Makaleler

İZAHA DAVET SİSTEMİNİN MÜKELLEFLERE SAĞLADIĞI AVANTAJLAR

02.12.2022

İmdat TÜRKAY/Gelir İdaresi Grup Başkanı

 

Özet: 213 sayılı Vergi Usul Kanununda yer alan “İzaha davet müessesesi”, verginin ziyaa uğradığına delalet eden emareler bulunduğuna dair yetkili merciler tarafından yapılmış ön tespitlerle ilgili olarak, aynı merciler tarafından mükelleflerden açıklama talep edilmesi olup; bu müessese, izaha davet edilen mükelleflerle ilgili yapılan değerlendirmeler sonucunda vergi ziyaına sebebiyet vermediği anlaşılan mükelleflerin konuyla ilgili vergi incelemesine veya takdir komisyonuna sevk edilmesini önlemekte veya vergi ziyaına sebebiyet verildiği durumlarda ise mükellefleri belirli şartlar dahilinde indirimli ceza uygulanmak suretiyle daha ağır müeyyidelerden korumaktadır. İdari bir işlem olan izaha davet uygulaması, daha başlangıçta mükellefi ve Vergi İdaresini uzun süren inceleme ve matrah takdiri süreçlerinden kurtarmakta, pişmanlık müessesesinden yararlanamayan mükelleflere büyük bir imkan sunmaktadır.

 

Anahtar kelimeler: İzaha davet sistemi, takdire sevk, vergi incelemesi, ön tespit, izahta bulunma/bulunmama, izahın değerlendirilmesi, indirimli vergi ziyaı cezası uygulaması.

 

GİRİŞ

 

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 370 inci maddesine eklenen “İzaha davet” uygulaması ile vergiye gönüllü uyumun artırılması, vergiye uyum maliyetinin azaltılması ve kayıt dışı ekonomi ile etkin bir şekilde mücadele edilmesi amaçlanmış olup konu hakkında yayımlanan 519 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğ'de yapılan açıklamalarda da belirtildiği üzere "izaha davet müessesesi"; verginin ziyaa uğradığına delalet eden emareler bulunduğuna dair yetkili merciler tarafından yapılmış ön tespitlerle ilgili olarak aynı merciler tarafından mükelleflerden açıklama talep edilmesi olup, bu müessese, izaha davet edilen mükelleflerle ilgili yapılan değerlendirmeler sonucunda vergi ziyaına sebebiyet vermediği anlaşılan mükelleflerin konuyla ilgili vergi incelemesine veya takdir komisyonuna sevk edilmesini önlemekte veya vergi ziyaına sebebiyet verildiği durumlarda mükellefleri belirli şartlar dahilinde indirimli ceza uygulanmak suretiyle daha ağır müeyyidelerden korumaktır.

 

Vergi mükellefiyetine ilişkin yükümlülük ve ödevlerin tam olarak yerine getirilmesi amacıyla ve vergi kanunlarının verdiği yetkiler çerçevesinde vergi idaresi, kamu idare ve müesseselerinden, mükellefler veya mükelleflerle muamelede bulunan diğer gerçek ve tüzel kişilerden çeşitli bilgiler toplamakta, yine bu amaç doğrultusunda mükellefler nezdinde inceleme ve denetimler yapılmaktadır. Yapılan bu inceleme ve denetimler neticesinde vergi ziyaı tespit edilmesi halinde, mükellefler cezalı tarhiyata muhatap olabilmektedir. Ancak, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu sağlamaya yönelik vergi incelemesi başta olmak üzere idarece gerçekleştirilen işlemler, süreci uzatabilmekte, bu da vergiye uyum maliyetlerini artıran bir faktör olarak ortaya çıkmaktadır.

 

Aralık/2019 tarihinde 7194 sayılı Kanunla 213 sayılı VUK’nın 370 inci maddesi yeniden düzenlenmiş, anılan madde kapsamındaki mükelleflerin söz konusu maddede yer alan indirimli ceza uygulamasından yararlanma usul ve esaslarına ilişkin kapsamlı değişiklikler yapılmıştır. İzaha davet müessesesi, verginin ziyaa uğradığına delalet eden emareler bulunduğuna dair yetkili merciler tarafından yapılmış ön tespitlerle ilgili olarak aynı merciler tarafından mükelleflerden açıklama talep edilmesi olup bu müessese, izaha davet edilen mükelleflerle ilgili yapılan değerlendirmeler sonucunda vergi ziyaına sebebiyet vermediği anlaşılan mükelleflerin konuyla ilgili vergi incelemesine veya takdir komisyonuna sevk edilmesini önlemekte veya vergi ziyaına sebebiyet verildiği durumlarda mükellefleri belirli şartlar dahilinde indirimli ceza uygulanmak suretiyle daha ağır müeyyidelerden korumaktadır.

 

1. İZAHA DAVET UYGULAMASINA İLİŞKİN YASAL DÜZENLEME

 

Bir görüşe göre, izaha davet sistemi, “Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın belirli konular dâhilinde vergi ziyaına sebebiyet veren mükelleflere cezai müeyyideler uygulanmadan açıklama hakkı verilmesi” şeklinde  tanımlanmaktadır. Öncelikle belirtmek gerekir ki izaha davet uygulaması, mükelleflerin talebi ile değil, Vergi İdaresinin ön tespitleri ile başlatılan idari bir çözüm yoludur. Ön tespit ve izaha daveti ancak Gelir İdaresi Başkanlığı ve Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı bünyesinde kurulan Ön Tespit ve İzah Değerlendirme Komisyonları yapabilir. Yani bu uygulama pişmanlık, cezalarda indirim ve dava açma gibi kanuni yollarda olduğu gibi mükellefin başvurusu ile başlayan bir süreç değildir.

