İmdat TÜRKAY/Gelir İdaresi Grup Başkanı
Özet: Gelir Vergisi Kanununda gelirin unsurları içinde yer alan yedi gelir unsurundan belki de en az bilineni ve en az yıllık beyanname ile beyan edileni kuşkusuz diğer kazanç ve iratlardır. Bu gelir unsuru kendi içinde değer artışı kazançları ve arızi kazançlar olarak ikiye ayrılmakta olup her iki grupta da bazı kazanç ve iratlar için belirlenmiş yıllık istisna tutarları vardır. Bu istisna tutarının altında kalan kazanç ve iratlar için yıllık beyanname verilmez.
Anahtar kelimeler: Diğer kazanç ve iratlar, değer artışı kazancı, arızi kazançlar, değer artışı kazancında istisna, arızi kazançlarda istisna, Dijital Vergi Dairesi (Hazır Beyan Sistemi).
1. Giriş
Diğer kazanç ve iratlar, belirli kaynaklara bağlanması mümkün olmayan, belirli dönemlerde (periyodik olarak) meydana gelmeyen, devamlı değil arızi olan ve çoğu zaman bir teşebbüs sonucu olmaksızın, kişilerin bazı mal varlıklarında kendiliğinden meydana gelen kazanç ve iratlardır. Yani bu kazanç ve iratlar kişiler tarafından sürekli olarak elde edilen bir gelir değildir.
Karşılıksız edinilenler dışında, Gelir Vergisi Kanununda sayılan mal ve hakların iktisap tarihinden başlayarak beş yıl içinde elden çıkarılmasından doğan kazançlar değer artışı kazancı olarak vergilendirilmektedir. Gerçek kişiler tarafından bedel karşılığı edinilen gayrimenkullerin (konut, arsa, vb.) iktisap tarihinden başlayarak beş yıl içinde elden çıkarılması halinde, elde edilen kazanç gelir vergisine tabidir. Beş yıllık sürenin hesabında takvim günü esas alınmaktadır.
Faaliyetine devam eden ticari bir işletmenin kısmen veya tamamen satılmasından veya ticari işletmeye dâhil amortismana tabi iktisadi kıymetlerle yukarıda belirtilen hakların elden çıkarılmasından doğan kazançlar ticari kazanç sayılmakta ve bunlara ticari kazanç hakkındaki hükümler uygulanmaktadır.
2. Hangi Mal ve Hakların Elden Çıkarılmasından Doğan Kazançlar Değer Artışı Kazancıdır?
GVK’da yer alan yedi gelir unsurundan biri olan diğer kazanç ve iratlar; değer artışı kazançları ve arızi kazançlar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 80’inci maddesine göre aşağıda sayılan mal ve hakların elden çıkarılmasından doğan kazançlar değer artışı kazançları olarak vergilendirilmektedir.
Söz konusu mal ve haklar ivazsız olarak iktisap edilmişse bu mal ve hakların elden çıkarılmasından doğan kazançlar değer artışı kazancı olarak vergilendirilmeyecektir. Bunun dışında, iktisap şekli ne olursa olsun söz konusu mal ve hakların elden çıkarılmasından doğan kazançlar değer artışı kazancı olarak vergilendirilecektir. Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 80’inci maddesine göre;
gelir vergisinden istisna edilmiştir. Ancak elden çıkarılan değer, 1/1/2006 tarihinden itibaren ihraç edilmiş menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası aracı ise istisna uygulanmayacak, elde edilen gelirden giderler düşülecek ve kalan tutar beyan edilecektir.
Gerçek kişilerin bir bedel karşılığı edindikleri gayrimenkullerin (konut, arsa, vb.) iktisap tarihinden başlayarak beş yıl içinde elden çıkarılması halinde, elde edilen kazanç gelir vergisine tabidir. Beş yıllık sürenin hesabında takvim günü esas alınmaktadır. Mal ve hakların elden çıkarılmasında iktisap bedeli, elden çıkarıldığı ay hariç olmak üzere Türkiye İstatistik Kurumu’nca belirlenen Yurt İçi - Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) artış oranında artırılarak tespit edilir. Endekslemenin yapılabilmesi için artış oranının %10 veya üzerinde olması gerekmektedir.
2.1. Değer Artışı Kazancında İstisna Uygulaması
193 sayılı GVK’nın mükerrer 80. maddesine göre, maddede yazılı mal ve hakların elden çıkarılmasından doğan kazançlar değer artışı kazançlarıdır. Bu maddede bahsedilen "elden çıkarma" deyimi, yukarıda yazılı mal ve hakların satılması, bir ivaz karşılığında devir ve temliki, trampa edilmesi, takası, kamulaştırılması, devletleştirilmesi, ticaret şirketlerine sermaye olarak konulmasını ifade etmektedir.
