Makaleler

MÜKELLEFLERİN KARŞILIKLI ANLAŞMA USULÜNE GÖRE GELİR İDARESİNE BAŞVURU YAPMA HAKKI

25.07.2022

İmdat TÜRKAY/Gelir İdaresi Grup Başkanı

 

Özet: 26.10.2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7338 sayılı Kanunla, çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarında yer alan karşılıklı anlaşma usulü müessesesi 213 sayılı Vergi Usul Kanununa eklenmiş ve çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının taraf devletlerce yorumlanmasından ve uygulanmasından kaynaklanan sorunların çözümlenmesine yönelik olarak düzenleme yapılmıştır. Mükelleflerin vergiye uyumlarını gözeten, vergi güvenliğini artıran, rekabet ortamını güçlendiren ve ihtilafları sonlandırmayı amaçlayan bu düzenleme 1.1.2022 tarihinden itibaren yapılacak başvurulara uygulanmak üzere 26.10.2021tarihinde yürürlüğe girmiştir.

 

Anahtar kelimeler: Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması, karşılıklı anlaşma usulü, başvuru süresi, dava açma, uzlaşma, zamanaşımı.

 

GİRİŞ

 

Türk vergi sistemi beyan esasına dayandığı için vergi matrahı mükellefler tarafından tespit edilerek beyan edilmektedir. Vergi idaresi tarafından yapılan vergi tarhiyatı ise, vergi alacağının mükellefin beyan ettiği matrah üzerinden hesaplanıp, miktar olarak tespit edilmesi esasına dayanmaktadır. Mükellefin idareye bildirdiği vergi matrahının kanunlara uygunluğu ve doğruluğu, vergi idaresi tarafından her zaman incelenebilmekte olup yapılan kontrol ve incelemeler sonunda mükellefin eksik veya hatalı beyanda bulunduğu veya hiç beyanda bulunmadığı tespit edilirse, inceleme sonucunda ortaya çıkan fark matrah üzerinden mükellefler adına cezalı olarak ikmalen, re’sen veya idarece vergi/ceza tarh edilebilmektedir.

Vergi İdaresi tarafından bulunan matrah farkına ilişkin cezalı tarhiyatlar mükellefe ihbarname ile tebliğ edilmekte ve yapılan bu idari işleme karşı mükelleflerin Vergi Usul Kanununda var olan bazı hakları bulunmaktadır. Mükellefler, adlarına yapılan bu cezalı tarhiyatlara karşı hareketsiz kalabilecekleri ve süresinde ödeyebilecekleri gibi yapılan bu işleme itiraz da edebilmektedirler. Mükelleflerin yapılan işleme karşı başvuru yapabilecekleri haklar arasına 1.1.2022 tarihinden itibaren yeni bir başvuru hakkı olan karşılıklı anlaşma usulüne başvuru hakkı da girmiştir. Bu son düzenleme sonrasında, vergi/ceza ihbarnamesinin tebliği sonrasında mükelleflerin başvurabilecekleri Vergi Usul Kanununda yer alan bazı hakları şöyle sıralamak mümkün bulunmaktadır.

  • Uzlaşma talebinde bulunma hakkı,
  • Cezalarda indirim talebi hakkı,
  • Dava açma hakkı,
  • İdari mercilere başvuru hakkı (düzeltme talep hakkı),
  • Karşılıklı Anlaşma Usulü hükümlerine göre Gelir İdaresine başvuru hakkı.

Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarında yer alan karşılıklı anlaşma usulü işleyişine ilişkin 213 sayılı Vergi Usul Kanununda yapılan düzenleme ile mükelleflerin, yürürlükte bulunan çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması hükümlerine aykırı olarak vergilendirildiği veya bu şekilde vergilendirileceğine ilişkin kuvvetli emareler bulunduğu iddiasıyla anlaşmanın “Karşılıklı Anlaşma Usulü” hükümlerine göre Gelir İdaresi Başkanlığına veya çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması hükümlerine bağlı olarak diğer ülke yetkili makamlarına başvurma imkânı sağlanmıştır. Düzenleme ile mükellefin karşılıklı anlaşma usulü başvurusunu, çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmasında süre bulunmadığında veya iç mevzuat hükümlerine atıf yapıldığında, başvuruya konu işlemden ilk haberdar olduğu tarihten itibaren üç yıl içerisinde yapabilmesine imkan verilmektedir.

