Makaleler

LİMİTED ŞİRKETTE ORTAKLIKTAN ÇIKARMA VE AYRILMA AKÇESİ

20.10.2017

LİMİTED ŞİRKETTE ORTAKLIKTAN ÇIKARMA VE AYRILMA AKÇESİ

 

Av. Hatice ZÜMBÜL

 

 

ÖZET

Limited şirketlerde, ortak, şirket sözleşmesinde yer verilen “haklı sebepler” çerçevesinde, genel kurul kararıyla şirketten çıkarılabileceği gibi, şirket sözleşmesinde öngörülmemiş olsa yahut şirket sözleşmesinde öngörülen “haklı sebepler” yer almasa dahi somut durum gerçekliğinde haklı sebep olarak kabul edilebilecek olguların varlığı halinde şirketin istemi üzerine mahkeme kararıyla ortaklıktan çıkarılabilecek ve çıkarma ile beraber şirkete karşı ayrılma akçesi istem hakkını haiz olacaktır.

Anahtar Kelimeler: Limited Şirket, Ortaklıktan Çıkarma, Ayrılma Akçesi, Haklı Sebep

 

 

GİRİŞ

Limited şirketler, anonim şirketler gibi bir sermaye şirketi olmakla beraber, ortaklar arasındaki ilişkilerin karşılıklı güvene dayanıyor olması, anonim şirketlere göre daha az bir sermaye ile kurulabiliyor olması, daha basit bir yönetim ve işleyiş sistemine sahip olması sebepleriyle, ülkemizde yaygın olarak tercih edilen bir şirket türüdür[1].

Ortaklar arasındaki karşılıklı güvenin önem arz ettiği limited şirketlerde, ortaklar arasında uyuşmazlıkların çıkması, bu sebeple ortaklık ilişkisinin devam ettirilmesinin olanaksız hale gelmesi ve iradi olarak ortaklık ilişkisinin sona erdirilmesi olgusu oldukça sık karşılaşılan bir durumdur.

Anonim şirketler bakımından önem arz eden “sermayenin korunması” ilkesi pay sahibinin çıkma/çıkarılma yoluyla şirketten ayrılmasına imkan tanımaz iken, limited şirkette ortaklar arasındaki güven ilişkisi ön planda olduğundan, kanun koyucu belirli şartlar altında pay sahiplerine bu hakkı tanımaktadır.

Bu çalışmada, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (“TTK”)’nun 640. maddesinde düzenlenen “ortaklıktan çıkarma” müessesesi ve bununla bağlantılı “ayrılma akçesi” kavramı incelenecek olup, bunun şartları ve özellik arz eden yanları üzerinde durulacaktır. 

 

I. LİMİTED ŞİRKETTE ORTAKLIKTAN ÇIKARMA

Bir ortağın şirketle olan ortaklık ilişkisini kendi iradesiyle, payını bir diğer ortağa yahut üçüncü bir kişiye devir suretiyle sona erdirmesi mümkün olduğu gibi, TTK’nın çeşitli maddelerindeki düzenlemeler uyarınca, şirket tüzel kişiliği tarafından da ortağın şirketten çıkarılarak bu sözleşmesel bağa son verebilmesi mümkündür. TTK çerçevesinde, limited şirketlerde ortaklıktan çıkarmanın gündeme gelebileceği hallere ilişkin düzenlemeler şu şekilde sayılabilir:

TTK’nın 482 ve 483. maddesi hükümleri çerçevesinde, sermaye koyma borcunu süresi içerisinde yerine getirmeyen ve mütemerrit duruma düşen pay sahibi, ıskat yoluyla şirketten çıkarılabilecektir.

TTK’nın 141. madde hükmü temelinde, birleşme halinde, birleşen şirketler, ortaklara, birleşme sözleşmesinde, devralan şirkette, pay ve ortaklık haklarının iktisabı ile iktisap olunacak şirket paylarının gerçek değerine denk gelen bir ayrılma akçesi arasında seçim yapma hakkı tanıyabilirler yahut birleşen şirketler, birleşme sözleşmesinde sadece ayrılma akçesinin verilmesini öngörebilirler. Aynı madde içerisinde yer aldığı şekilde muhalif olan ortağa devredilen şirketten çıkma hakkı verildiği gibi, devredilen şirkete, sorun çıkaran ortağı/azınlığı ayrılma akçesi ödeyerek şirketten çıkarma hakkı tanınmaktadır (“Squeeze-out merger”).

TTK’nın 636/f.3 hükmü kapsamında, bir ortak tarafından mahkemeden şirketin feshinin talep edildiği durumlarda, mahkeme, feshin son çare (ultima ratio) olmasını ve fesih davasının “tali” niteliğini göz önünde bulundurarak, davalı şirketin ortakları arasındaki ilişkinin devam ettirilmesinin olanaksızlığı olgusu doğrultusunda, resen (ex officio), davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına karar verebilecektir.