Bir takvim yılında elde edilen değer artışı kazancının, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılmasından sağlananlar hariç, 2024 yılı için 87.000 TL’si (2025 yılı için 120.000 TL) gelir vergisinden müstesnadır. Bu tutarı aşmayan değer artışı kazançları için yıllık beyanname verilmeyecektir. İstisna tutarının üzerinde elde edilen değer artış kazançlarının yıllık beyanında önce istisna tutarı düşülecek ve kalan tutar vergiye tabi olacaktır.
Örnek 1: Kişinin 10/10/2022 tarihinde 2.000.000 TL’ye satın almış olduğu gayrimenkulü, 13/11/2024 tarihinde 6.000.000 TL’ye satması durumunda, söz konusu gayrimenkulü alış tarihinden itibaren 5 tam yıl geçmeden satmış olduğundan, elde ettiği kazanç değer artışı kazancı olarak vergiye tabi olacaktır. Elde edilen değer artış kazancı 2024 yılı istisna tutarı olan 87.000 TL’yi aşıyorsa beyan edilecek ve beyannamede istisna tutarı beyan edilen gelirden düşülecektir. Kişinin 2024 yılında gayrimenkulünü satmaktan dolayı elde ettiği değer artışı kazancı 87.000 TL’nin altında ise yıllık beyanname vermeyecektir.
Örnek 2: Kişinin 10/7/2019 tarihinde kendisine miras yoluyla intikal eden apartman dairesini, 10/11/2024 tarihinde 10.000.000 TL’ye satması durumunda, satışa konu apartman dairesinin ivazsız olarak (veraset yoluyla) intikal etmesi nedeniyle, mükellefin bu satıştan elde ettiği gelir, değer artışı kazancı olarak vergilendirilmeyecektir.
Mal ve hakların 5 yıl içinde elden çıkarılması değer artışı kazancı olduğundan, 5 yıllık sürenin hesabında iktisap tarihinin doğru belirlenmesi çok önemlidir. İktisap, yıllık gelir vergisi (değer artışı kazancı) beyannamesinin verilmesi açısından dikkate alınan, gayrimenkul veya hakkın elde edilmesi durumudur. Gayrimenkullerde iktisap, Türk Medeni Kanununa göre tapuya tescille olmaktadır. Ancak, gayrimenkulün tapuya tescil tarihinden önce sahibinin fiilen kullanımına bırakıldığı bazı özel hallerde, iktisap tarihi olarak tapuya tescil tarihi yerine fiilen kullanıma bırakılma tarihinin kabul edilmesi gerekir.
Gayrimenkullerde iktisap, Türk Medeni Kanununun 705 inci maddesi uyarınca, tapuya tescille gerçekleşmektedir. Buna göre, kat karşılığı müteahhide veya kooperatiflere verilen arsa karşılığında alınan gayrimenkuller dâhil, iktisap edilen gayrimenkullerin elden çıkarılması halinde, değer artışı kazancının tespiti yönünden iktisap tarihi olarak, gayrimenkulün tapuya tescil edildiği tarih esas alınacaktır. Ancak, gayrimenkulün tapuya tescil tarihinden önce sahibinin fiilen kullanımına bırakıldığı bazı özel hallerde, iktisap tarihi olarak tapuya tescil tarihi yerine fiilen kullanıma bırakılma tarihinin kabul edilmesi gerekir.
Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 81 inci maddesinin son fıkrasında, mal ve hakların elden çıkarılmasında iktisap bedelinin, elden çıkarılan mal ve hakların, elden çıkarıldığı ay hariç olmak üzere Türkiye İstatistik Kurumunca belirlenen Yurt İçi - Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) artış oranında artırılarak tespit edileceği belirtilmiştir. Ancak, endekslemenin yapılabilmesi için artış oranının %10 veya üzerinde olması gerekmektedir.
Bu konuda detaylı bilgi için Gelir İdaresinin hazırlamış olduğu “Gayrimenkullerin 5 Yıl İçinde Elden Çıkarılmasında Gelir Vergisi Beyanı Broşürüne” bakılmasında fayda vardır (https://www.gib.gov.tr/node/128637).
2.2. Gayrimenkul Alım-Satım İşlerinde Ticari Kazanç ve Değer Artışı Kazancı Ayrımı
Gayrimenkul alım satım işlemi ticari kazanç hükümleri kapsamında değilse, elde edilen kazanç "değer artışı kazancı" hükümlerine göre tespit edilir. Gayrimenkullerin elden çıkarılmalarından doğan kazancın "değer artışı kazancı" olarak mı, yoksa "ticari kazanç" olarak mı vergilendirilmesi gerektiği aşağıdaki hususlar dikkate alınarak tespit edilir.
1. Faaliyetteki Devamlılık: Gayrimenkul alım satım işleri devamlı olarak, bir meslek halinde sürdürülüyorsa elde edilen kazanç ticari kazançtır. Burada devamlılık unsurunu belirleyen en belirleyici ölçüt, kazanç doğuran işlem sayısındaki çokluktur. İşlem sayısındaki çokluk gayrimenkullerin aynı takvim yılı içerisinde birden fazla veya takip eden birden fazla takvim yılında art arda satılmış olmasına göre belirlenir.