 

7194 sayılı Kanunun 25 inci maddesi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanununun “İzaha Davet” başlıklı 370 inci maddesinde yapılan değişikliğe göre, sisteme ilişkin yasal hükümler şöyledir;

 

“a) Vergi incelemesine başlanılmadan veya takdir komisyonuna sevk edilmeden önce verginin ziyaa uğradığına delalet eden emareler bulunduğuna dair yetkili merciler tarafından yapılmış ön tespitler hakkında tespit tarihine kadar ihbarda bulunulmamış olması kaydıyla mükellefler izaha davet edilebilir. Kendisine izaha davet yazısı tebliğ edilen mükellefler, davet konusu tespitle sınırlı olarak, bu Kanunun 371 inci maddesinde yer alan pişmanlık hükümlerinden yararlanamaz. İzaha davet yazısının tebliğ tarihinden itibaren otuz günlük süre içerisinde izahta bulunulması durumunda, yapılan izah değerlendirilerek değerlendirme sonucunu içeren yazı mükellefe tebliğ edilir.

 

1. Mükelleflerce yapılan izah sonucu vergi ziyaına sebebiyet verilmediğinin idarece anlaşılması hâlinde mükellefler söz konusu tespitle ilgili olarak vergi incelemesine tabi tutulmaz veya takdir komisyonuna sevk edilmez.

 

2. Mükelleflerce yapılan izahın yeterli bulunmaması hâlinde, değerlendirme sonucunu içeren yazının tebliğ edildiği tarihten itibaren otuz gün içerisinde;

-Hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin verilmesi,

-Eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının tamamlanması veya düzeltilmesi ve

-Ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranında bir zamla aynı sürede ödenmesi şartıyla,

vergi ziyaı cezası, ziyaa uğratılan vergi üzerinden %20 oranında kesilir. Bu durum vergi incelemesi yapılmasına ve gerekirse tarhiyatın ikmaline engel teşkil etmez.

 

b) (a) fıkrası uyarınca yapılmış ön tespitlerin, verginin bu Kanunun 359 uncu maddesinde yer alan fiillerle ziyaa uğratılmış olabileceğine ilişkin olması hâlinde bu kapsamdaki mükellefler izaha davet edilmez. Şu kadar ki, sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanma fiilinin işlenmiş olabileceğine dair yapılan ön tespitlerde, kullanılan sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge tutarı, bir takvim yılında 100 bin Türk lirasını (534 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği ile 1.1.2022'den itibaren 148.000 TL) geçmeyen veya bu tutarı geçse bile ilgili yıldaki toplam mal ve hizmet alışlarının %5’ini aşmayan mükelleflere ön tespite ilişkin yazı tebliğ edilebilir. Mükelleflerce, haklarında yapılan tespite ilişkin yazının tebliğ edildiği tarihten itibaren otuz gün içerisinde; hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin verilmesi, eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının tamamlanması veya düzeltilmesi ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranında bir zamla aynı sürede ödenmesi şartıyla vergi ziyaı cezası, ziyaa uğratılan vergi üzerinden %20 oranında kesilir. Bu durum vergi incelemesi yapılmasına ve gerekirse tarhiyatın ikmaline engel teşkil etmez. Bu fıkra kapsamında kendisine ön tespite ilişkin yazı tebliğ edilen mükellefler, tespitle sınırlı olarak bu Kanunun 371 inci maddesinde yer alan pişmanlık hükümlerinden yararlanamaz. Bu fıkrada yer alan tutar, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak bu Kanun uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanır.

 

c) Hazine ve Maliye Bakanlığı bu madde uyarınca ön tespiti ve/veya izaha daveti yapacak ve yapılan izahı değerlendirecek mercii, yapılacak ön tespitin ve/veya izaha davetin şekli ve kapsamını, davet yapılacakları, yapılan izahın değerlendirme süresini, yapılan izahta kullanılacak bilgi ve belgeler ile uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”

 

Vergi kayıplarını önlemek için vergi müfettişlerince yapılan vergi incelemeleri en etkili uygulamalardır. Ayrıca, vergi daireleri bilgi toplama ve yoklama çalışmalarıyla da mükelleflerin doğru beyanda bulunma konusunda etkide bulunurlar. Yapılan inceleme ve denetimlerde mükelleflerin eksik beyanları ortaya çıkarılmakta cezalı vergi tarhiyatı yoluna gidilmektedir. Ancak, inceleme, tarhiyat, uzlaşma, itiraz, dava işlemlerinin sonuçlanması ve ödenecek vergi ve cezanın kesinleşmesi uzun bir zaman almaktadır. Daha kısa sürede sonuç almak ve mükelleflerin vergiye gönüllü uyumlarının artırılması, daha düşük maliyetle vergi kaybının azaltılması ve kayıt dışı ekonomi ile etkin bir şekilde mücadele edilmesi amaçlarıyla izaha davet müessesesi geliştirilmiştir.[1]

2. İZAHA DAVET UYGULAMASININ MÜKELLEFLERE SAĞLAYACAĞI AVANTAJLAR

“İzah” açıklama olarak addedilirken, “izaha davet”, mükellefler hakkında çeşitli karineler vasıtasıyla edinilen bilgilerin doğruluğunun tespitini yapmak için mükellefe yapılan çağrıdır. Başka bir ifadeyle izaha davet, idarenin verginin ziyaa uğramış olabileceğini harici karinelerle tespit ettiği hallerde, haklarında vergi incelemesine veya takdir işlemlerine başlanılmamış mükelleflerden yetkili merciler tarafından izahat talep edilmesidir. İzaha davet kurumu ile vergi ziyaının önüne geçilmesi hedeflenmekte ve mükelleflere cezai yaptırım uygulanmadan önce son bir söz hakkı tanınmaktadır. Eğer mükellefin izahat yapacağı bir durum söz konusu ise bu, idarenin vergi incelemesi ve matrah takdiri ile gereksiz zaman harcamasını engellemektedir.

