Makaleler

YENİ DÜZENLEMELERLE BİRLİKTE AR-GE FAALİYETLERİ

27.02.2018

YENİ DÜZENLEMELERLE BİRLİKTE AR-GE FAALİYETLERİ

 

Ayşe AKKÖSE

Uzman Yardımcısı, Ar-Ge ve Fikri Mülkiyet

 

 

ÖZET

Sürekli değişen, gelişen günümüz rekabet ortamında faaliyet gösteren işletmelerin rakiplerine üstünlük sağlamaları ve varlıklarını sürdürebilmeleri için devamlı bir gelişim içinde bulunmaları gerekli bir koşul hâline gelmiştir. Bu bağlamda, işletmeler için en etkin güçler; yenilik ve Araştırma-Geliştirme (Ar-Ge) faaliyetleridir.

Ekonomik büyümesini sürdürülebilir kılmak isteyen ülkelerin Ar-Ge’ye ciddi yatırımlar yaparak bilim, teknoloji ve sanayide emin adımlarla ilerledikleri OECD raporunda karşımıza çıkmaktadır. Türkiye’nin bu platformdaki pozisyonunda Ar-Ge’ye yapacağı yatırımlar belirleyici olacaktır. Çalışmamızda Ar-Ge faaliyetlerinin kapsamına, başarılı Ar-Ge gerekliliklerine ve 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanun kapsamında verilen teşviklere yer verilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Ar-Ge Faaliyetleri, Doğru Ar-Ge, 5746 Sayılı Kanun.

 

GİRİŞ

Frascati kılavuzuna göre Ar-Ge; insan, kültür ve toplumun bilgisinden oluşan bilgi dağarcığının arttırılması ve bu dağarcığın yeni uygulamalar tasarlamak üzere kullanılması için sistematik temelde yürütülen yaratıcı çalışmalardır.[1] Bu tanımda dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, Ar-Ge’nin ne kadar kapsamlı bir kavram olduğudur. Yaratıcı çalışma olarak tanımlanan her faaliyetin sistematik olması gerektiğine değinilmiştir.

OECD’ye göre Ar-Ge üç farklı uygulamayı bünyesinde barındırır:

  • Temel araştırma: Belirli, özgün bir uygulama veya kullanım düşünülmeden, kuramsal veya deneysel çalışmalarla olguların ve gözlemlenebilir durumların altında yatana ilişkin yeni bilgi edinmeye denir.
  • Uygulamalı araştırma: Uygulamalı araştırma da özgün bilgi üretmeye yöneliktir. Ana hedef olarak doğrudan özgün ve pratik bir amaç içerir.
  • Deneysel geliştirme: Araştırma ve/veya pratik deneyimden edinilmiş ve halen var olan bilginin üzerinde yükselen, ancak yeni materyaller, ürünler, devreler üretmeye; yeni süreçler, sistemler hizmetler oluşturmaya veya halen üretilmiş veya oluşturulmuş olanları büyük ölçüde iyileştirmeye yönelik sistemli çalışmalardır.

 

I. AR-GE FAALİYETLERİ NELERDİR?

Bilimsel merak ve teknolojik yaratıcılığın bilgi birikimi ve deneyim ile harmanlanması sonucu yapılan sistematik çalışmalar Ar-Ge’nin temellerini oluşturmaktadır. Bu tanımdan yola çıkılarak denilebilir ki; Ar-Ge bilgiyi teknolojiyle zenginleştirip, ürün ve hizmet kalitesini arttırmayı hedefler. Ar-Ge faaliyeti kapsamında sayılabilecek konular için aşağıdaki başlıklardan birine dâhil olması gerektiğini söylemek yanlış olmaz;[2]

  • Bilimsel ve teknolojik alanlardaki belirsizlikleri gidermek amacıyla, bilim ve teknolojinin gelişmesini sağlayacak yeni teknik bilgilerin elde edilmesi
  • Yeni üretim yöntem, süreç ve işlemlerinin araştırılması veya genişletilmesi
  • Yeni ürün, madde ve malzemeler, araçlar, gereçler, işlemler, sistemlere yönelik olarak yeni yöntemler geliştirilmesi veya yeni teknikler üretilmesi
  • Bir ürünün maliyetini düşürücü, kalite, standart veya performansını yükseltici yeni teknoloji ve tekniklerin araştırılması

Frascati’ye göre de Ar-Ge faaliyetleri ile projelerinde olmazsa olmaz ana kriterler şunlardır:

  • Yeni
  • Yaratıcı
  • Belirsiz
  • Sistematik
  • Transfer edilebilirlik ve/veya tekrar üretilebilirlik

Ar-Ge faaliyetlerinin kapsadığı konular hakkında çeşitli kaynaklarda açıklamalar olsa da, Araştırma ve Geliştirme Faaliyetlerinin Destelenmesine İlişkin Uygulama ve Denetim Yönetmeliği’nde Ar-Ge faaliyetlerini belirleme sürecinde bu faaliyetler kapsamına girmeyen faaliyetlerin belirlenmesi esas alınmıştır. Aşağıda sayılan faaliyetler, ilgili Yönetmelik’in uygulanmasında Ar-Ge faaliyeti kapsamında değerlendirilmemektedir.