2. Satışın Hangi Amaçla Yapıldığı: Alım satım işlemlerinin birden fazla olması halinde, gayrimenkul alım satımı işlemi, kazanç elde etmek için yapılıyorsa söz konusu alım satım işlemi ticari kazanç kapsamında değerlendirilir. Gayrimenkul alım satım işlemlerinin ticari bir amaç olmaksızın şahsi ihtiyacın karşılanması amacıyla yapılması halinde elde edilen kazanç, değer artışı kazancı olarak değerlendirilir.
3. Ticari Bir Organizasyonun Varlığı: İş yeri açılması, işçi çalıştırılması, ticaret siciline kayıt olunması gibi durumlarda ticari bir organizasyonun var olduğu kabul edilmektedir. Gayrimenkul alım satımı, şekli ve maddi şartları ile kurulmuş bir ticari organizasyon içinde yapılması halinde elde edilen kazanç ticari kazançtır. Ticari organizasyonun şekli ve maddi unsurlarının açıkça belli olmadığı hallerde ise kazanç türü "faaliyetteki devamlılık" ve "satışın hangi amaçla yapıldığı" unsurlarına göre tespit edilir.
Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 80 inci maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendi uyarınca, ivazsız iktisap edilenler hariç, anılan Kanunun 70 inci maddesinin birinci fıkrasının (1), (2), (4) ve (7) numaralı bentlerinde sayılan ve aşağıda belirtilen mal ve hakların, iktisap tarihinden başlayarak 5 (beş) yıl içerisinde elden çıkarılmasından doğan kazançlar, değer artışı kazancının konusunu oluşturmaktadır.
-Arazi, bina, maden suları, menba suları, madenler, taş ocakları, kum ve çakıl istihsal yerleri, tuğla ve kiremit harmanları, tuzlalar ve bunların mütemmim cüzileri ve teferruatı,
-Voli mahalleri ve dalyanlar,
-Gayrimenkul olarak tescil edilen haklar,
-Gemi ve gemi payları ile bilumum motorlu yükleme ve boşaltma vasıtaları. Elden çıkarmadan maksat, yukarıda yazılı mal ve hakların satılması, bir bedel karşılığında devir ve temliki, trampa edilmesi, takası, kamulaştırılması, devletleştirilmesi, ticaret şirketlerine sermaye olarak konulmasıdır. Ayrıca, gerçek usulde vergiye tabi çiftçilerin zirai üretimde kullandıkları gayrimenkullerin elden çıkarılmasından doğan kazançlar da değer artışı kazancı olarak değerlendirilecektir.
Değer artışı kazancında vergilendirilecek kazanca safi değer artışı denilmektedir. Değer artışında safi kazanç, elden çıkarma karşılığında alınan para ve ayınlarla (eşya, mal vb.) sağlanan ve para ile temsil edilebilen her türlü menfaatlerin tutarından;
-Elden çıkarılan mal ve hakların maliyet bedellerinin,
-Elden çıkarma dolayısıyla yapılan ve satıcının üzerinde kalan giderlerin ve ödenen vergi ve harçların,
indirilmesi suretiyle bulunmaktadır. Maliyet bedelinin tespit edilememesi halinde maliyet bedeli yerine; Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre, takdir komisyonlarınca tespit edilecek bedel, kazancı bilanço veya işletme hesabı esasına göre tespit edilen işletmelerde ise son bilançoda veya envanter kayıtlarında gösterilen değer esas alınır.
Mal ve hakların elden çıkarılmasında iktisap bedeli, elden çıkarıldığı ay hariç olmak üzere Türkiye İstatistik Kurumunca belirlenen Yurt İçi - Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) artış oranında artırılarak tespit edilir. Endekslemenin yapılabilmesi için artış oranının %10 veya üzerinde olması gerekmektedir. Gayrimenkulün elden çıkarılması halinde, değer artışı kazancının hesaplanmasında iktisap tarihi olarak hangi tarihin esas alınacağına ilişkin ayrıntılı açıklamalar, 76 No.lu Gelir Vergisi Sirkülerinde yapılmıştır.
Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 80 inci maddesine göre, ivazsız olarak iktisap edilenler ile tam mükellef kurumlara ait olan ve iki yıldan fazla süreyle elde tutulan hisse senetleri hariç, menkul kıymetlerin veya diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar değer artışı kazancı olarak vergilendirilmektedir. Söz konusu menkul kıymetlerin alım-satımından elde edilen değer artışı kazançlarında vergilendirmeye esas alınacak kazanç, Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 81 inci maddesine göre elden çıkarma karşılığında alınan para ve ayınlarla sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerin tutarından, elden çıkarılan kıymetin maliyet bedeli ile elden çıkarılma dolayısıyla yapılan giderlerin ve ödenen vergi ve harçların indirilmesi suretiyle bulunacaktır.