 

1. TÜRKİYE’NİN İMZALADIĞI ÇİFTE VERGİLENDİRMEYİ ÖNLEME ANLAŞMALARINDA KARŞILIKLI ANLAŞMA USULÜ

Türkiye’nin Ocak/2022 tarihi itibariyle imzaladığı yürürlükte bulunan çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması sayısı 89 olup, Ülkemizin akdettiği Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmalarının tamamında Karşılıklı Anlaşma Usulüne ilişkin hükümlere yer verilmiştir. Karşılıklı Anlaşma Usulü, genellikle anlaşmaların 25 inci maddesinde hüküm altına alınmıştır. Türkiye’nin akdettiği ve halen yürürlükte olan anlaşmaların metinlerine ve bu anlaşmalarla ilgili bilgilere, Gelir İdaresinin internet sayfası olan “www.gib.gov.tr” adresinden ulaşılabilme imkânı bulunmaktadır. Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmalarının (Anlaşma), kapsamlı ve özenle oluşturulan hükümlerine rağmen, bu hükümlerin taraf devletlerin ilgili vergi idarelerince uygulanması sırasında zaman zaman hatalı işlemler, hatalı yorumlar veya ilgili anlaşma hükümlerinin dikkate alınmaması gibi durumlar ortaya çıkabilmektedir.

Bu gibi istenilmeyen durumlarla karşılaşan ve sorunlarını ilgili idare nezdinde çözemeyen mükellefler için ulusal çözüm yollarına (yargı, uzlaşma gibi) başvurma bilinen bir çözüm yoludur. Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları kapsamında yer alan Karşılıklı Anlaşma Usulüne ilişkin madde hükümleri ise mükelleflere ulusal çözüm yollarıyla bağlı kalmaksızın durumlarını, olayına göre, mukim oldukları veya vatandaşı oldukları devletin yetkili makamlarına da iletme imkânı veren bir çözüm yolu önermektedir. Gelir İdaresinin internet sayfasında uluslararası mevzuat bölümünde vergi anlaşmalarına ilişkin bilgilendirici yayınlar kısmında 1 Ocak 2022 tarihinden önce yapılan başvurular için Ekim/2019 tarihinde yayımlanmış olan “Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmalarında Yer Alan "Karşılıklı Anlaşma Usulü"ne İlişkin Rehber” ile “Karşılıklı Anlaşma Usulünden Yararlanmak İçin Gereken Ülkeler İtibariyle Yetkili Makamlara Başvuru Sürelerine İlişkin Tablo” yer almaktadır. [1]

Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmalarında yer alan Karşılıklı Anlaşma Usulünün yer aldığı 25 inci maddeye göre;

1. Bir kişi Akit Devletlerden birinin veya her ikisinin işlemlerinin kendisi için bu Anlaşma hükümlerine uygun düşmeyen sonuçlar yarattığı veya yaratacağı kanaatine vardığında, bu Devletlerin iç mevzuatlarında öngörülen çözümlerle bağlı kalmaksızın, sorunu mukimi veya vatandaşı olduğu Akit Devletin yetkili makamına götürebilir.