TTK’nın “Çıkarma” başlıklı 640. maddesi uyarınca; limited şirketlerde, ortak, şirket esas sözleşmesinde öngörülmüş olması kaydıyla ve öngörülen sebepler[2] çerçevesinde, genel kurul kararıyla şirketten çıkarılabileceği gibi, şirket esas sözleşmesinde öngörülmemiş olsa dahi haklı sebebin varlığı halinde şirketin istemi üzerine mahkeme kararıyla şirketten çıkarılabilecektir.

 

1. Şirket Esas Sözleşmesinde Öngörülen Sebeplere Binaen Genel Kurul Kararıyla Ortaklıktan Çıkarma

Borçlar hukukunun temel prensiplerinden “Sözleşme Serbestisi” çerçevesinde, şirketin esas sözleşmesinde, bir ortağın ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin sebeplere ve buna ilişkin usul ve şartlara yer verilebilir[3]. Bu kapsamda, şirkete, şirketin varlığını devam ettirebilmesine ilişkin önemli sebeplerin mevcudiyeti halinde, bu sebepleri oluşturan ortağı şirketten çıkarma hakkı bahşedilirken, diğer taraftan ortaklar açısından da hukuk güvenliği ortamı sağlanmış olmaktadır.  

Şirket esas sözleşmesinde öngörülen sebeplerden birinin veya birkaçının vuku bulması üzerine, şirket, temsil edilen oyların en az üçte ikisinin bu yöndeki oyu ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunmasıyla alacağı genel kurul kararı doğrultusunda[4], ortağın şirketten çıkarılmasını sağlayabilecektir. Zira, TTK’nın önemli kararlar için toplantı ve karar yeter sayısını düzenleyen 621/f.1- (h) hükmü uyarınca, bir ortağın şirket esas sözleşmesinde öngörülen sebepten dolayı şirketten çıkarılmasına ilişkin genel kurul kararı, genel kurulda temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması halinde alınabilir.

Kanunda açıkça ifade edildiği üzere, genel kurul tarafından alınan çıkarma kararı, çıkarılan ortağa noter aracılığıyla bildirilmelidir. Ortak, bu bildirimin akabinde, söz konusu genel kurul kararına karşı üç ay içerisinde iptal davası açma hakkına sahiptir. Noter kanalıyla bildirimde bulunulmadığı müddetçe, üç aylık süre başlamış kabul edilmeyecektir[5]. Söz konusu üç aylık süre, hukuki niteliği itibariyle hak düşürücü süre olduğundan, bu süre geçtikten sonra ortak dava açma hakkını yitirecektir. Böylelikle, çıkarma kararına karşı mahkeme nezdinde iptal davası açma hakkı tanınarak, çıkarılan ortağa, şirket sözleşmesinde öngörülen sebebin somut durumda vuku bulup bulmadığının ve çıkarmanın usul ve şartlara uygunluğunun denetlenmesine dair bir güvence sağlanmış olmaktadır.

 

2. Haklı Sebebe Binaen Mahkeme Kararıyla Ortaklıktan Çıkarma

Şirket sözleşmesinde bu yönde bir hüküm bulunmaması veya ortaya çıkan haklı sebebin esas sözleşmede öngörülen sebepler arasında yer almaması durumunda, şirket tarafından, mahkemeden ortağın şirketten çıkarılması talep edilebilir.

Şirketin haklı sebebe binaen mahkeme kararıyla ortağı çıkarma hakkı, şirket esas sözleşmesi ile bertaraf edilemeyecek bir haktır.

TTK’nın 640/f.3. maddesinin temelinde ortaklıktan çıkarma davasının açılabilmesi için, bir ön şart olarak, TKK’nın 621/f.1- (h) hükmü uyarınca, genel kurulda oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bulunması ve temsil edilen oyların en az üçte ikisinin sağlanması koşuluyla bir karar alınması gerekmektedir. Ortaklıktan çıkarmaya ilişkin genel kurul kararının alınamadığı durumlarda, işbu davanın açılması mümkün olmayacaktır.

Ortağın şirketten çıkarılması, haklı bir sebebin var olmasına bağlıdır. Haklı sebeplerin neler olabileceğine ilişkin olarak kanunda herhangi bir düzenleme yer almamakla beraber, doktrin ve yargı kararları çerçevesinde haklı sebepler, somut durumun özelliğine göre değişebilecek olmakla beraber[6], şu şekilde sayılabilir[7]:

  • Ortağın davranışlarının şirketin menfaatlerine zarar vermesi ve/veya şirketi zarara uğratması,
  • Ortağın bağlılık yükümlülüğü ve rekabet yasağına aykırı işlem ve eylemler gerçekleştirmesi,
  • Bir ortağın, uğradığı sürekli bir hastalık veya diğer bir sebepten dolayı, üstüne aldığı şirketin işlerini yapmak için gerekli olan yeteneği ve ehliyetini kaybetmesi,
  • Şirketin diğer ortaklarına karşı haksız fiil ika edilmesi.