Ayrıca, Gelir Vergisi Kanununun geçici 67 nci maddesinin (1) numaralı fıkrasının altıncı paragrafında belirtildiği üzere; tam mükellef kurumlara ait olup, Borsa İstanbul (BİST)’ da işlem gören ve bir yıldan fazla süreyle elde tutulan hisse senetlerinin elden çıkarılmasından elde edilen gelirler için Gelir Vergisi Kanununun değer artışı kazançlarının vergilendirilmesine ilişkin mükerrer 80 inci madde hükümleri uygulanmayacak olup, dolayısıyla bu gelirler için değer artışı kazancı kapsamında yıllık beyanname de verilmeyecektir.
3. Vergiye Tabi Arızi Kazançlar İçin Yıllık Beyanname Verilmesi
Gelir Vergisi Kanunu’nun 82’nci maddesinde belirtilen arızi kazançlar, yapılması devamlılık arz etmeyen faaliyetlerden elde edilen gelirlerin vergilendirilmesine yönelik düzenlemeleri içermektedir. Anılan maddeye göre vergiye tabi arızi kazançlar şunlardır:
Gelir Vergisi Kanunu’nun 82’nci maddesinde altı bent olarak saylan arızi kazançlarda, bir kısım bentler istisna uygulamasından faydalanırken bir kısım ise istisnaya tabi olmayıp elde edilen kazanç tutarından tevsik edilmesi koşuluyla yapılan giderler indirildikten sonra kalan tutar üzerinden vergilendirilmektedir.
Bir takvim yılında (1), (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde yazılı olan kazançlar (henüz başlamamış olan ticari, zirai veya mesleki bir faaliyete hiç girişilmemesi ile ihale, artırma ve eksiltmelere iştirak edilmemesi karşılığında elde edilen kazançlar hariç) toplamının 2024 yılı için 200.000 TL’lik (2025 yılı için istisna tutarı 280.000 TL), kısmı gelir vergisinden istisna edilmiştir.
193 sayılı GVK’nın 82. maddesinde sayılan gelirler arızi kazanç olup, maddede sayılan kazançlar dışındaki gelirlerin arızi kazanç olarak vergilendirilmesi söz konusu değildir. Madde hükmüne göre; bir takvim yılında anılan maddenin (1), (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde yazılı olan kazançlar (henüz başlamamış olan ticarî, ziraî veya meslekî bir faaliyete hiç girişilmemesi ile ihale, artırma ve eksiltmelere iştirak edilmemesi karşılığında elde edilen kazançlar hariç) toplamının 2024 yılı için 200.000 TL’lik (2025 yılı için 280.000 TL) kısmı gelir vergisinden istisnadır. Bu tutarı aşmayan arızi kazançlar için yıllık beyanname verilmeyecektir.
Gerçek usulde vergiye tabi mükelleflerin terk ettikleri işleri ile ilgili olarak sonradan elde ettikleri kazançlar ile zarar yazılan değersiz alacaklarla, karşılık ayrılan şüpheli alacakların sonradan tahsili istisna uygulamasının dışındadır. Dar mükellefiyete tabi olanların 45 inci maddede (Dar mükellefiyete tabi olanların Türkiye ile yabancı memleketler arasında yaptıkları ulaştırma işlerinde elde ettikleri kazançlar, Kurumlar Vergisine tabi yabancı ulaştırma kurumlarının kazançlarının tayinine ait esaslara göre tespit olunur.) yazılı işleri arızi olarak yapmalarından elde ettikleri kazançları da istisna uygulamasının dışındadır.
4. Diğer Kazanç ve İratların Yıllık Beyanname ile Beyan Edilmesine İlişkin Örnek Olaylar
Değer artışı kazançlarının ve arızi kazançların hangi durumlarda yıllık beyanname ile beyan edileceği konusunun daha iyi anlaşılması için konuyu örnek olaylarla anlatmakta fayda vardır.
Örnek 1: Mükellef, 9/10/2022 yılında sahibi olduğu tam mükellef kuruma ait Borsa İstanbul (BİST)’da işlem görmeyen hisse senetlerini 15/8/2024 yılında satmıştır. Buna göre mükellef, söz konusu hisse senetlerini iktisap tarihinden itibaren 2 yıldan fazla süre ile elde tutmadan satmış olduğundan, 2024 yılında elde ettiği kazanç değer artışı kazancı olarak vergiye tabi olacaktır.
Örnek 2: Mükellef, 5/8/2022 yılında sahibi olduğu tam mükellef kuruma ait Borsa İstanbul (BİST)’da işlem gören hisse senetlerini 13/6/2024 yılında satmıştır.
