllık beyanname üzerinden indirebileceklerdir.
Buna göre, GVK’nın 31 ve 89/3 uncu maddelerine göre göre engellilik indirimi uygulamasından;
yararlanabileceklerdir. Engellilik indirimi uygulamasına ilişkin olarak yayımlanan Tebliğe göre, bakmakla yükümlü olunan kişi tabirden, engelli kişinin tabi olduğu çalışma mevzuatı veya bağlı bulunduğu sosyal güvenlik kurumunun mevzuatına göre yükümlü sayılan anne, baba, eş ve çocukları anlaşılacaktır.
2024 yılı kazançları için Mart/2025 ayında yıllık beyanname verecek olan ücretli ve serbest meslek kazanç sahiplerinin engellilik indiriminden beyanname üzerinde yararlanma imkanları varsa, 2024 yılı için belirlenen aylık tutarların yıllık tutarını esas alacaklardır. 2024 yılında elde edilen serbest meslek kazancı ve ücret gelirlerinin yıllık beyanname ile beyanında indirim konusu yapılacak yıllık engellilik indirimi tutarları şöyledir:
1. Derece Engelliler İçin (6.900 X 12) |
82.800 TL |
2. Derece Engelliler İçin (4.000 X 12) |
48.000 TL |
3. Derece Engelliler İçin (1.700 X 12) |
20.400 TL |
7. Bağış ve Yardımların Beyan Edilen Gelirden İndirimi
Mükelleflerin yıllık beyannamede beyan edecekleri gelir toplamından indirilebilecekleri bağış ve yardımlar iki gruba ayrılmakta olup birinci gruba tamamı yani %100’ü indirim konusu yapılabilen bağış ve yardımlar, ikinci gruba ise belli sınırlamalar çerçevesinde indirimi mümkün olan bağış ve yardımlar girmektedir. Gelir vergisi matrahının tespitinde, beyannamede bildirilecek gelirden bağış ve yardımlar indirilebilir. Bir kısım bağış ve yardımlar, belirli bir hadle sınırlı olarak, ikinci gruptakiler ise herhangi bir sınır olmaksızın indirim konusu yapılabilir. Bağış ve yardımın yapıldığı yılda, kural olarak mükellefin kazancı olmalıdır. Aksi halde istisnai durumlar dışında, bunların ertesi yılki kazançtan indirilmesi mümkün değildir.
·Beyan edilecek gelirin %5’i ile sınırlı olarak indirilebilecek bağış ve yardımlar
Gelir vergisi mükellefleri; genel ve özel bütçeli kamu idareleri, il özel idareleri, belediyeler, köyler ile kamu yararına çalışan dernekler ve Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflara yıllık toplamı beyan edilecek gelirin %5’ini (kalkınmada öncelikli yöreler kapsamındaki illerde zikredilen kurum/kuruluş, dernek veya vakıflara yapılan bağış ve yardımların yıllık toplamı beyan edilecek gelirin %10’unu) aşmamak üzere, makbuz karşılığında yaptıkları bağış ve yardımları yıllık beyanname ile bildirilecek gelirlerinden indirim konusu yapabilirler.
Kamuya yararlı dernekler ile Cumhurbaşkanı tarafından vergi muafiyeti tanınan vakıflar dışında kalan dernek ve vakıflara yapılan bağış ve yardımlar indirilemez. Gelir vergisi mükellefleri tarafından kalkınmada öncelikli yöreler için oran, %10 olarak belirlenmiştir. Kurumlar vergisi mükellefleri için kalkınmada öncelikli yöreler bakımından ayrı bir oran belirlenmemiştir. Matrahtan indirilmesi için bağış ve yardımın; yukarıda belirtilen kurum ve kuruluşlara, makbuz karşılığında, karşılıksız yapılması, sadece ilgili dönem gelir veya kurum kazancından indirilmesi, gelir vergisi beyannamesinde ayrıca gösterilmesi gerekir.