Çıkarmayı gerektiren haklı sebep, çıkarılması talep edilen ortağın şahsından kaynaklanmalı ve bu sebep dolayısıyla diğer ortaklar için şirketin bu ortakla devam ettirilmesi olanaksız/katlanılamaz hale gelmiş olmalıdır[8].

Ortağın şirketten çıkarılması davası, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden talep edilecek olup, yargılama, “Şirket davalarında yargılama usulü” başlıklı TKK’nın 1521. madde hükmü uyarınca basit yargılama usulüne göre görülecektir.

İlk derece mahkemesinin kararıyla birlikte, ortak şirketten çıkmış olacak[9] ve çıkma tarihi itibariyle de oy kullanma, kar payı alma ve sair ortaklık sıfatına bağlı haklarını kullanamayacaktır[10].

 

II. AYRILMA AKÇESİ

Ayrılma akçesi, şirketten ayrılan ortağın, şirketle bağının kesilmesi sonucunda, payının karşılığında eline geçecek olan değere ilişkin bir alacak hakkıdır ki işbu özelliği sebebiyle ayrılma akçesi üçüncü kişilere devredilebilir, haczedilebilir, rehnedilebilir ve diğer hukuki işlemlere konu olabilir[11].

TTK’nın 641 ve 642. maddelerinde düzenlenen “ayrılma akçesi”, şirket ortağının (genel kurul kararıyla yahut ölüm olgusu ile) çıkma veya çıkarılma suretiyle şirketten ayrılması sonucunda hak kazandığı bir tutar olup, ayrılan şirket ortağının esas sermaye payının gerçek değeri üzerinden hesaplanmaktadır.

 

1. Ayrılma Akçesinin Tutarının Tespiti

Ayrılma akçesinin tutarı, ayrılan ortağın esas sermaye payının gerçek değeri temel alınarak hesaplanacaktır.

TTK’nın 641. madde hükmünün gerekçesinde ifade edildiği üzere, “sermaye payının gerçek değeri” ile kast edilenin ne olduğu kanun tarafından tanımlanmamış olmasına rağmen, bunun tespitinde “bilanço değeri” esas alınacaktır.

Şirket esas sözleşmelerinde, ayrılma akçesinin tutarının ne olacağı ya da nasıl hesaplanacağına ilişkin olarak düzenlemelere yer verilebilmesi mümkündür. Ancak şirket esas sözleşmesinde yer alacak bu konudaki düzenlemenin, ortaklara, genel hukuk ve nefaset ilkelerine aykırı olacak şekilde keyfi bir yetki bahşetmediğini de ifade etmeliyiz[12].

 

2. Ayrılma Akçesinin Muacceliyeti

Ayrılma akçesi, (i) şirket kullanılabilir bir özkaynak üzerinde tasarruf ediyorsa, (ii) ayrılan kişinin esas sermaye payları devredilebiliyorsa, (iii) esas sermaye ilgili hükümlere göre azaltılmışsa, ayrılma ile muaccel olur.

Mahkeme kararıyla çıkarılmasına karar verilen ortağın, ayrılma akçesi, mahkeme kararının kesinleşmesiyle muaccel hale gelecektir. Ortaklıktan çıkarma davalarında, mahkeme ortağın çıkmasına karar verecek ve talep olmasa dahi işin doğası gereği ayrılan ortağın esas sermaye payının gerçek değerini hesaplayarak[13], aynı zamanda hak kazanacağı ayrılma akçesinin tutarını da tespit edecektir[14].

Şirketle ilişkisini sona erdiren ortağın, ayrılma akçesine ilişkin alacağı, şirkete karşı bütün alacaklılardan sonra gelen bir alacak hakkı oluşturur.

 

SONUÇ

Ülkemizde en fazla tercih edilen şirket türü olan limited şirketlerde, bir ortağın kendi iradesi dışında, diğer ortaklar tarafından şirketten çıkarılması suretiyle, şirket ile ortaklık ilişkisinin sona erdirilebilmesi mümkündür. TTK’nın 640. maddesinin temelinde, bu, şirket sözleşmesinde öngörülen çıkarma sebeplerine dayanılarak alınacak bir genel kurul kararı ile gerçekleştirilebileceği gibi, şirketin, haklı sebebe binaen, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde açacağı bir dava ile de yapılabilecektir.