2. Söz konusu yetkili makam, itirazı haklı bulmakla beraber kendisi tatminkar bir çözüme ulaşamadığı takdirde, bu Anlaşmaya ters düşen bir vergilemeyi önlemek amacıyla, diğer Akit Devletin yetkili makamıyla karşılıklı anlaşmaya gayret sarf edecektir. Varılan anlaşma, Akit Devletlerin iç mevzuatındaki zaman sınırlamalarına veya diğer usul sınırlamalarına bağlı kalınmaksızın uygulanacaktır. Ancak bunun için, diğer Akit Devletin yetkili makamının, bu soruna ilişkin vergilendirme yılının sonundan itibaren beş yıllık bir süre içinde bu sorunun var olduğuna ilişkin bildirimi almış olması gerekmektedir.

3. Akit Devletlerin yetkili makamları, bu Anlaşmanın yorumundan veya uygulanmasından kaynaklanan her türlü güçlüğü ve tereddütü karşılıklı anlaşmayla çözmek için gayret göstereceklerdir.

Akit Devletlerin yetkili makamları özellikle aşağıdaki hususlarda anlaşmaya varabilirler:

a) Bir Akit Devlet teşebbüsünün diğer Akit Devlette yer alan işyerine aynı şekilde gelir, indirim, mahsup veya şahsi indirim atfedilmesinde,

b) Gelir, indirim, mahsup veya şahsi indirimlerin kişiler arasında aynı şekilde tahsisinde,

c) Belirli gelir unsurlarının aynı şekilde tanımlanmasında,

d) Kaynak prensibinin belirli gelir unsurlarıyla ilgili olarak, aynı şekilde uygulanmasında,

e) Bir terimin ortak anlamında,

f) Anlaşmada Dolar cinsinden belirtilen miktarların, ekonomik ve parasal gelişmeleri yansıtacak şekilde artırılmasında,

g) İç mevzuatta öngörülen cezalara, para cezalan ve faizlere ilişkin hükümlerin, Anlaşmanın amaçlarına uygun olarak uygulanmasında,

yetkili makamlar aynı zamanda, bu Anlaşmada öngörülmemiş durumlardan kaynaklanan çifte vergilendirilmenin ortadan kaldırılması için de birbirlerine danışabilirler.

4. Akit Devletlerin yetkili makamları, bundan önceki fıkralar kapsamında anlaşmaya varabilmek için birbirleriyle doğrudan doğruya haberleşebilirler.

Söz konusu Rehberde yer alan açıklamaya göre böyle bir durumla karşılaşan mükelleflerin;

-Akit devletlerin iç mevzuatlarında öngörülen çözüm yollarıyla bağlı kalmaksızın, mukim oldukları akit devletlerin yetkili makamlarına,

-Mükelleflerin diğer devlette uyruklukları dikkate alınarak bu diğer devletin vatandaşlarından farklı olarak aleyhte bir vergilendirmeye tabi tutulmaları durumunda ise, bu mükelleflerin bu sorunu vatandaşı oldukları devletin yetkili makamlarına,

başvurma hakları bulunmaktadır. Ancak, mükellefler tarafından 1.1.2022 tarihinden itibaren yapılacak karşılıklı anlaşma usulü başvurularında, 213 sayılı VUK’nın Ek 14, 15, 16, 17, 18 inci maddelerinde yer alan hükümler esas alınacaktır.

 

2. 7338 SAYILI KANUNLA 213 SAYILI VUK’A EKLENEN DÜZENLEMENİN YASAL GEREKÇESİ

 

Vergi Usul Kanununa yeni eklenen hükümlerle, ülkemizin taraf olduğu çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının "Karşılıklı Anlaşma Usulü” maddesi ile anlaşmaya taraf devletlerce anlaşmanın yorumlanmasından ve uygulanmasından kaynaklanan sorunların çözümlenmesi amaçlanmıştır. Söz konusu düzenleme ile anlaşmaya taraf devletlerden birinde mukim olanların, taraf devletlerden biri veya her ikisinde kendilerine yapılan vergisel işlemlerin, ilgili anlaşma hükümlerine uygun olmadığı veya olmayacağı sonucuna varmaları durumunda, bu işlemlerin düzeltilmesine yönelik genel kurallar belirlenmiştir. Yapılan düzenleme ile karşılıklı anlaşma usulüne başvuru süresi ve karşılıklı anlaşma usulü sürecinin iç mevzuatımızda yer alan zamanaşımı sürelerine ve dava açma sürecine etkisi belirlenmekte, ayrıca mevzuatımızdaki uzlaşma ve tahsilat süreçleri ile karşılıklı anlaşma usulü arasındaki ilişki açıklanmaktadır. Böylece karşılıklı anlaşma usulünün daha etkin hale getirilerek anlaşma kaynaklı sorunların hızlı, etkili ve bu alandaki uluslararası standartlar ile uygulamalara uygun şekilde çözümlenmesi amaçlanmaktadır.