  • Pazarlama faaliyetleri, piyasa taramaları, pazar araştırması ya da satış promosyonu,
  • Kalite kontrol,
  • Sosyal bilimlerdeki araştırmalar,
  • Petrol, doğalgaz, maden rezervleri arama ve sondaj faaliyetleri,
  • İlaç üretim izni öncesinde en az iki aşaması yurt içinde gerçekleştirilmeyen klinik çalışmalar ile üretim izni sonrasında gerçekleştirilen klinik çalışmalar,
  • Bir Ar-Ge projesi kapsamında olmaksızın icat edilmiş ya da mevcut geliştirilmiş süreçlerin kullanımı,
  • Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerine yönelik olmayan şekil, renk, dekorasyon ve benzeri estetik ve görsel değişiklikleri içeren biçimsel değişiklikler,
  • Programlama dilleri ile işletim sistemleri hariç olmak üzere, internet sitelerinin ve benzerlerinin hazırlanmasına yardımcı mevcut yazılımların kullanılması suretiyle yapılan yazılım geliştirme faaliyetleri,
  • Yazılımlara ilişkin, bilimsel veya teknolojik ilerlemeler veya teknolojik belirsizliklerin çözülmesini içermeyen olağan ve tekrarlanan faaliyetler,
  • Kuruluş ve örgütlenmeyle ilgili araştırma giderleri,
  • Üretim ve üretim altyapısına yönelik yapılan yatırım faaliyetleri, ticari üretimin planlanması ve seri üretim sürecine ilişkin harcamalar,
  • Numune verilmek amacıyla prototiplerden kopyalar çıkarılıp dağıtılması ve reklam amaçlı tüketici testleri,
  • Bir Ar-Ge projesi kapsamında olmaksızın yeni süreç, sistem veya ürün ortaya konulmasına hizmet etmeyen doğrudan veya gömülü teknoloji transferi,
  • Ar-Ge ve yenilik faaliyetleriyle geliştirilen ürüne veya sürece ilişkin fikrî mülkiyet haklarının edinimi dışında bu hakların korunmasına yönelik faaliyetler.

Özetle Ar-Ge ne sadece yeni bir ürün üretmek, ne de salt bilimsel çalışmalar yapmaktan ibarettir. OECD’nin bu konudaki tanımı da şudur: Ar-Ge, bilimsel veya teknolojik belirsizliğin olduğu durumlarla ilgili faaliyetlerdir.

 

II. DOĞRU AR-GE NASIL YAPILIR?

Öncelikle Ar-Ge’ye bakış açımızı mutlaka genişletmeliyiz. Dünya devleri Ar-Ge konusunda rekabet içerisindeyken Ar-Ge yapmak için ekonomik istikrarın sağlanması beklenmemelidir. Ar-Ge bir amaç değil, rekabet ortamında öne çıkmayı sağlayacak bir araç olarak görülmelidir. Çünkü Ar-Ge faaliyetlerinin hepsi geleceğe yatırımdır.

İyi bir Ar-Ge’nin temelinde araştırma ve bilim yatmaktadır. Araştırma verileriyle bilimi birleştirip eksik veya problem tespit edilen konuda, sistematik bir yapıda çalışmak gerekir. Çalışmayı ve gelişmeyi yürütürken ölçme, izleme ve değerlendirme adımları da aynı sistematik yapıda ilerlemelidir. Çalışma sonucunda başarıya ulaşılması halinde ise patent ile koruma altına almak başarıyı garantileyecektir.

 

III. AR-GE İÇİN SAĞLANAN TEŞVİKLER VE KOLAYLIKLAR

Dünyadaki teknoloji bazında gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi Ülkemizde de son yıllarda Ar-Ge’nin gelişimi açısından Ar-Ge yapmak isteyen işletmelere yönelik çeşitli teşvikler, muafiyetler ve avantaj sağlayacak imkânlar verilmektedir. Araştırma Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesine İlişkin Uygulama ve Denetim Yönetmeliği’ne göre bu imkânlar aşağıdaki şekildedir:

 

 

 

Bu desteklerden faydalanabilmek için bilimsel ve teknolojik açıdan alanlarında yenilenebilir veya sürdürülebilir fikirlere sahip olan işletmelerin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na Ar-Ge merkezi başvurusunda bulunmaları gerekmektedir. İşletmelerin yapmış oldukları başvurular olumlu sonuçlandığı takdirde işletmeler yukarıda belirtilen imkânlardan yararlanabilecek ve belirli bir sistematik içerisinde Ar-Ge faaliyetlerini yürütebileceklerdir.

 

SONUÇ

Sonuç olarak, Ar-Ge faaliyetlerinin artık hızla gelişen teknoloji karşısında bir zorunluluk haline geldiği pazarda, önde gelen işletme olmak, sektöründe yeniliklere imza atmak ve bunu sürdürülebilir kılmanın yolu Ar-Ge’den geçmektedir. Böylelikle Ar-Ge sayesinde işletmeler teknoloji pazarında yerlerini alabilecek, rekabet edebilecek seviyeye gelebileceklerdir. En önemlisi de yaptıkları ve yapacakları bilimsel çalışmalar ile devlet desteğini alabilecek ve Ülkemiz, dünya teknoloji sıralamasındaki yerini üst sıralara taşıyabilecektir.

 


[1] OECD Frascati Kılavuzu, 2002, s.30

[2] BANGER G. “Ar-Ge Temel Kavramları”