Ortaklıktan çıkarma davasının ön şartı olarak, şirket tarafından genel kurulda oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bulunması ve temsil edilen oyların en az üçte ikisinin sağlanması koşuluyla bir karar alınması gerekmektedir ki bu yönde genel kurul kararının alınmadığı durumlarda, işbu davanın açılması mümkün olmayacaktır. Dava neticesinde ortaklıktan çıkarılan pay sahibi, esas sermaye payının gerçek değerine uyan bir ayrılma akçesine hak kazanacaktır.

Ortaklıktan çıkarma davasında, hangi olguların “haklı sebep” olarak kabul edileceği her bir somut durum özelinde değerlendirilecek ve bu sebep dolayısıyla diğer ortaklar için şirketin bu ortakla devam ettirilmesinin olanaksız hale gelmiş olması sonucu aranacaktır.

    


[1] 2016 yılında kurulan 105.692 şirket arasında, limited şirketler 51.453 ile ilk sırada gelmektedir. Tablo 43. “Kurulan, Kapanan, Sermaye Artıran ve Tasfiye Olan Şirket ve Kooperatif Sayıları”, TOBB 73. Genel Kurul Ekonomik Rapor 2016,  https://www.tobb.org.tr/Documents/yayinlar/2017/73GKEkonomikRapor.pdf

[2] TTK m.577/f.2’de, “Ortağın şirketten çıkarılmasına ilişkin özel sebepleri gösteren hükümler”, şirket sözleşmesinde öngörülmeleri şartıyla bağlayıcı olan hükümler arasında sayılmıştır. 

[3] Şirket sözleşmesinde yapılacak bir sözleşme değişikliği ile de bir ortağın, şirketten çıkarılmasına ilişkin sebeplerin şirket sözleşmesine konulabilmesi mümkündür. Ancak bu halde, şirket sermayesini temsil eden tüm ortakların oy birliği ile bir genel kurul kararı alınması gerekmektedir (TTK m. 621/f.3).

[4] TTK m.616/f.2 – (b) hükmünde, “Bir ortağın şirket sözleşmesinde öngörülen sebeplerden dolayı şirketten çıkarılması”, şirket sözleşmesinde öngörüldükleri takdirde genel kurulun devredilemez yetkileri arasında sayılmıştır.

[5] Soner Altaş, Türk Ticaret Kanunu’na Göre Limited Şirketler, Seçkin Yayıncılık, 2016, s. 356.

[6] Somut olay çeşitliliğinde, çıkarılmayı gerektiren haklı sebeplerin kazuistik olarak sayılabilmesi mümkün değildir; bunlar şirketin yapısına, durum ve koşullara göre farklılık gösterecektir.

[7] Ayrıntılı bilgi için bkz : Nihat Taşdelen, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’na Göre Limited Ortaklıklarda Çıkma Çıkarılma ve Fesih, Yetkin Yayınları, Ankara, 2012, s.224 vd.

[8] Nihat Taşdelen, a.g.e, s.223.

[9] Zira, bozucu yenilik doğuran hakkın kullanılması sonucu alınmış inşai nitelikte bir mahkeme kararı söz konusudur. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 03.06.2003 tarihli 492 E. ve 5870 K. sayılı Kararında bu husus aynen şu şekilde ifade edilmiştir : “…… Ortağın limited şirketten çıkarılmasına ilişkin mahkeme kararı inşai nitelikte olduğundan karar tarihinde hüküm ifade edecektir……….”.

[10] Ünal Tekinalp, Sermaye Ortaklıklarının Yeni Hukuku, Vedat Kitapçılık, İstanbul, 2015, s. 565.

[12] TTK 641. Madde Gerekçesi:İkinci fıkra ayrılma hakkının şirket sözleşmesinde özel bir şekilde düzenlenmiş olması halinde, ortaklara ayrılma akçesini, şirket sözleşmesindeki düzenlemeye uygun olarak kanundan farklı bir şekilde düzenleme olanağı vermektedir. Ancak, hüküm ortaklara keyfi, adalete tamamen ters ve müsadereye yakın bir düzenleme yapmak hakkını da vermez. Serbesti genel hukuk ilkeleri ile sınırlandırılmıştır.”

[13] Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, önüne gelen bir uyuşmazlıkta, davalının şirket ortaklığından çıkarılma talebinin yerinde görüldüğü, 6102 sayılı TTK'nın 641. maddesi de nazara alınarak bu aşamada ayrılma akçesi ile ilgili olarak bir değerlendirme yapılmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilen ilk derece mahkemesi kararını onamıştır (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 3.6.2014 tarihli ve 2013/18146 E., 2014/10333 K. sayılı Kararı).

[14] Farklı görüşler için bkz : Ali Haydar Yıldırım, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’na Göre Limited Ortaklığın Haklı Sebeple Feshi, Dora Yayıncılık, Bursa, 2013, s.305 vd.