·Tamamı indirilebilecek bağış ve yardımlar
Okul, sağlık tesisi, öğrenci yurdu ve diğer tesisler ile mülki idare amirlerinin izni ve denetimine tabi olarak yaptırılan ibadethane ve Diyanet İşleri Başkanlığı denetiminde yaygın din eğitimi verilen tesislerin yapımı veya bu tesislerin faaliyetlerine devam edebilmeleri için yapılan bağış ve yardımların (harcamaların) herhangi bir sınırlamaya tabi olmaksızın vergi matrahının tespitinde dikkate alınabilmesi için bu bağış ve yardımların genel bütçeye dâhil daireler, özel bütçeli kamu idareleri, il özel idareleri, belediyeler ve köylere yapılması gerekmektedir.
Ayrıca, mülki idare amirlerinin izni ve denetimine tabi olarak yaptırılan ibadethaneler ve/veya Diyanet İşleri Başkanlığı denetiminde yaygın din eğitimi verilen tesislerin ve Gençlik ve Spor Bakanlığına ait gençlik merkezleri ile gençlik ve izcilik kamplarının inşası veya faaliyetine devam etmesine yönelik yapılan bağış ve yardımların, anılan amaçlarla kurulmuş bulunan vakıf veya derneklere de yapılması mümkündür.
Nakdi Bağış ve Yardımlar: Depremlerden etkilenen afetzedeler için AFAD Başkanlığınca ilan edilen hesaplara yapılan nakdi bağış ve yardımların tamamı gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerince indirim konusu yapılabilecektir. Aynı şekilde, Türk Kızılay’ınca ilan edilen hesaplara yapılan nakdi bağışların tamamı da indirime konu edilebilecektir. Bağışların indirilebilmesi için ödemeye ilişkin banka dekontları yeterli olacaktır.
Ayni Bağış ve Yardımlar: Depremler sonrası genel hayatı olumsuz etkileyen şartların ortadan kaldırılması için gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerince, işletmelerinde mevcut olan ya da dışarıdan temin edilen ihtiyaç malzemeleri de ayni olarak bağışlanabilmektedir. Ayni bağışlar; AFAD Başkanlığının kendisine yapılabileceği gibi AFAD’ın yönlendirdiği kamu kurum ve kuruluşlarına da yapılabilecektir. Bu kapsamda yapılan ayni bağışların tamamı, bağışa konu malların içeriğine ve ilgili kurumlarca teslim alındığına ilişkin belge düzenlenmesi kaydıyla, indirim konusu yapılabilecektir. Yine söz konusu kapsamda yapılan bağış ve yardımlarda KDV hesaplanmayacak ve bağışa konu mallara ilişkin yüklenilen KDV’ler de işletmeler tarafından indirim konusu yapılabilecektir.
Afet ve acil durumlar ile sivil savunmaya ilişkin hizmetleri yürütmek üzere İçişleri Bakanlığına bağlı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) kurulmuştur. Başkanlık Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri arasında sayılmıştır. Gelir Vergisi Kanununun 89/10 numaralı bendi ve Kurumlar Vergisi Kanununun 10/e bendi kapsamında, Cumhurbaşkanınca başlatılan yardım kampanyalarına makbuz karşılığı yapılan ayni ve nakdi bağışların tamamı beyan edilen gelir ve kurum kazancından indirilebilmektedir.
3/2/2021 tarihinde yayımlanan 3483 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı gereğince, bu tarihten itibaren ülkemizde meydana gelebilecek depremler sonrası zarar gören afetzedeler için AFAD Başkanlığı koordinasyonunda yardım kampanyaları yürütülmektedir. Söz konusu yardım kampanyaları kapsamında, depremlerden etkilenen afetzedeler için AFAD Başkanlığınca ilan edilen hesaplara yapılan nakdi bağışların tamamı gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerince indirim konusu yapılabilecektir.
Depremler sonrası genel hayatı olumsuz etkileyen şartların ortadan kaldırılması için gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerince, işletmelerinde mevcut olan ya da dışarıdan temin edilen ihtiyaç malzemeleri de ayni olarak bağışlanabilmektedir. Ayni bağışlar; AFAD Başkanlığının kendisine yapılabileceği gibi AFAD’ın yönlendirdiği kamu kurum ve kuruluşlarına da yapılabilecektir. Bu kapsamda yapılan ayni bağışların tamamı, bağışa konu malların içeriğine ve ilgili kurumlarca teslim alındığına ilişkin belge düzenlenmesi kaydıyla, indirim olarak dikkate alınabilecektir.