3. KARŞILIKLI ANLAŞMA USULÜNE GÖRE GELİR İDARESİNE BAŞVURUNUN USUL VE ESASLARI

Türk vergi sistemine mükellef hakları konusunda 2022 yılında ilk defa girmiş olan karşılıklı anlaşma usulü hakkındaki yasal düzenlemeler, 7338 sayılı Kanunun 46, 47, 48, 49 ve 50 inci maddeleri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanununa eklenen Ek 14, 15, 16, 17, 18 inci maddelerinde yer almaktadır. Vergi sistemimize yeni getirilen bu düzenleme 1.1.2022 tarihinden itibaren yapılacak başvurulara uygulanmak üzere 7338 sayılı Kanunun yayımlandığı 26.10.2021 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanuni düzenleme sonrasında Vergi İdaresi tarafından henüz bir ikincil mevzuat kapsamında bir idari düzenleme yayımlanmamıştır.

 

3.1. Karşılıklı Anlaşma Usulüne Başvuru Süresi

 

Vergi Usul Kanununa eklenen hükümlere göre mükellefler, usulüne uygun yürürlüğe konulmuş bir çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması hükümlerine aykırı olarak vergilendirildiği veya bu şekilde vergilendirileceğine ilişkin kuvvetli emareler bulunduğu iddiasıyla anlaşmanın “Karşılıklı Anlaşma Usulü” hükümlerine göre Gelir İdaresi Başkanlığına başvurabilir. Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması hükümlerine bağlı olarak yapılacak bu başvuru, anlaşmaya taraf diğer Akit Devlet yetkili makamları aracılığıyla da yapılabilecektir. Vergilendirmenin matrah veya vergi farkları itibarıyla bölünebildiği durumlarda başvuru, sadece toplam farkın çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları kapsamındaki bölümüne isabet eden kısmı için yapılabilecektir.

 

Yapılan başvurunun değerlendirilebilmesi için çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmasında öngörülen süre ve usulde yapılması şarttır. Anlaşmada başvuru için süre bulunmadığı veya iç mevzuat hükümlerine atıf yapıldığı durumda başvurunun, anlaşma hükümlerine aykırı olduğu iddia edilen bir vergilendirme işleminden mükellefin ilk haberdar olduğu tarihten itibaren 3 yıl içerisinde yapılması şarttır. Ancak başvuru süresi; ihbarnamenin tebliğ edildiği, ihtirazi kayıtla verilen beyannamede verginin tahakkuk ettiği, vergi kesintisi yapıldığı durumda ise kesintinin yapıldığı tarihten itibaren anlaşmada öngörülen sürenin bitiminde, böyle bir süre yoksa üç yıl tamamlanınca sona erecektir.

Yapılan düzenleme ile mükelleflerin, yürürlükte bulunan çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması hükümlerine aykırı olarak vergilendirildiği veya bu şekilde vergilendirileceğine ilişkin kuvvetli emareler bulunduğu iddiasıyla anlaşmanın “Karşılıklı Anlaşma Usulü” hükümlerine göre Gelir İdaresi Başkanlığına veya çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması hükümlerine bağlı olarak diğer ülke yetkili makamlarına başvurma imkânı sağlanmaktadır. Mükellefin karşılıklı anlaşma usulü başvurusunu, çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmasında süre bulunmadığında veya iç mevzuat hükümlerine atıf yapıldığında, başvuruya konu işlemden ilk haberdar olduğu tarihten itibaren üç yıl içerisinde yapabilmesine imkan sağlanmaktadır.