 

İzaha davet uygulaması; bilgi, belge, bulgu ve verilerden hareketle yapılan analizler neticesinde tespit edilen konular kapsamında, vergi ziyaına neden olma ihtimalleri bulunan mükellefler hakkında yetkili merciler tarafından yapılmış ön tespitlerle ilgili olarak aynı merciler tarafından mükelleflerden açıklama talep edilmesidir. İzaha davet uygulaması ile belirlenen konular kapsamında İdare tarafından yapılan tespitlere ilişkin olarak öncelikle mükelleflerden açıklama talep edilerek, mükelleflerin olayların gerçek mahiyetinin tespitinde katkıda bulunması, vergiye gönüllü uyumun artırılması ve İdare ile mükellefler arasındaki uyuşmazlıkların azaltılması sağlanacaktır. Bu uygulama ön tespit konusuyla ilgili olarak;

  • Yapılan değerlendirmeler sonucunda vergi ziyaına sebebiyet vermediği anlaşılan mükelleflerin konuyla ilgili vergi incelemesine veya takdire sevk edilmesini önlemektedir.
  • Vergi ziyaına sebebiyet verildiği durumlarda ise belirli şartlar dahilinde indirimli ceza uygulanmak suretiyle mükellefleri daha ağır müeyyidelerden korumaktadır.
  • İzaha davet uygulaması, idarenin bilgisi dahilinde olması nedeniyle pişmanlık yolunun kapandığı durumlar için getirilen mükellef lehine bir düzenlemedir.[2]

 

3. İZAHA DAVET MÜESSESESI HAKKINDA YAPILAN İDARI DÜZENLEME

 

7194 sayılı Kanunla izaha davet konusunda yapılan değişiklik sonrasında Gelir İdaresi tarafından hazırlanan 519 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği 30/07/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. 519 sıra no.lu VUK Genel Tebliği ile kanun hükmünde yer alan yetkiye istinaden Gelir İdaresi tarafından izaha davet sistemine ilişkin olarak;

  • Ön tespiti ve/veya izaha daveti yapacak ve yapılan izahı değerlendirecek merci,
  • Yapılacak ön tespitin ve izaha davetin şekli ve kapsamı,
  • Davet yapılacaklar,
  • Yapılan izahın değerlendirme süresi,
  • Yapılan izahta kullanılacak bilgi ve belgeler,
  • Uygulamaya ilişkin usul ve esaslar,

detaylı olarak belirlenmiştir.

3.1. İzaha Davet ve İzaha Davetin Kapsamı

 

519 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğine göre; Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı ilgili birimlerce, verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesi veya eksik tahakkuk ettirilmesi nedeniyle, ziyaa uğradığına dair emareler bulunduğu yönünde yapılan çalışmalar neticesinde belirlenen konulara ilişkin olarak haklarında ön tespit yapılanlar izaha davet edilirler. Bilindiği üzere Vergi Usul Kanunu’nun 341 inci maddesinde tanımlanan “vergi ziyaı”, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden, verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesi veya eksik tahakkuk ettirilmesidir. Aynı maddeye göre, şahsi, medeni haller veya aile durumu hakkında gerçeğe aykırı beyanlar ile veya sair suretlerle verginin noksan tahakkuk ettirilmesine veya haksız yere geri verilmesine sebebiyet vermek de vergi ziyaı hükmündedir.

 

Bu şekilde verginin ziyaa uğradığına delalet eden emarelerin tespit edilmesine bağlı olarak işleyen izaha davet müessesesi kapsamında, Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı ilgili birimlerce verginin ziyaa uğradığına delalet eden emareler bulunduğu yönünde yapılan çalışmalar neticesinde belirlenen konulara ilişkin olarak haklarında ön tespit yapılanlar izaha davet edilirler. Ancak, ön tespitin yapılacağı tarih itibarıyla haklarında ön tespit konusu ile ilgili olarak; ihbar bulunan ya da vergi incelemesi başlatılan veya takdir komisyonuna sevk işlemi yapılan mükelleflere ilişkin olarak ön tespit yapılmaz ve bu mükellefler izaha davet edilmezler. İlk düzenlemenin aksine yeni düzenlemede izaha davet konuları tek tek sayılmamış ve kapsam son derece geniş tutulmuştur.

 

3.2. “İzaha Davet” Uygulamasında Ön Tespitin Şartları

 

Mevcut kanuni düzenleme ve genel tebliğde yapılan açıklamalara göre, mükellefin izaha davet edilebilmesi için bir ön tespitin yapılması şarttır. Ön tespit, vergi kanunlarının verdiği yetki kapsamında vergi incelemesi yapmaya ve/veya mükelleflerle ilgili bilgi toplamaya yetkili olan kişiler tarafından doğrudan veya dolaylı olarak elde edilen bilgi, bulgu veya verilerin Ön Tespit ve İzah Değerlendirme Komisyonuna iletilmesi sonucunda, yetkili komisyon tarafından verginin ziyaa uğramış olabileceği yönünde yapılan tespiti ifade eder. Ancak tespit tarihine kadar ön tespit konusu ile ilgili olarak;

  • İhbarda bulunulmamış,
  • Vergi incelemesine başlanılmamış,
  • Takdir komisyonuna sevk işlemi yapılmamış,

olması gerekir.

Haklarında ön tespit konusuyla ilgili ihbar bulunan mükelleflere izaha davet yazısı ya da sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge (SMİYB) kullanılmasına ilişkin ön tespit yazısı (SMİYB ön tespit yazısı) tebliğ edilmeyecek, ön tespit konusu ile ilgisi bulunmayan ihbarlar ise izaha davete veya SMİYB ön tespit yazısının tebliğ edilmesine engel teşkil etmeyecektir. Komisyon tarafından izaha davet kapsamında haklarında ön tespit yapılanlara, gerekli açıklamaların yer aldığı "izaha davet yazısı" Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilir.

 

2.5. Ön Tespit ve İzah Değerlendirme Komisyonunun Görevleri

Vergi Usul Kanununun 370 inci maddesinde, Hazine ve Maliye Bakanlığı ön tespiti ve/veya izaha daveti yapacak mercii belirlemeye yetkili kılınmış olup bu yetkiye istinaden, Gelir İdaresi Başkanlığı ve Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı bünyesinde yeterli sayıda "Ön Tespit ve İzah Değerlendirme Komisyonu" oluşturmuştur. Ön Tespit ve İzah Değerlendirme Komisyonunun görevleri şöyledir;

  • Kendisine intikal ettirilen bilgi, bulgu veya verilerden hareketle verginin ziyaa uğramış olabileceğine ilişkin ön tespiti yapmak,
  • İzaha davet veya SMİYB ön tespit yazısının, tebliğ edilmek üzere, haklarında ön tespit yapılanlara gönderilmesini sağlamak,
  • Kendisine yapılacak izahları değerlendirerek, değerlendirme sonucunu içeren yazının, tebliğ edilmek üzere ilgili mükelleflere gönderilmesini sağlamaktır.