Örneğin, Kahramanmaraş İli merkezli olan depremler için AFAD Başkanlığı koordinasyonunda yardım kampanyası başlatılmış olup afetzedelerin acil ihtiyaçlarının karşılanması için gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerince bağış ve yardımlar yapılmaktadır. Söz konusu kampanya çerçevesinde yapılan bağış ve yardımlar, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde gelir ve kurumlar vergisi matrahının tespitinde indirilebilecektir.
Diğer taraftan, bu kapsamda yapılan bağış ve yardımlarda KDV hesaplanmayacak ve bağışa konu mallara ilişkin yüklenilen KDV’ler de mükellefler tarafından indirim konusu yapılabilecektir. Ayrıca, AFAD’a yapılan bağışlarla ilgili olarak bu idareyle bağışlayanlar arasında düzenlenen kâğıtlar için damga vergisi de alınmayacaktır.
Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanununa göre vergi matrahının tespitinde, bağış ve yardımların indirilmesine yönelik olarak hazırlanan “Vergi Mevzuatı Yönünden Bağış ve Yardımlar Rehberi” internet sayfasında yayımlanmıştır. Mükelleflerin yapmış oldukları bağış ve yardımları yıllık beyannamede ne şekilde indirebilecekleri konusunda söz konusu rehbere bakmalarında fayda vardır. (www.gib.gov.tr/Rehber ve Broşürler, Vergi Mevzuatı Yönünden Bağış ve Yardımlar Rehberi, Şubat/2023, Yayın No:456).
Bağış ve yardımlar hakkında vergi kanunlarındaki düzenlemeler dışında, özel kanunlarda bazı düzenlemeler de bulunmaktadır. Özel kanunlar kapsamında yapılan bağışların matrahtan indirimine ilişkin oran veya tutar olarak bir sınırlama öngörülmemiştir. Bu itibarla yapılan bağışların tamamı indirilebilir. Bağış ve yardımların indirim konusu yapılacağına yönelik hüküm bulunan bazı kanunlar aşağıda yer almaktadır.
Yukarıda yer alan söz konusu özel kanunlar kapsamında vergi matrahının tespitinde indirim konusu yapılacak bağış ve yardımlar, ilgili yılda beyan edilen gelirin yeterli olması durumunda indirilir, indirilemeyen tutarlar ertesi yıla devredilemez.
Bağış ve yardımın nakden yapılmaması halinde, bağışlanan veya yardımın konusunu teşkil eden mal veya hakkın varsa mukayyet değeri, yoksa Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre Takdir Komisyonunca tespit edilecek değeri esas alınacaktır. GVK’nın 89. maddesinde yer alan bağış ve yardımların nakden yapılmaması halinde, bağışlanan veya yardımın konusunu teşkil eden mal veya hakkın varsa mukayyet değeri, yoksa 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre Takdir Komisyonunca tespit edilecek değeri esas alınacaktır.
Konu hakkında, 10.03.2004 tarih ve 21 sıra no.lu Gelir Vergisi Sirkülerinde; bağış ve yardımların ayni olarak yapılması durumunda, bağışlanan veya yardım konusu yapılan mal veya hakkın varsa mukayyet değeri, bu değer yoksa Vergi Usul Kanununun 267. maddesinin üçüncü sırasına göre takdir komisyonunca belli edilecek emsal bedelinin indirime esas alınacağı, gelir vergisi mükelleflerince yapılan bağış ve yardımların ilgili kurumlardan alınacak belgelerle tevsik edilmesinin yeterli olacağı, dolayısıyla bu kurum ve kuruluşlardan alınacak belgelerin Vergi Usul Kanununun mükerrer 257. maddesindeki yetkiye istinaden indirim için geçerli belge olarak kabul edilmesi gerektiği açıklanmıştır.
8. Sponsorluk Harcamalarının İndirimi
Gelir Vergisi Kanununun 89/8. bendine göre yapılan sponsorluk harcamalarının; amatör spor dalları için %100’ü, profesyonel spor dalları için %50’si yıllık beyanname ile bildirilecek gelirlerden indirim konusu yapılabilecektir. 3289 sayılı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile 3813 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun kapsamında yapılan sponsorluk harcamalarının; amatör spor dalları için tamamı (%100’ü), profesyonel spor dalları için %50'si, yıllık beyannamede bildirilecek gelirlerden indirim konusu yapılabilecektir. Bilindiği üzere, 5.5.2009 tarih ve 5894 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş Ve Görevleri Hakkında Kanun yürürlüğe girmiş ve 3813 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmıştır.