Buna göre mükellef, söz konusu Borsa İstanbul’da işlem gören ve 1 yıldan uzun süreyle elde tutulduğu için tevkifat kapsamında olmayan hisse senetlerini iki yıldan daha az süreyle elde tutarak elden çıkarmış olmasına rağmen geçici 67. madde hükmü gereği bu hisse senetlerinin elden çıkarılmasından doğan kazancı GVK’nın mükerrer 80 inci maddesi kapsamında değer artışı kazancı olarak vergiye tabi olmayacaktır.
Örnek 3: Kişi, 02.05.2020 tarihinde kendisine miras yoluyla intikal eden apartman dairesini 22.09.2024 tarihinde satmıştır. Satışa konu apartman dairesinin ivazsız olarak (veraset yoluyla) intikal etmesi nedeniyle, mükellefin bu satıştan elde ettiği gelir, değer artışı kazancı olarak vergilendirilmeyecektir.
Örnek 4: Kişi, 15.11.2022 tarihinde 2.000.000 TL’ye satın almış olduğu gayrimenkulü, 20.06.2024 tarihinde 8.000.000 TL’ye satmıştır. Buna göre mükellef, söz konusu gayrimenkulü alış tarihinden itibaren beş tam yıl geçmeden satmış olduğundan, elde ettiği kazancın istisna tutarını aşan kısmı değer artışı kazancı olarak vergiye tabi olacaktır. Ödevli, elden çıkardığı gayrimenkule şartları sağlıyorsa maliyet bedeline endeksleme yapabilecektir. Ayrıca, varsa gayrimenkulün elden çıkarılması dolayısı ile yapılan ve yasal olarak indirilmesi mümkün olan giderler ile ödenen vergi ve harçlar gider olarak indirebileceklerdir.
Örnek 5: Gerçek kişi, (X) Limited Şirketine 20.05.2018 tarihinde %50 ortak olmuştur. Mükellef, 10.08.2024 tarihinde söz konusu ortaklık payını (Y) Limited Şirketine bedel karşılığında devretmiştir. Mükellefin ortaklık payını elden çıkarmasından dolayı elde ettiği kazancın değer artışı kazancı olarak vergiye tabi tutulması gerekmektedir.
Örnek 6: Mükellef, 2/11/2022 tarihinde 3.000.000 TL’ye satın almış olduğu gayrimenkulü 1/2/2024 tarihinde 6.000.000 TL’ye satmıştır. Söz konusu gayrimenkul 5 yıllık süre dolmadan elden çıkarıldığı için mükellef adına oluşacak değer artışı kazancı hesaplanacaktır.
Örnekte, gayrimenkulün elden çıkarılması dolayısı ile yapılan ve yasal olarak indirilmesi mümkün olan giderler ile ödenen vergi ve harçlar dikkate alınmamıştır.
Gayrimenkulün iktisap tarihinden önceki ay olan Ekim 2022 döneminde Yİ-ÜFE 2.011,13; elden çıkarıldığı aydan önceki ay olan Ocak 2024 döneminde Yİ-ÜFE 3.035,59 olarak gerçekleşmiştir. Bu durumda ilgili dönemde artış oranının %10’un üzerinde [(3.035,59– 2.011,13)/2.011,13]X100=%50,93 olduğu görülmektedir. Dolayısıyla elden çıkarılan gayrimenkulün endekslenmiş maliyet bedeli; 3.000.000 X (3.035,59/2.011,13) = 4.528.185 TL olarak dikkate alınacaktır.
2007 yılı itibarıyla Türkiye İstatistik Kurumunun resmi internet sayfasından (www.tuik.gov.tr) edinilen Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) rakamlarına ilişkin tablo aşağıdadır.
Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) Rakamları
Yıl |
Ocak |
Şubat |
Mart |
Nisan |
Mayıs |
Haziran |
Temmuz |
Ağustos |
Eylül |
Ekim |
Kasım |
Aralık |
||||||||||
2007 |
135,09 |
136,37 |
137,70 |
138,80 |
139,34 |
139,19 |
139,28 |
140,47 |
141,90 |
141,71 |
142,98 |
143,19 |
||||||||||
2008 |
143,80 |
147,48 |
152,16 |
159,00 |
162,37 |
162,90 |
164,93 |
161,07 |
159,63 |
160,54 |
160,49 |
154,80 |
||||||||||
2009 |
155,16 |
156,97 |
157,43 |
158,45 |
158,37 |
159,86 |
158,74 |
159,40 |
160,38 |
160,84 |
162,92 |
163,98 |
||||||||||
2010 |
164,94 |
167,68 |
170,94 |
174,96 |
172,95 |
172,08 |
171,81 |
173,79 |
174,67 |
176,78 |
176,23 |
178,54 |
||||||||||
2011 |
182,75 |
185,90 |
188,17 |
189,32 |
189,61 |
189,62 |
189,57 |
192,91 |
195,89 |
199,03 |
200,32 |
202,33 |
||||||||||
2012 |
203,10 |
202,91 |
203,64 |
203,81 |
204,89 |
201,83 |
201,20 |
201,71 |
203,79 |
204,15 |
207,54 |
207,29 |
||||||||||
2013 |
206,91 |
206,65 |
208,33 |
207,27 |
209,34 |
212,39 |
214,50 |
214,59 |
216,48 |
217,97 |
219,31 |
221,74 |
||||||||||
2014 |
229,10 |
232,27 |
233,98 |
234,18 |
232,96 |
233,09 |
234,79 |
235,78 |
237,79 |
239,97 |
237,65 |
235,84 |
||||||||||
2015 |
236,61 |
239,46 |
241,97 |
245,42 |
248,15 |
248,78 |
247,99 |
250,43 |
254,25 |
253,74 |
250,13 |
249,31 |
||||||||||
2016 |
250,67 |
250,16 |
251,17 |
252,47 |
256,21 |
257,27 |
257,81 |
258,01 |
258,77 |
260,94 |
266,16 |
274,09 |
||||||||||
2017 |
284,99 |
288,59 |
291,58 |
293,79 |
295,31 |
295,52 |
297,65 |
300,18 |
300,90 |
306,04 |
312,21 |
316,48 |
||||||||||
2018 |
319,60 |
328,17 |
333,21 |
341,88 |
354,85 |
365,60 |
372,06 |
396,62 |
439,78 |
443,78 |
432,55 |
422,94 |
||||||||||
2019 |
424,86 |
425,26 |
431,98 |
444,85 |
456,74 |
457,16 |
452,63 |
449,96 |
450,55 |
451,31 |
450,97 |
454,08 |
||||||||||
2020 |
462,42 |
464,64 |
468,69 |
474,69 |
482,02 |
485,37 |
490,33 |
501,85 |
515,13 |
533,44 |
555,18 |
568,27 |
||||||||||
2021 |
583,38 |
590,52 |
614,93 |
641,63 |
666,79 |
693,54 |
710,61 |
730,28 |
741,58 |
780,45 |
858,43 |
1.022,25 |
||||||||||
2022 |
1.129,03 |
1.210,60 |
1.321,90 |
1.423,27 |
1.548,01 |
1.652,75 |
1.738,21 |
1.780,05 |
1.865,09 |
2.011,13 |
2.026,08 |
2.021,19 |
||||||||||
2023 |
2.105,17 |
2.138,04 |
2.147,44 |
2.164,94 |
2.179,02 |
2.320,72 |
2.511,75 |
2.659,60 |
2.749,98 |
2.803,29 |
2.882,04 |
2.915,02 |
||||||||||
2024 |
3.035,5 9 |
3.149,0 |
3.252,7 9 |
3.369,9 8 |
3.453,9 6 |
3.483,2 5 |
3.550,8 8 |
3.610,5 1 |
3.659,8 4 |
3.707,1 0 |
3.731,4 3 |
3.746,5 2 |
||||||||||
|
||||||||||||||||||||||
Endekslenmiş Maliyet Bedeli = İktisap Bedeli X Endeksleme Katsayısı
Endeksleme Katsayısı = İktisap Tarihinden Bir Önceki Aya İlişkin ÜFE Oranı
Elden Çıkartıldığı Tarihten Bir Önceki Aya İlişkin ÜFE Oranı
Gayrimenkulün alış bedeli |
3.000.000 TL |
Gayrimenkulün satış bedeli |
6.000.000 TL |
Gayrimenkulün endekslenmiş maliyet bedeli [3.000.000 X (3.035,59 / 2.011,13)] |
4.528.185 TL |
Safi değer artışı kazancı (6.000.000 - 4.528.185) |
1.471.815 TL |
Vergiden istisna tutar |
87.000 TL |
Vergiye tabi gelir matrahı (1.471.815 - 87.000) |
1.384.815 TL |
Hesaplanan gelir vergisi |
416.685,25 TL |
Ödenmesi gereken damga vergisi |
672,40 TL |
Ödevli, değer artışı kazancından dolayı ilk defa yıllık beyanname veriyorsa Hazır Beyan Sisteminden beyannameyi verdiği anda vergi dairesinde mükellefiyet otomatikman açılacaktır. Kişinin ayrıca vergi dairesine işe başlama bildirimi yapılmasına gerek yoktur.
Örnek 7: (X) Limited Şirketinin %40 ortaklık payına ilişkin hissesini 3/3/2020 tarihinde 1.000.000 TL bedel ile iktisap eden kişi, bu hisselerin tamamını 16/11/2024 tarihinde 5.000.000 TL bedel ile satmıştır. Beyana tabi başka bir geliri ve gelir vergisi mükellefiyeti olmayan kişi, bu satıştan elde ettiği değer artışı kazancına yönelik beyannamesini Mart/2025’de Hazır Beyan Sistemi üzerinden verebilecek ve beyannamesini onaylamasının ardından kendisine Sistem tarafından otomatik olarak gelir vergisi mükellefiyeti tesis edilecektir.