 

3.6. İzahın Değerlendirilmesi Sonucunda Yapılacak Olan İşlemler

Kendilerine izaha davet yazısı gönderilen mükellefler, yazının tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde yazılı olarak veya ilgili komisyona sözlü olarak açıklamalarını yapabilirler. Mükellefler, yapacakları izahı desteklemek amacıyla, başta defter ve belgeler olmak üzere Vergi Usul Kanununun 3 üncü maddesi[3] kapsamında her türlü delili sunabilirler. Mükellefler yapacakları izahı, Başkanlığın resmi internet sitesi  https://ivd.gib.gov.tr üzerinden giriş yaparak “İşlem Başlat” menüsünde bulunan “Vergi İşlemleri” başlığının altındaki “İzaha Davet İşlemleri” alanından elektronik olarak da yapabilirler.

 

Mükellefler tarafından süresinde yapılan izah, Ön Tespit ve İzah Değerlendirme Komisyonu tarafından en geç 45 gün içerisinde değerlendirilerek sonuca bağlanır. İzaha davet yazısı tebliğ edilen mükellefler, yazının kendilerine tebliğ edildiği tarihten başlayarak 30 uncu günün sonuna kadar izahta bulunabilirler ya da izah yerine geçecek beyanname verebilirler. Komisyon tarafından izah değerlendirme sonuç yazısının tebliğ edildiği tarihten itibaren 30 uncu günün sonuna kadar izahı kabul edilmeyen mükelleflerin 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 370 inci maddesinde belirtilen indirimli ceza uygulamasından yararlanabilmeleri için ön tespit konusuyla ilgili olarak izaha davet kapsamında beyanname vererek ödeme yapmaları gerekir.

 

Kendilerine SMİYB Kullanımı ön tespit yazısı gönderilen mükelleflerin, yazının tebliğ tarihinden itibaren 30 uncu günün sonuna kadar beyanname ve/veya bildirimlerini düzeltmeleri gerekmektedir. Mükellefler tarafından vergi ziyaına sebebiyet verilmediğine dair yapılan izahın;

  • Komisyonca kabul edilmesi yani vergi ziyaı olmadığının değerlendirilmesi durumunda, bu durum mükellefe bildirilir.
  • Komisyonca yeterli bulunmaması halinde alınan karar mükellefe bildirilerek ön tespit tutanağındaki tutarın beyan edilerek ödenmesi gerektiği belirtilir. Bu bildirim üzerine mükellefin, kararın tebliğ tarihten itibaren 30 gün içerisinde hiç verilmemiş olan beyannamesini vermesi veya eksik ya da hatalı beyanını düzeltmesi gerekmektedir.

İzahı kabul edilmeyen mükellefler tarafından ön tespitte belirtilen hususlara ilişkin olarak izaha davet kapsamında beyanname verilmesi ve beyan üzerine tahakkuk edecek vergilerin de ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranındaki izah zammıyla aynı sürede ödenmesi şartıyla vergi ziyaı cezası, ziyaa uğratılan vergi üzerinden %20 oranında kesilecektir. Yapılan izahın; ziyaa uğramış olabilecek vergi tutarını doğrular nitelikte olması veya yeterli bulunmaması ve mükellef tarafından da ön tespit konusuyla ilgili olarak beyanname verilmemiş olması halinde vergi incelemesine veya takdir komisyonuna sevk işlemleri yapılır.

 

İzaha davet uygulamasında 30 günlük izahta bulunma ve beyanname verme ve ödeme süreleri çok önemli olup, kendilerine izaha davet yazısı tebliğ edilen mükelleflerin indirimli ceza uygulamasından yararlanabilmeleri için bu süreleri geçirmeden izahta bulunma, beyanname verme ve ödeme yapmaları gerekmektedir. Komisyonca ön tespit konusuyla ilgili olarak vergi ziyaına neden olmadığı değerlendirilen mükellefler hakkında konu ile ilgili olarak vergi incelemesine veya takdir komisyonuna sevk işlemi yapılmayacaktır.

 

3.7. Vergi Ziyaı Cezasının %80 İndirimli Olarak %20 Oranında Kesilmesi

 

İzaha davet edilen mükelleflerin 30 gün içinde yaptığı izahın yeterli bulunmaması durumunda, komisyon tarafından izaha davet yazısında yer verilen ziyaa uğramış olabilecek vergi tutarının beyan edilmesi gerektiğine karar verilecektir. Bu durumda, 30 gün içerisinde beyanname verilmesi veya verilen beyannamenin düzeltilmesi, ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, gecikme zammı oranındaki izah zammıyla ödenmesi şartlarıyla vergi ziyaı cezası %80 indirimli, yani %20 oranında kesilecektir. Kanun hükmüne göre mükelleflerce yapılan izahın yeterli bulunmaması hâlinde, değerlendirme sonucunu içeren yazının tebliğ edildiği tarihten itibaren otuz gün içerisinde; hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin verilmesi, eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının tamamlanması veya düzeltilmesi ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranında bir zamla aynı sürede ödenmesi şartıyla vergi ziyaı cezası, “ziyaa uğratılan vergi üzerinden” %20 oranında kesilecektir. Buna göre, SMİYB kullanımlarında kullanım sonucu bu işlemlere konu vergi zıyaı cezasının tek kat ve üç kat kesilebilecek durumda olması hiçbir şeyi değiştirmeyecektir. İzaha davette, normalinde bir kat olarak kesilen vergi zıyaı cezası, ziyaa uğratılan vergi tutarı üzerinden %20 oranında kesilecektir. Yani %80 oranında indirimli ceza kesilmiş olacaktır.

3.8. İndirimli Ceza Koşullarını Taşımayan Mükelleflerin Beyanname Vermeleri Durumunda Uygulanacak Ceza

213 sayılı VUK’nın 370 inci maddesi kapsamında indirimli ceza uygulanması için gereken şartlardan herhangi birini taşımadığı anlaşılan mükelleflerin, vergi incelemesine başlanılmadan veya takdir komisyonuna sevk edilmeden beyannamelerini vermeleri durumunda, ziyaa uğratılan vergi üzerinden Vergi Usul Kanununun 344 üncü maddesi gereği %50 oranında vergi ziyaı cezası kesilecektir.