3289 sayılı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun “Ödül ve sponsorluk” başlıklı Ek 3. maddesine göre, ulusal veya uluslararası gençlik ve spor hizmet ve faaliyetlerini desteklemek amacıyla gerçek ve tüzel kişiler belirlenen alanlarda sponsorluk yapabilirler. Konu hakkında yayımlanan Gençlik Ve Spor Genel Müdürlüğü Sponsorluk Yönetmeliğine göre;
Sponsorluk: Yönetmelik kapsamındaki alanlara gerçek veya tüzel kişilerce, dolaylı olarak ticari fayda sağlamak ya da sosyal sorumluluklarını yerine getirmek amacıyla iletişim olanakları karşılığında ayni ve/veya nakdi destekte bulunulmasını,
Sponsor: Gençlik ve spor tesisleri ile organizasyonlarına, federasyonlara, gençlik ve spor kulüplerine, sporculara; ayni ve/veya nakdi desteklerle sponsorluk yapan gerçek ve tüzel kişileri,
ifade etmektedir. Anılan Yönetmelikte Sponsorluk yapılabilecek alanlar belirtilmiştir. Buna göre, ulusal veya uluslararası gençlik ve spor hizmet ve faaliyetlerini desteklemek amacıyla gerçek ve tüzel kişiler aşağıda belirtilen alanlarda sponsorluk yapabilirler.
Yukarıda belirtilen sponsorluk alanlarında yapılan her türlü harcama sponsorluk harcaması sayılmaktadır. Sponsorluk Yönetmeliği kapsamında ayni ya da nakdi olarak yapılan harcamalar, gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerince harcamanın yapıldığı yılda indirim olarak dikkate alınabilecektir. Gelirin veya kurum kazancının yeterli olmaması halinde aşan kısmın takip eden vergilendirme döneminde indirim konusu yapılması olanağı bulunmamaktadır.
9. Cumhurbaşkanınca Başlatılan Yardım Kampanyalarına Makbuz Karşılığı Yapılan Ayni Ve Nakdî Bağışların İndirimi
Cumhurbaşkanınca başlatılan yardım kampanyalarına yapılan bağışlar, Gelir Vergisi Kanununun 89/10 numaralı bendi ile Kurumlar Vergisi Kanununun 10/1-e bendinde düzenlenmiştir. Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri tarafından; Cumhurbaşkanınca başlatılan yardım kampanyalarına makbuz karşılığı yapılan ayni ve nakdî bağışların tamamı matrahın tespitinde indirilebilir.
10. İktisadi İşletmeleri Hariç Türkiye Kızılay Derneğine ve Türkiye Yeşilay Cemiyetine Yapılan Nakdi Bağış Ve Yardımların İndirimi
Türkiye Kızılay Derneğine ve Türkiye Yeşilay Cemiyetine yapılan nakdi bağış ve yardımlar, Gelir Vergisi Kanununun 89/11 numaralı bendi ile Kurumlar Vergisi Kanununun 10/f bendinde düzenlenmiştir. İktisadi işletmeleri hariç Türkiye Kızılay Derneğine ve Türkiye Yeşilay Cemiyetine makbuz karşılığı yapılan nakdi bağış ve yardımların tamamı indirim konusu yapılabilir. Türkiye Kızılay Derneği ve Türkiye Yeşilay Cemiyetinin iktisadi işletmelerine yapılan bağış veya yardımların gelir ve kurum kazancının tespitinde indirim konusu yapılması ise mümkün değildir. Anılan Dernek ve Cemiyete yapılacak aynî bağış ve yardımlar ise beyan edilecek gelirin/kurum kazancının %5'ini aşmamak üzere yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde indirim konusu yapılabilecektir.