Örnek 8: Mükellef, kooperatif üyeliği karşılığında iktisap ettiği gayrimenkulüne, 17/1/2024 tarihinde su, elektrik ve telefon bağlattırmış ve bu tarihten itibaren gayrimenkulü fiilen kullanmaya başlamış ve bu durumu ilgili kurumlardan aldığı belgeler ile ispatlamıştır. Bu gayrimenkulün mükellef adına tapu tescili, 12/11/2024 tarihinde yapılmıştır. Buna göre, değer artışı kazancının tespiti açısından 5 yıllık sürenin hesabında, gayrimenkulün fiilen kullanılmaya başlandığı 17/1/2024 tarihinin iktisap tarihi olarak esas alınması gerekir.
Örnek 9: Mükellef, Toplu Konut İdaresinden bir daire satın almıştır. Daire tespiti için 4/1/2022 tarihinde noterde kura çekimi yapılmış, 5/9/2023 tarihinde de yapı kullanım izin belgesi alınmış, ancak dairelerin tapuya tescil işlemi, Toplu Konut İdaresine yapılan ödemelerin tamamlanmasından sonra 22/11/2024 tarihinde yapılmıştır. Buna göre, değer artışı kazancının tespiti açısından 5 yıllık sürenin hesabında, gayrimenkulün yapı kullanma izin belgesinin alındığı 5/9/2023 tarihin esas alınması gerekir.
Örnek 10: Mükellef, 12/10/2023 tarihinde "satış vaadi sözleşmesi" ile almış olduğu araziyi 20/3/2024 tarihinde tapuya tescil ettirmiştir. Söz konusu arazinin iktisap tarihi olarak, tapuya tescil edildiği 20/3/2024 tarihinin esas alınması gerekmektedir.
Örnek 11: Mükellef, 21/8/2018 tarihinde satın aldığı arsayı 18/10/2023 tarihinde kat karşılığı olarak müteahhide vererek almış olduğu gayrimenkul, 5/11/2024 tarihinde tapuya tescil edilmiştir. Kat karşılığı alınan gayrimenkul yeni bir iktisap olarak kabul edilecek ve değer artışı kazancının tespitinde gayrimenkulün tapuya tescil edildiği 5/11/2024 tarihi esas alınacaktır. Fiilen kullanımın tapu tescilinden önce gerçekleşmesi halinde ise bu tarihin esas alınması gerekir.
Örnek 12: Mükellef tarafından, 15/5/2021 tarihinde satın alınan ve tapuya arazi olarak tescil edilen gayrimenkulün, belediyece ifraz işlemi sonucu 20/8/2024 tarihinde cins tashihi gerçekleştirilerek tapuya arsa olarak tescili yapılmıştır. Değer artışı kazancının tespiti açısından, söz konusu değişikliğin gerçekleştirilerek tapuya tescil edildiği 20/8/2024 tarihinin esas alınması gerekir.
Örnek 13: Mükellef, veraset yoluyla intikal eden iki katlı ahşap bina, yıkılıp yerine yeni bir bina yapılması ve bu yeni binadan kendisine bir adet daire verilmesi karşılığında, müteahhide verilmiştir. Mükellef, müteahhitten kat karşılığı aldığı bir adet daireyi teslim aldığı yıl içinde satmıştır. İvazsız olarak iktisap edilen gayrimenkulün, cins tashihi yapılarak kat karşılığı verilmesi halinde, "ivazsız iktisap edilme" niteliği değişmeyeceğinden, gayrimenkulün satışından elde edilen gelir de değer artışı kazancına tabi olmayacaktır.
Örnek 14: Öğretim görevlisi olan mükellef, bir üniversitesinde ücretli olarak çalışmaktadır. Bir sivil toplum kuruluşundan (sendikadan) gelen teklif üzerine tek seferlik üniversitede eğitim ve danışmanlık hizmeti vermiştir. Bunun karşılığında mükellefe 2024 yılında 500.000 TL ödeme yapılmış mükellef de bu tutardan kendisine yardımcı olan asistanına 100.000 TL ödemede bulunmuştur. Mükellefin vergiye tabi kazancı aşağıdaki gibi tespit edilecektir.
Elde edilen kazanç |
500.000 TL |
Toplam giderler |
100.000 TL |
Safi kazanç |
400.000 TL |
Arızi kazanç 2024 yılı istisna tutarı |
200.000 TL |
Vergiye tabi kazanç (400.000-200.000=) |
200.000 TL |
Mükellefin danışmanlık hizmeti karşılığında almış olduğu bu tutar, arızi olarak yapılan serbest meslek faaliyeti sonucu elde edilmiş olup istisna tutarının üstünde kalmaktadır. Mükellefin, bu işlemi için yıllık beyanname verecek ve bu işlemini diğer gelirler için verilen beyannameye dahil edecektir.