 

3.9. Kaçakçılık Fiilleriyle Verginin Ziyaa Uğratılmış Olabileceği Hallerde Haklarında Ön Tespit Yapılan Mükelleflerde İzaha Davet 

Vergi Usul Kanununun 359 uncu maddesinde yer alan kaçakçılık fiilleriyle verginin ziyaa uğratılmış olabileceği hallerde haklarında ön tespit yapılanlar izaha davet edilmezler. Ancak sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanma fiilinin işlenmiş olabileceğine dair yapılan ön tespitlerde, kullanılan sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge tutarı, 2022 yılı için 148.000 TL’yi geçmeyen veya bu tutarı geçse dahi ilgili yıldaki toplam mal ve hizmet alışlarının %5’ini aşmayan mükelleflere SMİYB ön tespit yazısı tebliğ edilir. Komisyonca ön tespit konusuyla ilgili olarak vergi ziyaına neden olmadığı değerlendirilen mükellefler hakkında konu ile ilgili olarak vergi incelemesine veya takdir komisyonuna sevk işlemi yapılmaz.

 

Mükelleflerce, haklarında yapılan tespite ilişkin yazının tebliğ edildiği tarihten itibaren otuz gün içerisinde; hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin verilmesi, eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının tamamlanması veya düzeltilmesi ve ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranında bir zamla aynı sürede ödenmesi şartıyla vergi ziyaı cezası, ziyaa uğratılan vergi üzerinden %20 oranında kesilir. Bu durum vergi incelemesi yapılmasına ve gerekirse tarhiyatın ikmaline engel teşkil etmez. Söz konusu tutar, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak Vergi Usul Kanunu uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanır.

 

Sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanma fiilinin işlenmiş olabileceğine dair belge tutarının tespiti ile mal ve hizmet alış tutarının hesaplanmasında vergiler hariç tutarlar dikkate alınır. Mükelleflere SMİYB ön tespit yazısının tebliğ edilip edilmeyeceğinin belirlenmesinde sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı olarak kullanılmış olabilecek belgeler, her bir ön tespit itibarıyla, daha önce o yıl için yapılan ön tespitlerdeki tutarlar da dikkate alınarak, 2022 yılı için 148.000 TL veya bu tutarı geçse dahi ilgili yıldaki toplam mal ve hizmet alışlarının %5’inin aşılıp aşılmadığı bakımından değerlendirilir. Mükelleflerin farklı yıllara ilişkin sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanılmış olabileceğine dair bulguların mevcut olması durumunda ise 2022 yılı için 148.000 TL sınırının veya %5'lik oranın aşılmamış olması şartları her bir yıl itibarıyla ayrı ayrı değerlendirilir.[4]

  1. İzaha Davet Kapsamında Verilen Beyannameler Üzerine Tahakkuk Eden Vergi ve Cezaların 30 Gün İçinde Ödenmesi ve Ödenmemesi Durumu

 

İzaha davet edilen mükellefler ön tespit konusunda belirtilen konunun etkilediği tüm vergilere ilişkin olarak asgari ön tespit tutanağında belirtilen matrah veya vergi farkını kapsayacak şekilde beyanname vereceklerdir. Ön tespit tutanağında referans numarası yer alır. Bu numara; izaha davet yazısı, yapılan izah, izah değerlendirme sonuç yazısı ve izaha konu beyannameler arasındaki eşgüdümü sağlar. Bu nedenle izaha davet yazısına konu olan vergiye ilişkin verilecek beyannamelerde referans numarasına yer verilmesi gerekmektedir. Ön tespit tutanağında yer alan referans numarasının, izaha davet kapsamında, elektronik ortamda verilen beyannamenin ilgili alanına, kâğıt ortamında verilen beyannamenin ise sağ üst köşesine ayrıca yazılması gerekmektedir.

 

Düzenlemeye göre, izaha davet düzenlemesi kapsamında verilen beyanname üzerine tahakkuk eden vergiler ile izah zammının 30 günlük süre içerisinde ödenmemesi durumunda, %20 oranında kesilmiş olan indirimli cezanın, %50 oranı esas alınarak tamamlanması ve izah zammının gecikme faizine dönüştürülmesi gerekiyor. Bu durumda, verilen beyannameler normal süresinden sonra kendiliğinden verilen beyannamelere yapılan işlemlere göre %50 oranında vergi ziyaı cezası kesilecektir. Mükellefler, yapacakları izahı desteklemek amacıyla, başta defter ve belgeler olmak üzere Vergi Usul Kanunu kapsamında her türlü delili sunabilirler.

 

  1. İzaha Davet Edilen Ancak Sonradan İzaha Davet Şartlarını Taşımadığın Anlaşılan Mükellefin Durumu

 

İzaha davet edilen mükellefin sonradan izaha davet şartlarını taşımadığının anlaşılması durumunda, yani mükellef sehven izaha davet edilmişse yine vergi incelemesine başlanılmamış ya da takdir komisyonuna sevk işlemi gerçeklememiş ise mükellef beyannamesini verebilir. Bu durumda, mükellef hakkında VUK’un 344’üncü maddesinin son fıkrası hükmü gereğince ziyaa uğratılan verginin %50’si oranında vergi ziyaı cezası kesilmesi gerekmektedir. Çünkü, bu durumda, verilen beyanname süresinden sonra kendiliğinden verilen beyanname kapsamında değerlendirilecektir.

 

  1. İzaha Davet ve Pişmanlık Uygulaması İlişkisi

 

İzaha davet kurumunu düzenleyen VUK’un 370 inci maddesinin 1’inci fıkrasının son cümlesinde “Kendisine izaha davet yazısı tebliğ edilen mükellefler, davet konusu tespitle sınırlı olarak, bu Kanunun 371 inci maddesinde yer alan pişmanlık hükümlerinden yararlanamaz.” ifadesini kullanmak suretiyle bu kuruma başvuru imkânı verilmemiştir. Ancak, madde hükmünde açıkça yazmasaydı dahi pişmanlık ve ıslahı düzenleyen VUK’un 371 inci maddesinde yer alan hüküm uyarınca, kuruma başvuru şartlarından biri olan “kendiliğinden haber verme” şartı ön tespitin yapılmasıyla birlikte ortadan kalkmış olacağından, mükellefin pişmanlık ve ıslahtan yararlanma şansı olmayacaktı.  İzaha davet yazısı tebliğ edilen mükellefin, davet konusu ile sınırlı olmak üzere pişmanlık hükümlerinden yararlanamamaktadır. Uygulamanın VUK 371 inci maddesinden ayrılan yönü herhangi bir surette idarenin bilgisine giren olaylar hakkında uygulanabilir olmasıdır.