11. Girişim Sermayesi Fonu Olarak Ayrılan Tutarların İndirimi
193 sayılı GVK’nın 89/12. bendine göre, Vergi Usul Kanununun 325/A maddesine göre girişim sermayesi fonu olarak ayrılan tutarların beyan edilen gelirin %10'unu aşmayan kısmı beyan edilen gelir tutarından indirim konusu yapılacaktır.
12. Korumalı İşyeri İndirimi
193 sayılı GVK’nın 89/14. bendine göre; yıllık beyannamede, 1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanuna göre kurulan korumalı işyerlerinde istihdam edilen ve iş gücü piyasasına kazandırılmaları güç olan zihinsel veya ruhsal engelli çalışanlar için diğer kişi ve kurumlarca karşılanan tutar dâhil yapılan ücret ödemelerinin yıllık brüt tutarının yüzde 100'ü oranında korumalı işyeri indirimi mümkündür. İndirim, her bir engelli çalışan için azami beş yıl süre ile uygulanır ve yıllık olarak indirilecek tutar, her bir engelli çalışan için asgari ücretin yıllık brüt tutarının yüzde 150'sini aşamaz.
13. Elektronik Ticaret Gümrük Beyannamesiyle Mal İhracatı Kapsamında Elde Edilen Kazançlarda %50 İndirim
Tam mükellef gerçek kişilerin dolaylı temsilci olarak yetkili kılınan Posta İdaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketler tarafından düzenlenen elektronik ticaret gümrük beyannamesiyle gerçekleştirdikleri mal ihracından elde ettikleri kazançların %50’sinin beyan edilen gelirden indirimi mümkündür.
193 sayılı GVK’nın 16. bendine göre, tam mükellef gerçek kişilerin, 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanununun 225 inci maddesi kapsamında dolaylı temsilci olarak yetkili kılınan Posta İdaresi ya da hızlı kargo taşımacılığı yapan şirketler tarafından düzenlenen elektronik ticaret gümrük beyannamesiyle gerçekleştirdikleri mal ihracatı kapsamında elde ettikleri kazancın %50'si beyan edilen gelirden indirilir.
Bu indirimden yararlanılabilmesi için bu kapsamda sayılan;
şarttır. Bu bentte geçen sigortalı ibaresi 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalı sayılanları ifade etmektedir.
14. Bireysel Katılım Yatırımcısı İndirimi
Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 82. maddesine göre; 31/12/2027 tarihine kadar, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 253 üncü maddesi kapsamına giren bireysel katılım yatırımcısı tam mükellef gerçek kişiler, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra iktisap ettikleri tam mükellef anonim şirketlere ait iştirak hisselerini en az iki tam yıl elde tutmaları şartıyla, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun değerlemeye ait hükümlerine göre hesapladıkları hisselerin tutarlarının %75'ini yıllık beyannamelerine konu kazanç ve iratlarından hisselerin iktisap edildiği dönemde indirebilirler.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu ile Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı tarafından belirlenen araştırma, geliştirme ve yenilikçilik programları kapsamında projesi son beş yıl içinde desteklenmiş kurumlara iştirak sağlayan bireysel katılım yatırımcıları için bu oran %100 olarak uygulanır. Yıllık indirim tutarı 2.500.000 TL'yi aşamaz. İlgili yıl kazancından indirilemeyen kısım, izleyen yıllarda 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre bu yıllar için belirlenen yeniden değerleme oranında artırılarak dikkate alınır.
İki tam yıl elde tutma şartının yerine getirilmemesi halinde, bireysel katılım yatırımcısı indirimi dolayısıyla zamanında tahakkuk ettirilmemiş vergiler yönünden vergi ziyaı doğmuş sayılır. Bu maddeye göre zamanında alınamayan vergiler ile vergi cezalarında zamanaşımı, verginin tarhını veya cezanın kesilmesini gerektiren durumun doğduğu tarihi takip eden yılın başından itibaren başlar. Bireysel katılım yatırımcılarının vergi desteklerinden yararlanabilmesi için, birinci fıkrada belirtilen iştirak hisselerini iktisap etmeden önce Hazine ve Maliye Bakanlığına başvurarak bireysel katılım yatırımcısı lisansı almış olmaları ve lisans kapsamında ortaklık kurdukları kurumlar tarafından yapılacak faaliyetleri beyan etmeleri şarttır.