Asistanın danışmanlık hizmeti karşılığında öğretim görevlisinden almış olduğu 100.000 TL ise, arızi olarak yapılan serbest meslek faaliyeti sonucu elde edilmiş olup istisna tutarının altında kalmaktadır. Asistan, bu işlemi için yıllık beyanname vermeyecek ve diğer gelirler için beyanname vermesi durumunda bu gelirini beyannameye dahil etmeyecektir.
Örnek 15: Mükellefin 2024 yılında değer artışı kazancına konu olacak türden alım satımını yaptığı hisse senetlerinden elde ettiği kar ve zararlar şöyledir.
Tarih |
Satıştan Elde Edilen Kar veya Zarar Tutarı |
Durum |
31/1/2024 |
160.000 TL |
Kar |
15/5/2024 |
-60.000 TL |
Zarar |
30/10/2024 |
-50.000 TL |
Zarar |
20/12/2024 |
200.000 TL |
Kar |
Değer artışı kazancı kapsamında ticari bir organizasyon olmaksızın aynı yıl içerisinde birden fazla menkul kıymet alım-satım işlemi yapılması ve bu işlemlerin bir kısmından zarar elde edilmesi diğer bir kısmından ise kar elde edilmesi durumunda beyan edilecek kazancın hesabında zararın kardan mahsup edilmesi mümkündür.
Mükellef, 2024 takvim yılında alım satımını yaptığı hisse senetlerinin bir kısmından kar bir kısmından da zarar etmiştir. Bu durumda hisse senedi alım satım işlemlerinde kendi içinde zarar mahsubu yapılabilecektir. Buna göre hisse senedi satışından elde edilen kar 360.000 TL, zarar ise 110.000 TL’dir. Bu durumda mükellefin hisse senedi alım satımından kaynaklanan kazancı (360.000 TL – 110.000 TL) 250.000 TL’dir.
Mükellef, banka ve aracı kurum olmaksızın elden çıkardığı hisse senetlerinden elde ettiği 250.000 TL değer artışı kazancından, elden çıkarma dolayısıyla yaptığı giderleri düşerek kalan tutarı beyan edecektir. Söz konusu gelire değer artışı kazanç istisnası uygulanmayacaktır.
5. Beyanname Vermeli Miyim?
Evet, Gelir İdaresi Hazır Beyan Sistemi içinde dört gelir unsurunun anlatıldığı yerde hazırlamış olduğu “Beyanname Vermeli Miyim” bölümünde bu dört gelir unsurunu elde edenler için çok güzel bir test ekranı hazırlamıştır. 2024 yılını seçtikten sonra, elde ettiğiniz kazanç veya iradı yazdığınızda ve istisna uygula seçeneklerini seçtiğinizde, size yıllık beyanname verip vermeyeceğinizi söylemektedir.
Gerçekten de bu mükellef dostu uygulama ile Gelir Vergisi Kanununun 86 ncı maddesi ile 311 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde yer alan düzenlemeler kapsamında kira, ücret, menkul sermaye iradı ile diğer kazanç ve iratlara ilişkin olarak beyanname verilmesi gerekip gerekmediği, gelir elde edilen takvim yılını seçip ilgili alanlara gelir tutarını yazarak öğrenmek mümkün bulunmaktadır. Tabi ki, bu test bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, hukuki bir bağlayıcılığı yoktur.
6. Sonuç
Mükelleflerin, 2024 dönemine ait beyana tabi diğer kazanç ve iratları için 1 Mart -2 Nisan 2025 (31 Mart-1 Nisan 2025 tarihlerinin resmi tatile rastlaması nedeniyle) tarihleri arasında beyannamelerini vermeleri gerekmektedir. 2024 yılında elde edilen kira gelirlerine ilişkin olarak verilecek yıllık gelir vergisi beyannameleri üzerinden tahakkuk eden gelir vergisinin, 2025 yılının Mart ve Temmuz aylarında iki eşit taksitte ödenmesi gerekmektedir.
2024 yılında beyana tabi diğer kazanç ve irat elde eden kişilerin mutlaka kanuni süresinde yıllık beyanname vermesi gerekmekte olup aksi takdirde Gelir İdaresi tarafından beyan edilmeyen gelirin çeşitli analizler sonucunda tespiti halinde, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi uygulanmak suretiyle kişilerin cezalı olarak geri alınacaktır.
Yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmesi gereken gelirlerin tespiti konusunda, gelir sahiplerinin her türlü soru için Vergi İletişim Merkezini (189) arayıp bilgi almaları mümkündür. Ayrıca gelir sahiplerinin; Gelir İdaresinin internet sayfasında (www.gib.gov.tr) yer alan her gelir unsuru için ayrı ayrı hazırlanmış olan rehber, broşürler ve infografiklerden yararlanmaları da mümkün bulunmaktadır. Özellikle konumuzla ilgili olarak “Diğer Kazanç ve İratların Vergilendirilmesi Rehberine” ve “Gayrimenkullerin 5 Yıl İçinde Elden Çıkarılmasında Gelir Vergisi Beyanı Rehberine” bakılmasında fayda vardır.