 

İzaha davetle ilgili olarak ilk düzenlemenin yer aldığı 6728 sayılı Kanunun Meclis Genel Kuruluna sunulan kanun tasarısında izaha davet maddesinin gerekçesinde yapılan açıklamalara göre; vergi usul hukukunda yer alan pişmanlık müessesesi vergi ziyaı sebebiyet verilen fiillerin kendiliğinden idareye bildirilerek zamanında beyan ve ödenmemiş verginin hesaplanacak zammıyla birlikte ödenmesi halinde vergi ziya cezası kesilmeyeceğini ve 359 uncu madde hükümlerinin uygulanmayacağını düzenlemekte olup müessese, herhangi bir surette idarenin bilgisine giren olaylar hakkında uygulanmamaktadır. Dolayısıyla, müessese pişmanlık hükümlerinden yararlanamayan mükelleflere önemli bir imkan sağlamaktadır.

 

  1. İzaha Davet Üzerine Tarh Edilecek Vergi/Cezalarda İndirim ve Uzlaşma İmkanı

 

İzaha davet üzerine tarh edilecek vergi ve cezalara karşı uzlaşma ve cezalarda indirim yollarına başvurulup başvurulamayacağının irdelenmesi gerekmektedir. İzaha davet üzerine gerçekleştirilecek cezalı tarhiyata ilişkin tarhiyat sonrası uzlaşmaya başvurulmasının mümkün olup olmadığı doktrinde tartışma konusu olmaktadır. Bir görüşe göre, tarhiyat sonrası uzlaşmayı düzenleyen VUK’un Ek 1’inci maddesine göre uzlaşmaya gidilebilmesi için ikmalen, re’sen veya idarece tarh edilmiş vergi ve bunlara ilişkin cezaların olması gerekmektedir. Genel Tebliğde yapılan açıklamalara göre, kendilerine izaha davet yazısı tebliğ edilen mükellefler;

  • Vergi Usul Kanununun 370 inci maddesinin (a) fıkrası kapsamında %20 oranında vergi ziyaı cezası kesilmesi halinde bu ceza için, uzlaşma talep edilebileceği veya cezada indirim müessesesinden yararlanılabilecektir.
  • Vergi Usul Kanununun 370 inci maddesinin (b) fıkrası kapsamında %20 oranında kesilen vergi ziyaı cezasına ilişkin ihbarnamelerin tebliği üzerine tarhiyat sonrası uzlaşma başvurusunda bulunulamayacağı ancak cezada indirim müessesesinden yararlanılabilecektir.

 

Kendilerine izaha davet yazısı tebliğ edilen mükellefler, bu maddeye göre %20 oranında kesilen vergi ziyaı cezasına ilişkin ihbarnamelerin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde tarhiyat sonrası uzlaşma başvurusunda bulunabilir. Ancak, aynı maddenin (b) fıkrası kapsamında (sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanma fiilinin işlenmiş olabileceğine dair yapılan) ön tespite ilişkin yazı tebliğ edilen mükelleflerin, düzenleme kapsamında kesilecek vergi ziyaı cezası için tarhiyat sonrası uzlaşma başvurusunda bulunması mümkün değildir. Sahte veya yanıltıcı belge (SMİYB) kullananlarla ilgili olarak uzlaşma yolunun kapatılması eleştiri konusu yapılabilmektedir. Ancak, 213 sayılı Kanun’un Ek 1. maddesinin birinci fıkrasında 7194 sayılı Kanun ile değişiklik yapılarak, Ek 1’inci maddenin birinci fıkrasındaki parantez içi hükümde yer alan “kesilen ceza hariç” ibaresi, “kesilen ceza ve 370. maddenin (b) fıkrası kapsamında kendilerine ön tespite ilişkin yazı tebliğ edilen mükelleflere mezkur maddeye göre kesilen ceza hariç” şeklinde değiştirilmiştir. Genel Tebliğ’de SMİYB kullananlara bu müessese uyarınca indirimli ceza uygulanması halinde uzlaşmaya müracaat hakkının olmadığı belirtilmiştir. Bir görüşe göre, Kanun burada indirimli olarak kesilmiş olsa bile bir kat olarak kesilmiş cezayı indirime esas alması dolayısıyla, uzlaşma yolunu açık tutsa idi daha tutarlı olurdu. Çünkü kanunda uzlaşma konusunda yer alan ilke, hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektiren fiiller dolayısıyla kesilen üç kat para cezasına karşı uzlaşma yolunun kapatılmasıdır. Zaten bu yüzden, bu fiillere inceleme elemanlarınca bir kat önerilen ve buna göre kesilen cezalara karşı uzlaşma yolu açıktır. [5]

 

İzaha Davet kapsamında kesilen %20 oranındaki vergi ziyaı cezasına karşı mükellefler tarhiyat sonrası uzlaşma yoluna başvurabileceklerdir. Esasen burada tarh edilen ceza re’sen tarhiyat olduğundan, tarhiyat sonrası uzlaşmaya başvurulabilecektir. Ancak VUK’un Ek 1’inci maddesinde kaçakçılık suçlarının işlenmesi durumunda tarhiyat sonrası uzlaşma yolu kapatıldığı için, sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanımına ilişkin izaha davet edilen mükelleflerin bu yoldan yararlanması mümkün değildir. Cezalarda indirim kurumunu düzenleyen VUK’un 376’ncı maddesi gereğince,  kesilen vergi ziyaı cezalarının ikmalen, re’sen veya idarece tarh edilen vergi ile bağlantılı olması aranmaktadır. İzaha davette gerçekleştirilen tarhiyat türü re’sen olduğundan, mükelleflerin cezalarda indirime başvurmaları da mümkündür. Ancak VUK’un Ek 9’uncu maddesi uyarınca, tarhiyat sonrası uzlaşmadan faydalanan mükellefin cezalarda indirim kurumundan; cezalarda indirim kurumundan faydalanan mükellefin de uzlaşma kurumundan faydalanması mümkün değildir.