Bireysel katılım yatırımcıları, iştirak ettikleri kurumun doğrudan veya dolaylı olarak ya da ayrı ayrı veya birlikte hâkim ortağı olamazlar. Bireysel katılım yatırımcısı; eşinin, kendisinin veya eşinin altsoyu ve üstsoyu ile üçüncü derece dahil yansoy hısımları ve kayın hısımlarının ya da idaresi, denetimi veya sermayesi bakımından doğrudan veya dolaylı olarak bağlı bulunan ya da nüfuzu altında bulunan kurumlara iştirak edemez.
15. 5746 Sayılı Kanun Kapsamındaki Ar-Ge ve Tasarım İndirimi
GVK’nın 89/9. bendinde yer alan Ar-Ge indirimine ilişkin hüküm buradan kaldırılmış ve söz konusu indirim için gerekli düzenleme 5746 sayılı Kanunun 3 üncü ve 3/A maddesine sadece Ar-Ge indirimi değil, daha da kapsamlı olarak Ar-Ge ve tasarım indirimi olarak eklenmiştir.
5746 sayılı Araştırma, Geliştirme Ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanunun 3. Maddesine göre ar-ge ve tasarım indirimi: Teknoloji merkezi işletmelerinde, Ar-Ge merkezlerinde, kamu kurum ve kuruluşları ile kanunla kurulan veya teknoloji geliştirme projesi anlaşmaları kapsamında uluslararası kurumlardan ya da kamu kurum ve kuruluşlarından Ar-Ge projelerini desteklemek amacıyla fon veya kredi kullanan vakıflar tarafından veya uluslararası fonlarca desteklenen Ar-Ge ve yenilik projelerinde, rekabet öncesi işbirliği projelerinde ve teknogirişim sermaye desteklerinden yararlananlarca gerçekleştirilen Ar-Ge ve yenilik harcamalarının tamamı ile bu Kanun kapsamında sayılan kurum ve kuruluşlar tarafından desteklenen tasarım projelerinde ve tasarım merkezlerinde gerçekleştirilen münhasıran tasarım harcamalarının tamamı, KVK’nun 10. maddesine göre kurum kazancının ve GVK’nın 89. maddesi uyarınca ticari kazancın tespitinde indirim konusu yapılır.
Cumhurbaşkanınca belirlenen kriterleri haiz Ar-Ge merkezlerinde ayrıca o yıl yapılan Ar-Ge ve yenilik harcamalarının bir önceki yıla göre artışının yüzde ellisine kadarı; Cumhurbaşkanınca belirlenen kriterleri haiz tasarım merkezlerinde ayrıca o yıl yapılan tasarım harcamalarının bir önceki yıla göre artışının yüzde ellisine kadarı yukarıdaki esaslar dâhilinde indirim konusu yapılabilir. Belirlenen kriterlere göre kanuni hadler içerisinde oranları ayrı ayrı veya birlikte farklılaştırmaya Cumhurbaşkanı yetkilidir.
Ayrıca bu harcamalar, 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre aktifleştirilmek suretiyle amortisman yoluyla itfa edilir, bir iktisadi kıymet oluşmaması halinde ise doğrudan gider yazılır. Kazancın yetersiz olması nedeniyle ilgili hesap döneminde indirim konusu yapılamayan tutar, sonraki hesap dönemlerine devredilir. Devredilen tutarlar, takip eden yıllarda 213 sayılı Kanuna göre her yıl belirlenen yeniden değerleme oranında artırılarak dikkate alınır.
Aynı Kanunun 3/A maddesine göre; gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, işletmeleri bünyesinde gerçekleştirdikleri münhasıran yeni teknoloji ve bilgi arayışına yönelik araştırma ve geliştirme harcamaları tutarının %100’ü, bu kapsamdaki projelerin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından Ar-Ge ve yenilik projesi olarak değerlendirilmesi şartıyla, 5520 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi ve GVK’nın 89 uncu maddesi uyarınca kazancın tespitinde indirim konusu yapılır.