3.2. Karşılıklı Anlaşma Usulü ve Dava Açma

 

Karşılıklı anlaşma usulüne göre başvuru; başvuru kapsamındaki tarh ve tebliğ edilen vergi ve cezalar ile ihtirazi kayıtla verilen beyanname üzerine tahakkuk eden vergiye ilişkin dava açma süresini durduracaktır. Yapılan başvuruya konu talebin reddi veya diğer Akit Devletin yetkili makamı ile anlaşmaya varılamaması durumunda bu durum bir yazı ile mükellefe tebliğ edilecektir. Mükellef, söz konusu yazının tebliğ edildiği tarihten itibaren kalan dava açma süresi içerisinde vergi mahkemesi nezdinde dava açabilecektir. Dava açma süresi, on beş günden az kalmış ise bu süre yazının tebliği tarihinden itibaren on beş gün olarak uzayacaktır. Buna göre, mükellefin karşılıklı anlaşma usulüne başvurusu dava açma süresini durdurmaktadır. Karşılıklı anlaşma usulü başvurusuna konu talebin reddedilmesi veya karşılıklı anlaşma usulü sürecinde çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmasına taraf devletlerin yetkili makamları arasında anlaşmaya varılamaması durumunda, mükellefin sonucun tebliğ edildiği tarihten itibaren kalan dava açma süresi içerisinde vergi mahkemesi nezdinde dava açabilecektir.

 

3.3. Karşılıklı Anlaşma Usulü Başvurusunun Sonuçlandırılması

Mükellefler tarafından yapılan başvurunun, Gelir İdaresi Başkanlığı ile diğer Akit Devletin yetkili makamı arasında anlaşmaya varılarak sonuçlandırılması hâlinde durum mükellefe bir yazı ile tebliğ edilmektedir. Yazının tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde mükellefin varılan anlaşmayı kabul edip etmediğini Gelir İdaresi Başkanlığına bildirmesi şarttır. Mükellef bu süre içinde bildirimde bulunmadığı takdirde, varılan anlaşmayı kabul etmemiş sayılacaktır. Anlaşma sonucunun kabul edilmemesi veya kabul edilmemiş sayılması durumunda, otuz günlük sürenin bitiminden itibaren dava açma süresi yeniden işlemeye başlamakta ve vergi mahkemesi nezdinde dava açılabilir. Dava açma süresi, on beş günden az kalmış ise bu süre on beş gün olarak uzayacaktır.

 

Gelir İdaresi Başkanlığı ile diğer Akit Devletin yetkili makamı arasında varılan anlaşmanın mükellef tarafından süresi içinde kabul edilmesi durumunda karşılıklı anlaşma gerçekleşirse, varılan anlaşmaya göre vergi ve cezalarda düzeltme yapılır. Anlaşma üzerine tahakkuk eden vergilere 6183 sayılı Kanuna göre tespit edilen gecikme zammı[2] oranında gecikme faizi; verginin kendi vergi kanunlarında belirtilen ve tarhiyatın ilgili bulunduğu döneme ilişkin normal vade tarihinden itibaren, mükellefin karşılıklı anlaşma sonucunu kabul ettiğini bildirdiği tarihe kadar geçen süre için uygulanır.

 

Karşılıklı anlaşmanın vaki olduğu durumda üzerinde anlaşılan hususlar ve anlaşma uyarınca düzeltilen vergi ve cezalar hakkında dava açılamaz ve hiçbir mercie şikayette bulunulamaz, VUK’nın 376 ncı maddesine göre ceza indiriminden faydalanılamaz ve uzlaşma hükümlerinden yararlanılamaz. Söz konusu vergi ve cezalar, düzeltme işleminin mükellefe tebliğ edildiği tarihten itibaren bir ay içerisinde ödenir. Düzeltme işlemine konu verginin tamamı ile cezaların yarısının bu süre zarfında ödenmesi halinde cezanın yarısı indirilecektir.