 

213 sayılı VUK’nın 370 inci maddesinin (a) fıkrası kapsamında %20 oranında vergi ziyaı cezası kesilmesi halinde, bu ceza için, mükellefler VUK’nın 376 ncı maddesi kapsamında cezada indirim talep edebilirler veya tarhiyat sonrası uzlaşma başvurusunda bulunabilirler. Söz konusu Kanunun 370 inci maddesinin (b) fıkrası kapsamında sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanma fiilinden dolayı ön tespite ilişkin yazı tebliğ edilen mükellefler ise, kesilen cezaya ilişkin tarhiyat sonrası uzlaşma başvurusunda bulunamaz ancak VUK’nın 376 ncı maddesi kapsamında cezada indirim talep edebilir.

 

4. ABD VE TÜRKİYE’DEKİ İZAHA DAVET UYGULAMASININ KARŞILAŞTIRMASI

 

Vergi sistemimizde yer alan izaha davet uygulamasının Amerika Birleşik Devletlerinden devşirme bir uygulama olduğu söylenebilir. Amerikan Gelir İdaresinden devşirme yeni ihdas edilen bu müessese; İdarenin verginin ziyaa uğratılmış olabileceğini harici karinelerle tespit ettiği hallerde vergi incelemesi veya takdir işlemlerine başlamadan önce mükelleflerin konuya ilişkin görüşlerini alabilmesi için oluşturulmuş bir ön inceleme uygulamasıdır. Vergiye gönüllü uyumun artırılması amacıyla yasallaşan izaha davet, vergi uyuşmazlıklarının hacminde ciddi azalmalara yol açacağından bahisle özellikle idarenin bilgisi dahilinde olması hasebiyle pişmanlık yolunun kapandığı bir çok durum için muhtemel vergi sistemimizde ki, büyük bir boşluğu doldurmuş olacaktır.

 

Dolayısıyla bu kurumun ABD özelinde de değerlendirilmesi Türkiye açısından bir karşılaştırma sağlaması noktasında önemlidir. ABD’de vergisel işlemler Vergi İdaresi (IRS-Internal Revenue Service) tarafından yürütülmektedir. IRS’nin görevleri;

  • Vergi toplama, uygulama, kontrol ve inceleme ile vergileri tespit etme,

· Adi ve ağır suç niteliğinde olan ve ceza gerektiren vergi dolandırıcılığı ve hilekârlığı incelemelerini yürütmek,

· Mükelleflerin temyiz mahkemelerine götürdükleri davaları savunmak,

· Mükelleflere vergi kanunlarının uygulanması bakımından gerekli destek hizmetlerinde bulunmaktır.

 

Görüleceği üzere ABD’de IRS’nin görevleri arasında vergi incelemesi yer almaktadır. Ana hatlarıyla IRS inceleme görevini beş ana başlıkta yapmaktadır. Bunlar;

· İndirilemeyecek kalemler programı,

· Mektupla yapılan inceleme (izaha davet),

· Dairede yapılan inceleme,

· Mükellefin iş yerinde inceleme,

· Araştırma incelemesidir.

 

Mektupla yapılan inceleme (izaha davet), genellikle vergi dairesinde yapılmaktadır. Bu inceleme türünde IRS, mükellefe mektup gönderir ve inceleme başlar. Gönderilen mektup tek bir vergi konusu ile ilgilidir. Mektup, Türkiye’deki izaha davet yazısına benzer bir niteliktedir. IRS’nin el kitabına göre mükelleflerden mektupla istenebilecek bilgiler şunlardır;

· Keogh Planı16’na göre yapılan ödemeler,

· Emekli ödemeleri,

· Tasarruf hesabından vadesinde para çekilmesi nedeniyle kullanılan faiz cezaları,

· Çalışanların 1.000 doların altındaki iş harcamaları,

· 2.000 doların altındaki ziyan ve hırsızlık kayıpları,

· Faiz ve vergi indirimi,

· Bağışlar ve sağlık harcamalarına ilişkin indirimler,

· Ev enerji giderleri, politik bağış indirimleri (para aklama), eğitim, seyahat ve enerji giderleri.

 

Yukarıda sayılan ve IRS tarafından izah beklenen fiiller ile Türkiye’de izaha davet edilen fiiller kısmen de olsa benzerlik göstermektedir. Özellikle 2.000 dolar ve 1.000 dolar gibi miktarsal sınırlar bu benzerliği kanıtlar niteliktedir. Bir takım farklılıkların da olduğu açıktır. Bunlar;

 

· Türkiye’de izaha davet vergi incelemesinden önce yapılmaktadır ancak ABD’de vergi incelemesi sırasında gerçekleştirilen bir uygulamadır.

· Türkiye’de vergi suçu olarak kabul edilen muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanımına ilişkin belirli sınırları aşmayanlar izaha davet edilmektedir. ABD’de ise 2.000 doların altındaki bütün ziyan ve kaçakçılık unsurları izaha davet edilmektedir. Suç olarak değerlendirilen hususlar üzerinde Türkiye’de kapsam daha dar tutulmuştur. Kaldı ki bu bile eleştirilirken ABD’de ki gibi geniş kapsamlı (suç sayılan fiiller nezdinde) bir izaha davet uygulaması tartışmaya açıktır.

· Türkiye’de izaha davet sonuçlarından birisi olarak mükellef %80 oranında vergi ziyaı cezası indirimi alırken, ABD’de herhangi bir indirim söz konusu değildir. ABD’de yapılan izaha davet bu nedenle tamamıyla bilgi toplama amacı gütmekte ve vergi incelemesinin doğru sonuçlandırılmasını sağlamaya yöneliktir.[6]

 

SONUÇ

 

Vergi Usul Kanununda yer alan “İzaha davet” uygulaması 7194 sayılı Kanunla Aralık/2019 tarihinde son şeklini almış ve uygulamaya ilişkin usul ve esaslar 519 sıra no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile yeniden belirlenmiş ve yeni hükümler 30.07.2020 tarihinde yürürlüğe girmiştir. İzaha davet müessesesi, mükelleflerin talebi ile değil idarenin tespitleri ile başlatılan bir idari yoldur. Bu yolla yapılan tarhiyatlar ikmalen, re’sen, idarece tarhiyat türlerini kapsamaktadır. Mükelleflerin izaha davet edilebilmesi için; vergi incelemesine başlanılmamış veya takdir komisyonuna sevk işleminin yapılmamış olması ile yapılan ön tespit tarihine kadar ihbarda bulunulmamış olması gerekmektedir. İzaha davet kapsamında indirimli cezanın uygulanması, yetkili merciler tarafından verginin ziyaa uğradığına delalet eden emareler bulunduğuna dair ön tespitin yapılmış olduğu hallerde mümkün bulunmaktadır.