16. Mükelleflerin Yıllık Beyanname Doldururken Ve Yapılacak İndirimler Konusunda Yardım Alacakları Çağrı Merkezi ve Diğer Kaynaklar
Mükelleflerin elde ettikleri gelirin beyan edilip edilmeyeceği konusunda tereddüt ettikleri konularda (mevzuaat danışma, yıllık beyannamede yapılacak indirimler konusu ve beyanname doldurma gibi) Vergi İletişim Merkezini 189'u araması mümkündür. Gelir vergisi beyannamesi veren mükelleflerin beyan ettikleri gelirden yapacakları indirimler konusunda vergi ziyaına sebebiyet vermemeleri için çok dikkatli olması gerekmektedir. Bu konuda ilgili kanun maddesi, genel tebliğlerdeki açıklamalar ve Gelir İdaresinin yayınlamış olduğu rehberlerde yer alan açıklamalara bakılmasında fayda vardır.
Mükelleflerin, yıllık gelir vergisi beyannamesini verirken gelir unsurları itibarıyla ve beyannameden indirim konusu yapılacak hususlar dikkate alınarak Gelir İdaresince hazırlanan aşağıda yer alan Rehberler, Broşürler ve İnfografiklerden yararlanması mümkündür (https://www.gib.gov.tr/Rehber ve Broşürler).
17. Sonuç
Beyan esasına dayanan Gelir Vergisi Kanununa göre, 2024 yılında tam/dar mükellef gerçek kişiler tarafından elde edilen yedi gelir unsuruna ilişkin olarak istisna kapsamında olmayan ve beyan sınırının altında kalmayan kazanç ve iratlar için Mart/2025 ayında yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmesi gerekmektedir. Tahakkuk eden vergi ise Mart ve Temmuz 2025 aylarında iki eşit taksitte ödenecektir.
Gelir Vergisi Kanunu’nun mevcut sistematiğine göre beyan edilen gelir toplamından yapılacak yasal indirimler sonrasında vergi matrahına ulaşılmakta ve bu tutar üzerinden artan oranlı vergi tarifesi uygulanmak suretiyle gelir vergisi hesaplanmaktadır. Hesaplanan gelir vergisinden de yıl içinde tevkif suretiyle kesilen vergiler ile ödenen geçici vergi mahsup edilmek suretiyle ödenecek gelir vergisi tespit edilmektedir. Ayrıca ticari, zirai ve mesleki kazanç sahipleri şartları sağlıyorsa %5 vergi indiriminden de yararlanacaktır.
Yıllık beyannamede, beyan edilen gelirden yapılan yasal indirimlerin doğru hesaplanması, vergi matrahının tespitinde fazla indirim yapılmaması çok önemli bir konudur. Beyannamenin verilmesi aşamasında bu indirimler yapılırken vergi idaresi tarafından belge istenmemektedir. Ancak, vergi idaresi daha sonra yaptığı analiz çalışmalarında yanlış bir indirim yapıldığını ya da oransal olarak yanlış bir hesaplama yapıldığını tespit etmesi halinde, yapılan indirimlerin belgesini isteyebilecek, haksız indirimin yapıldığının tespiti halinde, eksik hesaplanan gelir vergisini ikmalen vergi ziyaı cezasıyla birlikte tarh ve tahakkuk ettirecektir.
Vergi idaresi zamanında eksik ödenen vergiyi cezalı olarak ve gecikme faizi ile geri alma yoluna gidecektir. Tabi cezalı olarak yapılacak vergi tarhiyatının mükellefe tebliği sonrasında mükellefin itiraz hakkı her zaman mümkün bulunmaktadır. Kısaca özetlemek gerekirse, beyan edilen gelirden yapılacak yasal indirimler Kanunda belirtildiği şartlar ve sınırlamalar çerçevesinde indirilmeli ve vergi matrahı doğru tespit edilmelidir. Aksi durumda, yanlış indirimler sonucunda vergi matrahı düşük hesaplanmış olacak ve hesaplanacak vergi de eksik hesaplanmış olacaktır. Dolayısıyla, eksik beyan sonucunda yapılan ilave tarhiyatlar, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi ile birlikte ilgili vergi dairesi tarafından mükelleften geri alınacaktır. Mükelleflerin beyanname verme ve verginin ödenmesine yönelik her türlü soru için Vergi İletişim Merkezini (189) arayıp bilgi almaları mümkündür.
“Vergi Geleceğimizdir, Vergisiz Kazanca İzin Vermeyelim”