Bu durumda, Gelir İdaresi Başkanlığı ile diğer Akit Devletin yetkili makamı arasında varılan anlaşma sonucunun mükellefe yazı ile tebliğ edileceği; mükellefin yazının tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde kararı kabul edip etmediğini Gelir İdaresi Başkanlığına bildirecek, bu süre içinde bildirimde bulunmadığı takdirde, anlaşmayı kabul etmemiş sayılacaktır. Anlaşma sonucunun kabul edilmediği veya kabul edilmemiş sayıldığı durumlarda, otuz günlük sürenin bitiminden itibaren vergi mahkemesinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlayacaktır.

Mükellefin anlaşma sonucunu kabul etmesi durumunda anlaşma üzerine tahakkuk eden vergilere gecikme faizi uygulanacaktır. Karşılıklı anlaşmanın vaki olduğu durumda, üzerinde anlaşılan hususlar ve anlaşma uyarınca düzeltilen vergi ve cezalar hakkında mükellef dava açamayacak, hiçbir mercie şikâyette bulunamayacak ve ceza indiriminden yaralanamayacaktır.  Düzeltme işlemine konu verginin tamamı ile cezaların yarısının mükellefe tebliğ edildiği tarihten itibaren bir ay içerisinde ödenmesi halinde cezanın yarısının indirilmesi gerekmektedir.

3.4. Başvuru Öncesi Açılan Davalar ve Uzlaşma Talebi

Mükellef, yaptığı başvurudan önce;

  • Dava açmışsa dava, karşılıklı anlaşma usulü başvurusu sonuca bağlanmadan vergi mahkemelerince incelenmez; herhangi bir sebeple incelenir ve karara bağlanırsa, karşılıklı anlaşma başvurusuna ilişkin sonuç dikkate alınır. Anlaşma sonucu idare tarafından yargı mercilerine bildirilir. Karşılıklı anlaşmanın vaki olmaması halinde, durdurulmuş olan davanın görülmesine, vergi mahkemesinde devam olunur. Ancak, karşılıklı anlaşma başvurusundan önce verilen mahkeme kararlarına bu hüküm uygulanmayacaktır.
  • Uzlaşma talebinde bulunmuşsa uzlaşma, karşılıklı anlaşma usulü başvurusunun sonuca bağlanmasına kadar ertelenir. Şu kadar ki, mükellef anlaşmanın sonucunu beklemeksizin uzlaşma hakkını kullanmayı talep ettiği takdirde başvurusundan vazgeçmiş sayılır ve uzlaşmanın vaki olduğu durumda, diğer Akit Devlete yönelik düzeltme talebi hariç, tekrar karşılıklı anlaşma usulü başvurusunda bulunamaz. Uzlaşmanın vaki olmadığı durumda ise mükellef, VUK’nın Ek 14 üncü maddesi hükümlerine göre tekrar karşılıklı anlaşma usulü başvurusunda bulunabilir.

Buna göre, mükellefin karşılıklı anlaşma usulüne başvurmadan önce dava açması durumunda; mahkeme inceleme yapamayacak,  yapar ve karar verirse karşılıklı anlaşma başvurusuna ilişkin sonucu dikkate alınacak ve anlaşma sonucu idare tarafından yargı mercilerine bildirilecek, karşılıklı anlaşmanın vaki olmaması halinde, durdurulmuş olan davanın görülmesine devam olunacaktır. Mükellefin, karşılıklı anlaşma usulü başvurusundan önce uzlaşmaya başvurduğu durumda uzlaşma ertelenecek veya mükellefin talebi ile anlaşma sonucunu beklemeden uzlaşılabilecek ve uzlaşmanın vaki olmadığı durumlarda tekrar karşılıklı anlaşma usulüne başvuru yapılabilecektir.