 

Tabi izaha davet sisteminde mükellefe verilen bu derece hakların yanında bazı kısıtlamalarda vardır. İzaha davet konusu ön tespitle ilgili olarak mükelleflerin pişmanlık hükümlerinden yararlanamayacaktır. Vergi Usul Kanununun 370/(a) fıkrası kapsamında %20 oranında vergi ziyaı cezası kesilmesi halinde bu ceza için, mükellefin uzlaşma talep etmesi veya cezada indirim müessesesinden yararlanabilmesi mümkün iken; aynı maddenin (b) fıkrası kapsamında SMİYB kullananlarla ilgili olarak ön tespite ilişkin yazı tebliğ edilen mükellefler, bu madde uyarınca kesilecek vergi ziyaı cezası için cezalarda indirim talebinde bulunabilecek, ancak uzlaşma başvurusunda bulunamayacaktır. İzaha davette mükellef açısından bir olumsuz durumda, yapılan izahın, ziyaa uğramış olabilecek vergi tutarını doğrular nitelikte olması veya yeterli bulunmaması ve bu duruma uygun olarak beyanname verilmemiş olması halinde vergi incelemesine veya takdir komisyonuna sevk işlemlerinin yapılması gerekmektedir.

 

İzaha davet, Vergi İdaresinin bilgisi dahilinde olması nedeniyle pişmanlık yolunun kapandığı durumlar için getirilen mükellef lehine bir düzenlemedir. Bu müessese ile mükelleflere daha ağır cezai müeyyidelerle karşılaşması öncesi izahta bulunma hakkı verilmekte, yapılan izahın neticelerine göre yapılan tarhiyatlar üzerinden ve belirlenen şartların yerine getirilmesi durumunda bir kat kesilecek vergi ziyaı cezası ise bir kat değil, %80 indirim yapılarak %20 oranında uygulanacaktır. Mükellefler tarafından izahta bulunulmaması halinde ise; ön tespit konusuyla ilgili olarak vergi incelemesine ya da takdir komisyonuna sevk işlemi yapılacaktır. Bu kapsamda yapılacak vergi incelemesi veya takdir işlemlerine göre mükellefler hakkında cezalı vergi tarhiyatı yapılabilecektir. Bu durumda, izaha davet edilen mükelleflerin %80 oranında indirimli vergi ziyaı cezası uygulamasından yararlanması mümkün olmayacaktır. İzaha davet sistemi mükellef hakları konusunda yeni bir müessese olarak vergi usul kanununda yerini almasının ardından, uygulamanın yaygınlaşmasıyla birlikte mükelleflerin vergiye gönüllü uyumunu artırmaya daha büyük katkı sunacaktır.

 

KAYNAKÇA

 

  1. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 370. Maddesi
  2. 6728 sayılı Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
  3. 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi İle Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun
  4. 519 Seri No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği
  5. Akif Akarca/Mehmet Şafak, Vergi Denetimi ve Mükellefleri İzaha Davet, Dünya Gazetesi, Verginin Gündemi, 1.9.2022
  6. İmdat Türkay, Mükellef Hakları Kapsamında İzaha Davet Müessesesinin Mükelleflere Sağladığı Hakların Değerlendirmesi, Vergi Dünyası, Kasım 2020
  7. İmdat Türkay, Mükellef Haklarında Yeni Bir Uygulama “İzaha Davet” Müessesesi, Terazi Hukuk Dergisi, Yıl: 2017, Cilt: 12 Sayı: 133
  8. www.gib.gov.tr/Rehber ve Broşürler, İzaha Davet Uygulaması Broşürü, Ağustos/2022, Yayın No: 434
 

[1] Akif Akarca/Mehmet Şafak, Vergi Denetimi ve Mükellefleri İzaha Davet, Dünya Gazetesi, Verginin Gündemi, 1.9.2022.

[2] www.gib.gov.tr/Rehber ve Broşürler, İzaha Davet Uygulaması Broşürü, Ağustos/2022, Yayın No: 434.

[3] 213 sayılı VUK’nın 3. maddesine göre ispat; vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esastır. Vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti yemin hariç her türlü delille ispatlanabilir. Şu kadar ki, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesi ispatlama vasıtası olarak kullanılamaz. İktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutat olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfeti bunu iddia eden tarafa aittir.

[4] www.gib.gov.tr/Rehber ve Broşürler, İzaha Davet Uygulaması Broşürü, Ağustos/2022, Yayın No: 434.

[5] Bumin Doğrusöz, İzaha Davet ve GİB Açıklaması, Dünya Gazetesi, Hukuka Göre, 18.08.2020, Erişim Tarihi: 01.09.2020.

[6] İmdat Türkay, Mükellef Hakları Kapsamında İzaha Davet Müessesesinin Mükelleflere Sağladığı Hakların Değerlendirmesi, Vergi Dünyası, Kasım 2020.

 

"Bu yazıda yapılan açıklamalar, tamamıyla yazarına ait olup, hiçbir şekilde yazarın çalıştığı kurumunu bağlamaz, kurumunun görüşü olarak kullanılamaz ve değerlendirilemez."

 

NAZALI VERGI & HUKUK

info@nazali.com

Yukarıda yer verilen açıklamalarımız, hukuki görüş ve tavsiye niteliğinde olmayıp, konuya ilişkin genel bilgiler içermektedir; bu sebeple belirtilen konularda bir aksiyon almadan önce, bir uzmana danışmanızı tavsiye ederiz. NAZALI’ya işbu dokümanın içeriğinden kaynaklanan veya içeriğine ilişkin olarak ortaya çıkan sonuçlardan dolayı herhangi bir sorumluluk iddiasında bulunulamaz