3.5. Karşılıklı Anlaşma Usulüne Başvuru Durumunda Zamanaşımı, Düzeltme ve Vergi Tahsilatının Durumu

Gelir İdaresi Başkanlığına yapılan karşılıklı anlaşma usulü başvurusu, başvuruya konu vergi ve cezalar için, başvuru tarihi itibarıyla bu Kanunda yazılı zamanaşımı sürelerini durdurur. Duran zamanaşımı, VUK’nın Ek 16 ncı maddenin ikinci fıkrası uyarınca mükellef tarafından anlaşma sonucunun kabul edilmemesi veya kabul edilmemiş sayılması durumunda bu durumların ortaya çıktığı tarihi takip eden günden itibaren kaldığı yerden işlemeye devam eder. Karşılıklı anlaşma sonucuna göre Türkiye’de düzeltme yapılmasının gerekmesi durumunda, anlaşma sonucu, Kanunun zamanaşımı hükümlerine bakılmaksızın uygulanır. Şu kadar ki, anlaşma sonucunun uygulanması için çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmasında bir süre öngörülmüş ise bu süre ile ilgili hükümler saklıdır.

Mükellef, karşılıklı anlaşmanın sonucunu kabul ettiği durumlar hariç olmak üzere,  sürecin herhangi bir aşamasında başvurusunu geri çekebilir, bu durumda duran zamanaşımı kaldığı yerden işlemeye devam eder. Mükellefin, başvurusunu geri çektiği durumda, Kanunun diğer hükümleri kapsamındaki başvuru hakları saklıdır. Karşılıklı anlaşma usulüne başvurulması, tahakkuk eden vergi ve cezaların tahsilatını durdurmaz. Bu durumda mükellefin, Gelir İdaresi Başkanlığına yapılan karşılıklı anlaşma usulü başvurusu, başvuruya konu vergi ve cezalar için, başvuru tarihi itibarıyla bu Kanunda yazılı zamanaşımı sürelerini durdurmakta ve duran zamanaşımı kaldığı yerden işlemeye devam edecektir.

Karşılıklı anlaşma sonucuna göre yapılacak düzeltme işlemi, çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmasında bir süre bulunduğu durumlar hariç olmak üzere, 213 sayılı VUK’da yer alan zamanaşımı hükümlerine bakılmaksızın uygulanacaktır. Mükellef, karşılıklı anlaşmanın sonucunu kabul ettiği durumlar hariç olmak üzere,  sürecin herhangi bir aşamasında başvurusunu geri çekebilecek, bu durumda duran zamanaşımı kaldığı yerden işlemeye devam edecek ve başvurusunu geri çektiği durumda, 213 sayılı VUK’nın diğer hükümleri kapsamındaki başvuru hakları saklı kalacaktır. Karşılıklı anlaşma usulüne başvurulması, tahakkuk eden vergi ve cezaların tahsilatını durdurmayacaktır. Bu düzenlemeye ilişkin usul ve esasların belirlenmesi hususunda Hazine ve Maliye Bakanlığına yetki verilmektedir. Ancak, bu konuda henüz bir genel tebliğ veya başka bir idari düzenleme yapılmamıştır.

SONUÇ

Vergi Usul Kanununa eklenen “Karşılıklı Anlaşma Usulü Müessesesi” 1.1.2022 tarihinden itibaren yapılacak başvurularda geçerli olmak üzere uygulanmaya başlanmıştır. Yapılan düzenleme ile mükelleflere, yürürlükte bulunan çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması hükümlerine aykırı olarak vergilendirildiği veya bu şekilde vergilendirileceğine ilişkin kuvvetli emareler bulunduğu iddiasıyla anlaşmanın “Karşılıklı Anlaşma Usulü” hükümlerine göre Gelir İdaresi Başkanlığına veya çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması hükümlerine bağlı olarak diğer ülke yetkili makamlarına başvurma imkânı sağlanmaktadır. Madde ile mükellefin karşılıklı anlaşma usulü başvurusunu, çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmasında süre bulunmadığında veya iç mevzuat hükümlerine atıf yapıldığında, başvuruya konu işlemden ilk haberdar olduğu tarihten itibaren üç yıl içerisinde yapılması gerekmektedir.

Gelir İdaresi Başkanlığı ile diğer Akit Devletin yetkili makamı arasında varılan anlaşmanın mükellef tarafından süresi içinde kabul edilmesi durumunda karşılıklı anlaşma gerçekleşmekte ve varılan anlaşmaya göre vergi ve cezalarda düzeltme yapılacaktır. Anlaşma üzerine tahakkuk eden vergilere gecikme zammı oranında uygulanacak gecikme faizi; verginin kendi vergi kanunlarında belirtilen ve tarhiyatın ilgili bulunduğu döneme ilişkin normal vade tarihinden itibaren, mükellefin karşılıklı anlaşma sonucunu kabul ettiğini bildirdiği tarihe kadar geçen süre için uygulanacaktır.

Karşılıklı anlaşmanın gerçekleşmesi durumda üzerinde anlaşılan hususlar ve anlaşma uyarınca düzeltilen vergi ve cezalar hakkında mükellef dava açamaz ve hiçbir mercie şikayette bulunulamaz, mükellef ceza indiriminden faydalanamaz ve uzlaşma hükümlerinden yararlanamaz. Söz konusu vergi ve cezalar, düzeltme işleminin mükellefe tebliğ edildiği tarihten itibaren bir ay içerisinde ödenir. Düzeltme işlemine konu verginin tamamı ile cezaların yarısının bu süre zarfında ödenmesi halinde cezanın yarısı indirilir.

Sonuç olarak, çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarının taraf olduğu devletler tarafından yorumlanmasından ve uygulanmasından kaynaklanan sorunların çözümlenmesine yönelik iç vergi mevzuatımızdan biri olan Vergi Usul Kanununda yapılan bu düzenleme mükellef hakları açısından son derece olumlu bir gelişmedir. 1.1.2022 tarihinden itibaren hayata geçen uygulamanın usul ve esasların belirlenmesi hususunda Hazine ve Maliye Bakanlığına yetki verilmekte olup bu konuda henüz bir idari düzenleme yayımlanmamıştır.


KAYNAKLAR

  1. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu Ek 14, 15, 16, 17, 18. Maddeleri
  2. 14.10.2021 tarihli ve 7338 sayılı Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
  3. Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (https://www.tbmm.gov.tr/Yasama/KanunTeklifi/301657)
  4. https://www.gib.gov.tr/Uluslararası Mevzuat
 

[1] https://www.gib.gov.tr/sites/default/files/uluslararasimevzuat/Turkiyenin_Sonuclandirdigi_Vergi_Anlasmalari_Listesi.pdf.

[2] Gecikme zammı oranı, 1947 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 30/12/2019 tarihinden itibaren her ay için %1,6’dır.

 

"Bu yazıda yapılan açıklamalar, tamamıyla yazarına ait olup, hiçbir şekilde yazarın çalıştığı kurumunu bağlamaz, kurumunun görüşü olarak kullanılamaz ve değerlendirilemez."

 

NAZALI VERGI & HUKUK

info@nazali.com

Yukarıda yer verilen açıklamalarımız, hukuki görüş ve tavsiye niteliğinde olmayıp, konuya ilişkin genel bilgiler içermektedir; bu sebeple belirtilen konularda bir aksiyon almadan önce, bir uzmana danışmanızı tavsiye ederiz. NAZALI’ya işbu dokümanın içeriğinden kaynaklanan veya içeriğine ilişkin olarak ortaya çıkan sonuçlardan dolayı herhangi bir sorumluluk iddiasında bulunulamaz